Hazımsızlık Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler […]

devamı...

Yediğimiz karbonhidratların, proteinlerin yağların ve diğer gıda maddelerinin geçtiği işleme metabolizma denir. Bu, yediğimiz yiceklerin enerji ve yapıya dönüştürüldüğü son derece karmaşık bir süreçtir. süreç, ısı, karbondioksit, su ve atık maddeler üretir. Yaratılan enerji vücuttaki temel kimyasal dönüşümleri gerçekleştirmek ve kas etkinliği için kullanılır, ısı vucut sıcaklığının korunmasına yardıma olur. Metabolizmanın hızı ne kadar oksijen […]

devamı...

İçi cerahat dolu şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır.

devamı...

ADET GÖRME Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik çağından menopoza kadar ayda bir vajinadan gelen kan. AĞIZ YOLUYLA İLİŞKİ Bir eşin cinsel organlarına öbür eşin ağızla temas etmesi. AN…al Makat veya makat bölgesiyle ilgili. Psikanaliz teorisinde, psikoseksuel gelişmenin ikinci aşaması olup, makat bölgesinden haz duyma duygularının algılanmasının başladığı dönem olarak tanımlanır. An..al İLİŞKİ Bir eşin cinsel organlarının, […]

devamı...

Akne Yüz, omuzlar, sırt ve göğüsteki yağ bezleriyle ilgili kronik bir deri hastalığıdır. En çok 14-20 yaşlar arasında görülür ve bu hastalığın tipik belirtileri olan siyah noktalar, sivilceler, gençlerin bu en hassas devirlerinde genellikle psikolojik rahatsızlıklara yol açar. Yağ bezlerinin kanalında bir tıkaç oluşur ve bu tıkacın başı sertleşip siyahlaşır. Bazen, kanal tıkalı olduğu halde, […]

devamı...

Kanın damarlardan dokular arasındaki özelboşluklara yayılıp, madde alış-verişi olduktan sonra toplayıcıdamarlarla kalbe dönmesine denir.

devamı...

Tıp fakültesini bitirdikten sonra psikiyatri alanında uzmanlaşarak akıl hastalıklarının teşhisi ve tedavisi konularında çalışan hekim. Normalde psikologlarla psikiyatristlerin çalışma alanları büyük ölçüde örtüşmektedir. Aralarındaki tek belirgin fark, hekimlik eğitimi alan psikiyatristin psikolojik rahatsızlıklar için ilaç yazabilme yetkisine sahip olmasına karşılık, psikologun böyle bir yetkisinin olmamasıdır. Ayrıca psikologların genelde araştırma ve normal gelişim konularında daha fazla […]

devamı...

Kalıtsal, ailesel:Belirli ailelerde kalıtsal temelli koşullar altında oluşma. Bu terim ailesel, herediter ve genetik terimlerinden herhangi birinin üstünlüğünü ortadan kaldırır.

devamı...

Çoğunlukla doğum yapmamış kadınlarda görülür. Bazı urlar zararsızdır.Ancak aybaşı günlerinde gecikme, kilo kaybı, kansızlık ve adet görmeninikinci ve üçüncü günlerinde haddinden fazla kanama varsa, geç kalmadanbir doktora başvurmak gerekir. Ayrıca hastada idrar yapma ihtiyacı fazlalaşır, leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır.

devamı...

Kişilik bozukluğu anlamında kullanılan bir başka deyimdir. İngiltere’de “karakter” sözcüğünün bilimsel olmadığı ve moral bir yargı yeteneği anlamına geldiği ileri sürüldüğü için, bu terim A.B.D´de daha çok kullanılmaktadır.

devamı...

Uterusun iki boynuzlu olması anlamında bir terimdir. Uterusun üst kısmının çökük olması nedeniyle her iki uç kısımlarının belirgin hal alması sonucu ortaya çıkan görünümdür. Normal bir rahim, ters armut şeklindedir. Bu ters armut şeklinde herhangi bir değişiklik olması rahmin fonksiyonlarını etkiler. Bu bozukluk birkaç farklı şekillerde görülebilir. En nadir görüleni Agenezi’dir. Agenezi rahmin ya çok […]

devamı...

Alm. Schwesternberuf (m), Fr. Soins (m.pl.), İng. Nursing. Hasta, muhtaç, yaralı kimselerin her türlü rahatlarını sağlamak üzere yapılan yardım işi. Bu işi yapan kimselere de hemşire denir. Hemşire sâdece hastaların yapamadıkları işlerde onlara yardım etmekle kalmaz, aynı zamanda hekim kontrolü altında hastanın tedâvi ihtiyaçları ile de ilgilenir. Hemşireliğin geçmişi çok eski târihlere dayanır. Peygamber efendimiz […]

devamı...