Cinsel yaşamda görülen, anormalliklerin en önemlilerinden biri şehevî duygu ve isteklerin, kişideki tüm öbür duyguları baskısı altına alması; iradeyi, tüm düşün ve ahlâk ölçülerini ayaklar altına alıp, kişiyi yalnızca cinsel doyuru peşinde koşturmasıdır. Şehevî duygunun bütün ortalama ölçüleri aşması, kişiyi bu denli kendine köle etmesine azgınlık adı verilir. Azgınlık genel olarak iki türdür: Birincisi, kişinin […]

devamı...

Kalp pilleri takılış amacına göre 2’ye ayrılır: Geçici kalp pili Geçici kalp pilleri acil durumlarda veya anormal kalp ritmi altında yatan nedenin düzeleceği bekleniyorsa (örn. ilaca bağlı kalbin yavaş çalışması) kullanılır. Ayrıca kalıcı kalp pili yerleştirilinceye kadar yeterli kalp hızını sağlamak için de kullanılır. Geçici kalp pili uygulaması kalp krizi hastalarında, takikardisi olan hastalarda, açık […]

devamı...

Erkek cinsel organları, kadınlarda olduğu gibi, karnın içinde korunmadıkları için dış etkilere açıktırlar. Karından (ısıya bağlı olarak) devamlı değişen uzaklıklarda duran testisler, Kendilerine zarar verebilecek cisimlerle karşılaşabilirler. Testislere gelen bir darbenin verdiği acıyı her erkek küçük yaşlardan beri bilir. Testislere vurulduğunda ne olacağı hakkında hiçbir tereddüt yoktur. Neyse ki, bir sorunun ortaya çıkması çok enderdir. […]

devamı...

İnsanlar genellikle günde bir defa büyük abdest (defekasyon) yaparlar. Bunun, anne ve babalar tarafından bebeklikte verilen tuvalet eğitimi ile elde edilen alışkanlıklara bağlı olduğu kabul edilmektedir. Ancak modern dünyada insanların yaşam biçimi (posasız yiyecekler, hareketsiz bir yaşam tarzı gibi…) kabızlığın son derce yaygın bir durum olmasına neden olmaktadır. Genellikle zaten var olan kabızlık gebelikte anne […]

devamı...

Fetişizm Bir çok kişiler, fetişistin, annesine karşı duyduğu güçlü cinsel duyguların üstesinden gelememiş biri olduğunu ileri sürerler. Anaya karşı cinsel istek duymak da yasak olduğu için, onun bütününe karşı olan isteği, onun bir parçasına aktarırlar. Bazı fetişistler, ömürleri boyunca bir kadınla normal cinsel birleşmede bulunamazlar ve annelerine ait bir eşyanın (önemsiz bir takı ya da […]

devamı...

Zoster kelimesi yıllar boyu vücudu saran döküntüleri tarif etmek için kullanılmıştır. Hastalığı tarif etmek için birçok, renkli terim kullanılmıştır; Norveçliler ‘cehennemden güller kemeri’, Danimarkalılar ‘cehennem ateşi’ olarak isimlendirmişlerdir. Çok ağrılı bir hastalık olduğu için bu isimler son derece uygundur. Herpesvirus varicella tarafından ortaya çıkarılan akut, tek taraflı ve sinir dağılımı üzerinde gelişen veziküllerle (içi su […]

devamı...

Hepatit B, hepatit B virüsünün (HBV) neden olduğu, tedavisi bulunmayan ciddi bir karaciğer hastalığıdır. Belirti olmadan ya da iştahsızlık ve bulantı gibi hafıf belirtilerle geçirilebilir ya da enfeksiyonun yaşam boyu devam etmesi, karaciğer sirozu, karaciğer kanseri, karaciğer yetersizliği ve ölüm gibi ciddi bir hastalık tablosuyla seyredebilir. HBV ye karşı en iyi korunma, öncelikle virüsün bulaşmasını […]

devamı...

Duygu, düşünce ve hareketlerimizin merkezi olan beyin milyarlarca sinir hücresinden oluşur. Bunlar elektrik ağı gibi birbirleriyle ilişkili yapılardır. Bir düzen içinde çalışırlar. Eğer bu çalışma düzeni içinde bir sorun yaşanırsa çocukta istem dışı (kol,bacak, yüz veya tüm vucutta) engellenemeyen hareketler ortaya çıkar. Bilinç genellikle kapalı olabileceği gibi bazı havale tiplerinde de bilinç değişikliği nadiren olmayabilir. […]

devamı...

Hayvanlara karşı aşırı düşkünlükle belirlenen hafif birduygulanım bozukluğu. Genellikle aşırı duygusal, destek konusundasaplantılı ve normal yoldan bu desteği sağlayamamış kişilerde(bekarlar, çocuksuz çiftler vb.) görülür.

devamı...

Kısırlığın nedenini tespit etmek ve bunu tedavi etmek hem eşler yönünden, hem de doktor veya klinik yönünden fedakarlık isteyen bir iştir. Bu iş uzun bir süre boyunca büyük gayret gerektirir. Sürekli olarak yeni teknikler geliştirilmektedir ve doktorlar bunlardan çiftlerin yararlanmasından çok memnundurlar. Kendi Tutumunuzu Ölçün Kısırlık tedavisi görmeyi düşünen bir çift için, böyle bir tedavi […]

devamı...

Genellikle erkek, bakarak kadından daha fazla uyarılabilir. Erkek, kadının vücudunu görmeyi arzular. Kadın, inatla cinsel ilişki sırasında ışığı söndürmek isterse, erkek bundan hoşnut kalmaz, hatta bir süre sonra sadece kendi zevkini düşünür, arzuları ise gitgide azalır. Hiç kuşkusuz ki kadın tatmin olduğunu karanlıkta kıvranarak belli edebilir. Hafif hafif inleyerek içini çekebilir, fakat erkek bu yanıtla […]

devamı...

ÜRTİKER ÜRTİKER Ürtiker, ilaçlara, yiyeceklere, infeksiyonlara ve daha pek çok uyarana bağlı olarak gelişebilen ve sık karşılaşılan bir hastalıktır. Halk arasında dabaz veya kurdeşen olarak bilinir. Toplumdaki kişilerin %20’sinin, yaşamları boyunca en az bir kez ürtiker atağı geçirdiği saptanmıştır. Altı haftadan kısa süren olgulara akut ürtiker, uzun sürenlere kronik ürtiker denir. Akut ürtiker gençlerde daha […]

devamı...

GENÇ KALMANIN SIRLARI Yüzyıllardır neredeyse herkesin tutkusu olan genç kalmanın sırlarına bir sır daha eklendi. Yaşlanmayı geciktirici bir dizi yöntemlerin oldukça popüler olduğu günümüzde, düzenli yapılan sporlar etkin gençlik ve zindelik sağlıyor. Yüzme: Yaşlandırmayı geciktiren en etkili spor olarak görülüyor. Özellikle sırtüstü yüzmek, göğüs, sırt kaslarını daha etkili hareket ettirdiği için olası sarkmaları engelliyor. Ayrıca […]

devamı...

Bu sürecin kadınlar açısından değerlendirdiğinde tablonun biraz daha karardığını vurgulayan İncesu, çalışan, eşiyle aynı güçlükler, koşuşturmalar, kariyer planları gibi stres faktörleriyle karşı karşıya olan kadınların ev ve çocuk bakımı gibi yükleri de üstlenmeleri sonucu kendi özel yaşamlarına, kişisel gelişimlerine ve cinselliklerine enerji ve

devamı...

Çocuklarda kanser ender gorülür. Ayrıca tedavi şansları en yüksek olan, en büyük ilerlemeler çocuklardaki kanserlerde kaydedilmiştir. Bundan 25 yıl öncesine kadar kanserli çocukların hemen ttemen hepsi, genelde bir yıl içinde, ölüydWuüysa şimdi modern tedavilerle kanserli çocukların yaşam süresi uzatılıp bu kanser tiplerinin çoğu, iy.ileştirilmektedir. Kanserli Amerikan çocuklanıxen ar yarısı yaşamaktadır. Ancak birçok kanser tipi, erken […]

devamı...

9. aydan sonra çocuğun temel gıdası olmaktan çıkan anne sütü, 12-15 ay arasında, en geç 2 yaşında ve anne için uygun olan bir zamanda kesilmelidir. Çocuk 13-14 aylıktan itibaren kaşık kullanmaya alıştırılabilir. 2 yaşına doğru çocuk ailenin diğer bireyleri ile sofraya oturtulmaya başlanabilir. Çocuğun ayrı bir tabağı olmalı ve neyi ne kadar tükettiğine dikkat edilmelidir. […]

devamı...