aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

İkiz Gebeliği İle İlgili Merak Edilenler – Dr. Alp Nuhoğlu

İKİZ GEBELİĞİ İLE MERAK ETTİĞİNİZ HERŞEY…

 

Forum ortamımızda birbirimizle yazışırken olsun, katıldığımız seminerlerde tanıştıklarımız olsun, ikiz bekleyen annelerimiz tarafından sorulan pek çok ortak soru var. Biz de ikiz gebeliğine dair bilmek istediklerinizi, merak ettiğiniz herşeyi derledik ve V.K.V. Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alp Nuhoğlu’na sorduk.

 

dr_alp-nuhoglu_ikiz_anne_gebelik

İkizanneleriyiz.biz: Bize kendinizi tanıtır mısınız Alp Bey?

A.Nuhoğlu: Ankara’da liseyi bitirdim. Daha sonra tıp eğitimimi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde aldım. 2 yıllık mecburi hizmetimi tamamladıktan sonra, Hacettepe Üniversitesi Kadın Doğum Bölümü’nü kazanarak asistanlığa başladım. 4,5 yıl asistan olarak çalıştıktan sonra A.B.D. Los Angeles’ta University of Southern California’da üst ihtisasımı tamamladım. 2 yıllık bir ihtisastan sonra 1 yıl özel sektörde çalıştım. Sonra Türkiye’ye geri döndüm. 2 yıl da Ankara’da çalışmalarımı sürdürdüm, daha sonra İstanbul V.K.V. Amerikan Hastanesi’ne gelerek arkadaşlarımla beraber bölümümüzü kurduk.

İkizanneleriyiz.biz: Alp Bey, şimdi ben size ikiz gebeliği hakkında bize en çok sorulan soruları yöneltmek istiyorum. En çok merak edilen hafta hafta ikiz gebeliğin nasıl geliştiği. Anne karnında tek bebeklerle ikiz bebeklerin gelişimleri birbirinden farklı mıdır?

A.Nuhoğlu: Hayır, gerek tek bebek, gerek ikiz bebeklerin anne karnındaki gelişimlerini takip ederken aynı kriterlerden faydalanırız; boy, kilo, baş çevresi ölçümü… Ta ki 30. haftaya kadar. 30. haftadan sonra ikizlerin gelişimi tekizlere göre yavaşlar. Bunun basit nedeni, ikiz bebeklerin bulunduğu anne rahmindeki alanın daralmasıdır.

İkizanneleriyiz.biz: İkiz anne adayları ne hızla kilo almalılar? Hamileliklerini maksimum kaç kilo alarak tamamlamalılar?

A.Nuhoğlu: Aslında tek hamileler için de belirgin bir kural yoktur. Her kadının hamileliğinin başlangıcındaki kilosuna göre değişir bu. Alınması gereken minimum kilodan söz edilebilir: Tek gebeliklerde hamilelik minimum 6 kiloyla bitebilir. Çoğul gebeliklerde ise minimum alınması gereken kilo 9’dur. Eğer kadının boyu uzun, başlangıç kilosu da düşükse 20 kiloyla bile hamileliğini tamamlasa, herhangi bir sorunla karşılaşmayabilir. Ama kadının boyu kısa kilosu da fazlaysa, ne kadar az kilo alsa sağlık açısından o kadar iyi olur. Çoğul gebelik zaten normal şartlar altında riskli gebelik sınıfına giren bir gebeliktir. Dolayısıyla riskleri azaltmak açısından, gereksiz kilo alımının olmaması gereklidir. Ne kadar çok kilo alırsam bebekler o kadar iyi gelişir diye bir şey kesinlikle yoktur.

İkizanneleriyiz.biz: Bulantıyı engellemek için önerileriniz olabilir mi?

A.Nuhoğlu: Tekiz gebelerde de olan bu sorunda mesela hastaneye yatırılmasını gereken ciddi vakalar da var. Bulantının sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte kadınlardaki gebelik hormonunun yükselmesiyle bağlantılı bulunuyor. Ama bu yine de herkeste olan bir şey değil. Çoğul bebek bekleyip, hiç bu sorunu çekmeyenler de olabiliyor.

Bir kere en başta psikolojik olarak bilinçaltında altında birşeyler var mı yok mu onun soruşturması yapılabilir. Midenin çok boş olmaması lazım. Aç olunduğu dönemlerde bulantı artar. Onun için ufak tefek birşeyler atıştırılmasını önerebilirim. En fazla sabah yataktan kalkınca bulantı hissedilir. Bu nedenle kriker, kuru meyvenin hemen atıştırılması bulantıyı azaltır. Bulantılara yönelik ilaçlar da var, ama kimi gebe kadında işe yarıyor, kimisinde de yaramıyor. Bizim için korkulucak olan durum, bulantısı olan gebe kadının hiçbir şey yiyememesi ve devamlı kusmasıdır. Sürekli kusma vücuttan enerji yer. Vücuttaki yağlardan enerji üretme ihtiyacı doğar. Bu sefer de idrarda keton denilen madde ortaya çıkıyor ki bu durum annenin sağlığını tehdit etmeye başlıyor. Bulantılarla birlikte sürekli kusması olan hastaları hastaneye yatırırız zaten. Yüksek konsantrasyonda ilaçlı su yani serum veririz. Amaç serumdaki enerjiyi vücuda depolamak.

Bulantıya bir sebep de geçici tiroit hastalıkları olabilir hamilelerde. Bunun da mutlaka araştırılması gerekmektedir. Tiroidi ekarte ettiğinizde bulantı da bitebilir. Bizim için önemli olan hiçbir şey yiyemeden hamilelerin kusmasıdır. Bu durum sağlıklarını ciddi olarak tehlikeye sokar.

İkizanneleriyiz.biz: Neden bazılarının karnı daha büyük bazılarınınki daha küçüktür? İç karın hacmi diye bir mevhum var mı?

A.Nuhoğlu: Öyle bir mevhum yok ama kişinin fizyolojisi var. Bazı kadınlar vardır, henüz hamileliklerinin 5. ayında sanki doğuma gider gibi bir görünüm sergilerler. Bazı kadınların ise 9. ayda arkadan bakıldığında hamile dahi oldukları anlaşılmaz. Normal bir insanın vücudu 1.5 metrekarelik bir alana sahiptir. Dolayısıyla kişinin vücut yapısından kaynaklanır tamamıyla.

İkizanneleriyiz.biz: Normal gebeliklerde görülebilecek komplikasyon olasılığının ikiz gebeliklerde daha da arttığını biliyoruz…

A.Nuhoğlu: Çok fazla değilse bile yine de artış gösteriyor tabi. Çoğul gebelikler insanın kulağına hoş geliyor aslına bakarsanız. “Ay ne güzel ikiz!”. Ama aslında bu durum bizim açımızdan da, anne açısından da riskli bir gebelik. Tüp bebek tedavilerinin artmasıyla çoğul gebelikler, toplam gebeliklerin neredeyse %40’ını kapsayan gebelik türü oldu. Tüp bebek merkezlerinin çoğu, başarı şanslarını artırmak için çok sayıda embriyo naklediyorlar. Türkiye’de bu konuda net bir sınır yok hala. Avrupa’nın pek çok yerinde ise var, 2 embriyodan fazla nakledemezsiniz hastaya. Çoğul gebeliğin bizim nezdimizde getirebileceği en önemli komplikasyon erken doğum. Tek gebeliklerde ortalama doğum haftası 38 iken, ikizlerde 35’tir. Üçüzlerde 32, dördüzlerde ise 30. haftanın altında. Bebeklerin doğum sonrası bakımları çok masraflı, bebeklerde oluşabilecek komplikasyonlar çok fazla. Çoğul gebelerin hepsi çok şanslı olamıyor. Büyük bir çoğunluğu doğum öncesi ve sonrasında pek çok sorun yaşıyor.

İkizanneleriyiz.biz: Tansiyonlarının yükselmemesi için çoğul gebelere tavsiye edebilecekleriniz neler?

A.Nuhoğlu: Aniden alınan fazla kilolar ister istemez tansiyonun yükselmesine zemin hazırlarlar.

İkizanneleriyiz.biz: O halde ikiz, üçüz hamilelerinin, hamilelikleri boyunca doktor kontrolünde bir diyetisyenle birlikte çalışmalarını önerir misiniz?

A.Nuhoğlu: İrade sahibi olmayanlarda evet. Kimi aileler çok baskı yaparlar: “iki can taşıyorsun, ye” ya da “yemezsen bebekler beslenmez” gibi. Şeker, şerbet, pekmez gibi ürünleri hamilelere yedirmeye içirmeye çalışırlar. Bunların hepsi tamamıyla zararlıdır. Hamile bayanlara hiçbir faydası yoktur bunların. Bu aşamada, diyetisyen tarafından hazırlanacak protein, karbonhidrat ve yağ oranlarını dengeleyen bir diyet aslında bu bayanların düşündüklerinden daha fazla yiyerek sağlıklı beslenmelerini sağlayacaktır.

İkizanneleriyiz.biz: Kan şekerinin yükselmemesi için yine aynen uygun bir diyetten faydalanmalı mıyız?

A.Nuhoğlu: Kan şekeri ister tek gebelik olsun, ister çoğul gebelik, hamileliğe bağlı olarak %8 ila %12 arasında artar. Çoğul gebeliklerde bir miktar daha fazla artabilir. Bu normal artış kişinin elinde değildir. Vücuda alınan şekerin metabolize edilememesinden ötürü çıkar. Bu kalıcı olan bir şeker değildir. Plasenta, yani bebeğin eşi vücuttan ayrıldıktan sonra kan şekeri de normal seviyelerine döner. Bu şekerin fazla yükselmesinin önlemini almak lazımdır. Çünkü çok yüksek şeker seviyeleri bebeklerin akciğer gelişimlerinin engellenmesine sebebiyet verir. Bizim işimiz şekeri belli seviyelerde tutup, bebeklerin akciğer gelişimlerini sağlamaktır.

İkizanneleriyiz.biz: İkiz bebeklerde bebek hareketleri kaçıncı haftadan sonra hissedilmeye başlanabilir?

A.Nuhoğlu: Bunun tek gebelikle bir farkı yoktur. İlk gebeliklerde, tek olsun, çoğul olsun 20. hafta dolaylarında, yani bebekler 5 aylıkken minik minik seğirmeler şeklinde hissedilebilirler. Şimdi bir de birkaç gün geçip bebeğim hareket etmiyor diye panik halinde bize başvuran hamile bayanlar var.

İkizanneleriyiz.biz: Bu noktada, diyelim ki 5. ayımızdayız, bebek hareketlerini hissediyoruz, birden kesildi ve hissetmiyoruz…

A.Nuhoğlu: Şimdi bebekler zaten içeride oldukça hareketlidirler. Dönerler. Ama rahim duvarı çok kalın olduğu için her hareketlerini hissetmek pek mümkün olmaz. Bazen de kilolu olan, cilt altı yağ dokuları yüksek olan hanımlar daha geç hissedebilirler bebek hareketlerini. Bu hanımlar, çevreden gelen “aaa niye bebeklerinin hareketlerini duymuyorsun? Ters giden birşey mi var?” uyaranlarıyla paniğe kapılırlar. Ultrason kontrolünde bir sorun olup olmadığı zaten anlaşılır.

İkizanneleriyiz.biz: Peki önceden hisseden bir kadın, ne kadar zaman sonra hiçbir şey hissetmezse sorun olabilir?

A.Nuhoğlu: Eğer 24. haftayı geçip, 1 gün süreyle hiçbir şey hissetmezse bu bir soruna işaret ediyor olabilir. Ondan öncesinde dediğim gibi 20. haftadan itibaren hissedebilirler. Ama rahim duvarının kalınlığı nedeniyle hissetmeyebilirler de. Özellikle kilolu hanımlar. Önemli olan 24. haftadan sonra 1 gün süreyle hiçbir şey hissedememeleridir. Yani 6. ay bitip 7. aya girilen dönemler ki bu dönemler bebeklerin en aktif oldukları dönemlerdir. 1 saat içinde mutlaka 10 defa hareket etmeleri lazımdır. Bu dönemde bebeğin içinde bulunduğu sıvı normal seviyelerdedir, yani hareketliliğe elverişlidir. Hamileliğin son dönemlerinde ise bu sıvı azalacak, haliyle bebeklerin hareketliliği de azalacaktır.

Bunun haricinde kendisi aktif olan, çalışan bir anne adayı gündüz belki bebek hareketlerini hissetmeyecektir. Ne zaman ki akşam evine döner, oturur dinlenir birşeyler yer, kan şekeri yükselir, o zaman bebekler de hareketlenir.

Israrla hissetmiyorum diyen anne adaylarının kan şekerlerini yükseltici birşeyler yemelerini tavsiye ederiz. Süt olabilir, meyve suyu olabilir… Sonrasında sol tarafa doğru dönerek, ellerini karınlarına koymalarını ve 1 saat içerisinde 10 tane hareket saymalarını isteriz. Bunların çok büyük çaplı tekmeler olması gerekmez, minik dokunuşlar da olabilir. Eğer bunları hissetmiyorlarsa mutlaka doktorlarına başvurmalıdırlar.

İkizanneleriyiz.biz: Anne adaylarının doktorlarına başvurmaları gerektiren diğer kötü sinyaller neler olabilir?

A.Nuhoğlu: En önemli şey kanama tabii ki. Normal şartlarda kanamanın olmamasını isteriz.

İkizanneleriyiz.biz: Her kanama da düşük tehdididir değil mi? Kahverengi veya pembe veya koyu kırmızı?

A.Nuhoğlu: Tabi. 5. ayın sonrasında görülen kanamalar da erken doğumun habercisi olabilir. Bazen yaptığımız muayenelerde çok da kötü tablolar bulmayız. Anne adayında kanama vardır, ama bebek sağlıklıdır, plasentası yukarıdadır. Plasentanın damarlarından birinde hafif çatlamalar olmuş olabilir. Biz yine de herhangi bir kanama durumunda anne adayının aktif hayattan uzak durmasını öneririz. Eğer rahim kanalı kapalıysa, uzunsa, illa anne adayını yatağa bağlamaya da gerek yoktur. Ama ağır egzersizlerden kaçınmasını ve bol bol dinlenmesini öneririz.

Ancak bazı durumlarda kanama olmaksızın erken doğum tehlikesi olabilir; Rahim kanalı tünelleşme gösterip incelmeye başlamışsa, bu durum erken doğumun en önemli belirtisidir. Bunu ultrasonla anlayabilirsiniz zaten. Sessiz bir açılma vardır. Rahim ağzı artık oluşan bebeği taşıyamamaktadır, kanama olmaksızın yavaş yavaş açılır ve erken doğuma sebep olabilir. Rahim ağzı açılmış, su kesesi de dışarı doğru sarkıyordur. Eğer acil bir şekilde rahim ağzını kapatmazsanız bebekler doğacaktır.

Hastanemizde iyi bir yeni doğan bakımı vardır. Bizim tavsiyemiz anne adaylarının tam teşekküllü yeni doğan üniteleri olan sağlık kuruluşlarında doğum yapmalarıdır.

Bunun haricinde karındaki ani sertlikler de erken doğum tehdidi olabilir.

İkizanneleriyiz.biz: Braxton Hicks kasılmalarından nasıl ayıracağız bu kasılma ve sertleşmeleri?

A.Nuhoğlu: Braxton Hicks rahmin kendi kendine kasılıp yumuşamasıdır. Bu günde 7-8 defa, çeşitli saat aralıklarıyla olabilir. Eğer rahim kanalında bir incelme yoksa ve bu kasılmalar ritmik olarak gelmiyorlarsa bir sorun yoktur. Ama 15 dakikada bir başlayıp 10 dakikada bir, hatta daha sık aralıklarda rahim düzenli olarak kasılıp yumuşuyorsa, doğum eylemi başlıyor demektir. Karnınızda bu esnada garip bişeyler olduğunu hissedersiniz zaten.

İkizanneleriyiz.biz: Çünkü bazen kasılmalar Braxton Hicks’le karıştırılıyor. Bunların doğumu tetikleyici kasılmalar olmadığını nasıl teşhis ederiz?

A.Nuhoğlu: Bunlar bazen saate bir, bazen 3 saatte bir, düzensiz aralıklarla gelen, yalancı kasılmalardır. Belli bir düzenleri, ritimleri yoktur. Rahim kendi kendini toparlar bırakır.

İkizanneleriyiz.biz: Bebeklere anne karnındalarken klasik müzik dinletmenin, şarkı söylemenin vs. bebeklerin doğduktan sonra daha sakin olmalarına etkisi var mı?

A.Nuhoğlu: Bunlar üzerine bilimsel bir çalışmaya ben hiç rastlamadım. Bebekler zaten 6. aya kadar dışarıdan bir ses duymazlar. Ultrason seslerini duyarlar. Mesela ultrason incelemesi esnasında uyuyan bir bebeği uyandırabilirsiniz. 6. haftadan sonra yapılan NST testi vardır. 9. haftadan sonra bebekleri NST’yle incelediğinizde kalpleri dümdüz bir çizgi çizer. Bu, ya kötü durumda olan bir bebektir ya da uyuyan bir bebektir. Fetal Akustik Stimülasyon diye bir şey var. Bebeğin kafasının olduğu yere dayıyor ve düğmeye basıyorsunuz. Bir ses iletiyorsunuz bebeğe ve uyuyorsa şayet uyandırıyorsunuz. Kalp atımları birden hızlanmaya başlıyor. Buradan da bebeklerin kulaklarının duyduğunu anlayabilirsiniz zaten. Bebek bu seslere tepki vermiyorsa, kalp atımları hala dümdüz çiziyorsa kötü durumda demektir.

İkizanneleriyiz.biz: Bu soruma çok paralel olarak, bebekler doğduğunda sakinleşmeleri için bazı anneler fön makinesi, çamaşır makinesi gibi elektrikli aletlerin seslerini dinletiyorlar. Böyle bir uygulamanın bilimselliği var mı?

A.Nuhoğlu: Bununla ilgili de bilimsel bir yayın okumadım.

İkizanneleriyiz.biz: Ülkemizde ikiz doğumları genellikle sezaryanla gerçekleşiyor. Normal doğuramaz mı ikiz anneleri?

A.Nuhoğlu: Eğer bebekler kafa kafaya gelmiyorlarsa, popodan veya yan olarak geliyorlarsa normal doğum yapılamaz. Önde gelen kafayla, arkadan gelen popoyla geliyorsa bunların normal doğum şansları vardır. Ama zaten çoğul gebeliklerin ekserisi tüp bebek tedavileriyle oluşmaktadırlar, aileler kendileri en başta normal doğuma yanaşmamaktadırlar. Ancak doğum eylemi başlamışsa, rahim ağzı 4-5 cm. açılmışsa, bebek iyice aşağıya doğru gelmiştir, o halde zaten bu hanıma sezaryan yapmayız, normal doğum yaptırırız.

Geçenlerde başıma gelen enteresan bir olay var. İkiz bebeklere hamile bir hastam bana geldiğinde rahmi 5 cm. açılmıştı, muayenemin sonucunda rahim iyice açıldı ve doğum başladı. Ben de birinci bebeği doğurttum.İkinci bebeği bekliyorum. Ultrasonla baktım, bebek çok yukarıda. Ve yanlamasına geliyor. Bebeğin ortalama kilosu 1,5 kilo dolaylarındaydı. Elinizi sokarsınız, bebeği ayağından yakalar ve aşağıya çekersiniz. Ama bebek gerçekten çok yukarıdaydı. Bebeğin kilosu da düşük, bu işlem kafa içinde kanamalara sebebiyet verebilirdi. Hastaya bu durumu anlattık, o da herhangi bir risk almak istemedi. Bu defa 1 saat sonra aynı hastanın 2. bebeğini de sezeryanla aldık.

İkizanneleriyiz.biz: Çok ilginç biri normal, diğeri sezeryanla doğdu yani…

A.Nuhoğlu: Evet. Aynı şekilde yaşadığım bir diğer olay, ikizlere gebe bir hastam Çorlu’dan geliyordu. Hastaneye ulaştığında, muayene ettim baktım, kafa artık neredeyse çıkmak üzereydi. Hanım sezaryan ümidindeydi. “Şimdi biz sizden ıkınmanızı istiyoruz” dedik. Hanım bu sefer “Durun, ben daha bayılmadım” dedi. “Tamam siz merak etmeyin” dedim. Her iki bebek de kafayla geliyordu. Her ikisini de bir güzel normal doğumla aldık. En fazla 30 dakika sürdü.

Sezaryanla daha önce doğum yapmış bir kadın sonraki hamileliğinde normal doğum yapabilir. Yine yaşadığım bir olay, daha önce sezaryanla doğum yapmış bir hastamın, birlikte planladığımız doğum tarihinden bir hafta önce sancıları başlıyor. Daha önce sezaryan yaptığından kasılmaların tanımını tam olarak bilmiyor bu hasta. Saat sabah 2.00’de başlıyor kasılmaları, bize geldiğinde saat 6.00 ve doğum eylemi neredeyse başlamıştı. Rahimde tama yakın bir açıklık vardı. Şimdi böyle bir hastayı kendisi istese bile sezaryana alamazsınız. Dolayısıyla normal doğum gerçekleşti.

Normal doğumun en büyük avantajı hemen ayağa kalkıyorsunuz, sonrasında herhangi bir ağrınız sızınız olmuyor.

İkizanneleriyiz.biz: Çoğul gebelikte plasenta anomalileri daha mı fazla görülüyor?

A.Nuhoğlu: Hayır böyle bir genelleme yapamayız. Tansiyonu yüksek olan bayanlarda bazen plasenta yerinden erken ayrılabiliyor. Önemli olan tansiyonu yükseltmemek.

İkizanneleriyiz.biz: İkiz anne adayı eve döndüğünde, hamileliğini kolaylaştırabilmek için önerileriniz olabilir mi? Ayaklarını havaya diksin, ya da uzansın gibi…

A.Nuhoğlu: Sadece ayaklarını uzatıp dinlenmelerini, kendilerini yorucu egzersizlerden kaçınmalarını öneririm. Ayaklarını yükseğe kaldırmanın erken doğumu önleme anlamında bir etkisi yoktur.

İkizanneleriyiz.biz: Sizi tebrik ediyoruz. Eşiniz Zeynep Tokuş Hanımefendi bir erkek bebek bekliyor. Önceden bir kızınız vardı…

A.Nuhoğlu: Çok teşekkür ederim, eşim Zeynep’in bir de oğlu vardı daha önceki evliliğinden. Bu üçüncü çocuğumuz olacak. Heyecanla bekliyoruz.

Sayın Dr. Alp Nuhoğlu’nu tekrar tebrik eder, verdiği değerli bilgilerden ötürü kendisine çok teşekkür ederiz.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Alp Nuhoğlu

V.K.V. Amerikan Hastanesi Üreme Sağlığı Ünitesi
Tel: 0212 311 20 00/1660-1661-1662
Özel muayenehane: Art Kadın Hastalıkları 0212 219 12 01

UYARI! Bu röportajın bütün hakları www.ikizanneleriyiz.biz’e aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin tamamının ya da bir kısmının kopyalanması, içeriğinden alıntı yapılması yasaktır. Yasal işlemler için Yasal Uyarı’yı tıklayınız.

 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Bir yorum

  1. slm siteninize yeni üye oldum bana yardımcı olurmusunuz çift yumurta ikizleri annesıyım 12+6 haftalık hamileyim…. ve hem mutlu hemde endişeliyim yardım edin….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*