aloevera uyelik
Çarşamba , 22 Kasım 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Zerrin Kırışman Ayan


Merhabalar,


6 Nisan 2004 benim hayatımın dönüm noktasıydı. O gün yapılan inseminasyon sonrasında doktorumun bunun ilk deneme olduğu, sadece %15 kadar bir şansımız olduğunu söylemesine rağmen ben biliyordum anne olacaktım.  6 yıldır hayallerimin mesleğini yapıyordum. Adliyelerin tozlu koridorlarına aşık bir avukattım. 19 Nisanda tekrar yaptırdığım HCG testiyle yeri göğü ortalığa kaldırdım, hamileydim…3 hafta sonra eşimle ultrasonda bebeğimizin kalp atışlarını görmek ve duymak için beklerken,  eşim hayatının şokunu yaşıyor, bense attığım sevinç çığlıkları ile doktorumuzun muayenehanesindeki herkesi panik içerisinde bırakıyordum. İkizlerimiz olacaktı!!! Doktorumun çığlıklarım arasında gülümseyerek usulca “Ah ah, başına neler gelecek hiç haberin yok.” deyişini de unutmam hiç… 


Eşimle birlikte çalışıyorduk, kendi büromuzu açalı çok da fazla olmamıştı. İkizlerimiz olacağını öğrendikten bir iki hafta sonra kontrolümüzde doktorumuz eşime kendisine başka bir ortak bulmasını; aşırı zayıf ve minyon olmam sebebiyle hamileliliğimi mümkün mertebe evde dinlenerek, hatta gerekirse yatarak geçirmem gerektiğini söyledi. 8 haftalık hamileyken aşık olduğum adliye koridorlarına veda ettim böylece, bana sorarsanız bebeklerim doğduktan sonra 3. ayda geri dönmek üzere…


Hamileliğimin 29. haftasında erken doğum tehdidi ile hastaneye yattım ve 1 hafta kaldıktan sonra doktoruma asla yataktan çıkmayacağım sözünü verdikten sonra 36. haftaya kadar dayandım. 2. Aralık 2004’te 36. haftada küçük mucizelerimiz Ekin ve Beste merhaba dedi hayata…İlk 3 ay hepimizin bildiği o koşuşturmaca, uyum sağlama, evdeki kalabalıkla baş etme derken uçup gitti. Doğumdan üç ay sonra işe başlama hayalleri kurmuş olan ben ise bir yandan zamanın hızına ayak uydurmaya çalışıyor, diğer taraftan günler 30 saate çıksa acaba yeter mi diye düşünüyordum. Günler hakikaten de inanılmaz bir hızla geçti. Kendi işyerim olması sebebiyle izin sıkıntısı çekmedim; dosyaları eşimle birlikte takip ediyor olmanın avantajını da yaşadım doğal olarak. Tarih 2.Aralık 2005 iken ben hala doğum iznindeydim (!). İlk bir yıl kızlarımla beraber evde olmaktan şikayet etmedim hiç. Değil işi, kendimi düşünmeye bile vakit yoktu zaten. Tek bakıcı bakabiliyorsa ikizlere ben de kendim bakacağım çocuklarıma diye tutturduğumdan ve evde bir yabancı insanın varlığına tahammül edemeyeceğimi bildiğimden ilk yılımızı kızlarımla birlikte yalnız geçirdik evimizde. Ama ne zaman kızlar yaşını doldurdu, yürümeye başladılar ben de artık altından kalkamaz oldum tek başıma. Üstelik psikolojim de yavaş yavaş bozulmaya başladı ve alışkın olmadığım ev yaşamı sebebiyle evin duvarları hapishane gibi gelmeye başladı. Kızlarım 13 aylıkken bakıcımız işe başladı. Her ay gelecek ay işe başlayacağım diyordum ama bir türlü kızlarımı bırakıp da işe gitmeye gönlüm razı gelmiyordu. Bakıcımız 6 aydır bizimle birlikte iken artık ertelemenin bana psikolojik olarak zarar vermeye başladığını ve dolayısıyla tahammülsüz bir anne olma yolunda ilerlediğimi fark ettim ve kızlarım 19 aylıkken işe başladım.


27 ay uzak kaldığım iş yaşamı ilaç gibi geldi bana. Adliyenin tozunu, duruşma aralarında içtiğim o berbat çayları, dosya dolu çantamın kollarımı uzatan ağırlığını, aynı saate denk gelen duruşmalar yüzünden bloklar ve katlar arasında koşturup kanter içinde kalmayı bile nasıl da özlemişim. Ama yokluğumda açılan davalara, değişen adliye koridorlarına, yeni müvekkillere ve hatta değişen yasalara uyum sağlamak çok zor oldu. İşyerinde yeniliklerle boğuşurken evde düzeni tutturmak da hayli güç oldu tabii ki. İşle birlikte gitgide azalan uyku sürelerinin sık sık bölünmesi, ilk zamanlar düzeni oturmaya çalışma çabaları derken bir hayli zorlandım ilk önceleri…Ama zamanla her şey rayına oturdu.


Şimdi dönüp de baktığımda aslında çok şanslı olduğumu görüyorum. Küçük cadılarımın ilklerine ilk ben tanık oldum. Sadece bu açıdan baktığımda bile asla pişmanlık duymuyorum mesleğime uzun süre ara vermiş olduğum için. Ancak aktif çalışma hayatından sonra evde olmak bende bir takım sıkıntılar yarattı ve hala izlerini taşıyorum bunu da asla yadsıyamam. Mesela hala uzun süre oturarak çalışamıyorum ve hatta ne olursa olsun günün tamamını işyerinde kapalı olarak geçiremiyorum. Ama anne olmadan öncesine göre hem işte hem de evde çok daha sistemli olduğum, vaktimi çok daha iyi kullandığım da tartışılmaz.


Tek sıkıntım akşamları eve gittiğimde kızlarıma yeterince vakit ayıramamak…Her ne kadar  çok yardımcı ve her işi paylaşan bir eşim olsa da, mutlaka yapılması gereken bir şeyler oluyor ve ben kızlarımın zamanından çalmak zorunda kalıyorum.
İstiyorum ki eve döndükten sonra hiçbir şey yapmayayım sadece kızlarımla oynayayım; haydi uyku saati dediğimde “Ama annneeee biraz daha oyun oynayalım hep beraber” demesinler…


Zerrin Kırışman Ayan

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*