aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Süer Erduman – Benim Mucizelerim

Benim Mucizelerim


3,5 yıllık beraberliğimizin ardından evlendik eşimle. Bu 3,5 yılda çok az süre aynı şehirde kalabildik, tabii hafta sonları hariç…


Ankara- İstanbul arası çok kısa idi bizim için, o askere Erzurum’ a gidene kadar. Erzurum- İstanbul uzaklığı da çok fazla etkileyemedi aslında haftasonu görüşmelerimizi. Sonunda sadece aynı şehirde değil aynı evde yaşamaya başlayabildik…


İlk 2 yılı kendimize ayırdık, çocuk düşünmeye 2 yılın sonunda başladık. Bir yanım iyi oldu diyor bu 2 yılın çocuksuz geçirilmesine, ama diğer yanım da daha önce yaşanmalıymış bu duygu diyor.


Tam 2 yılımızı doldurmuştuk ki eşim (Dişhekimi) birdenbire özel çalışmaktan vazgeçip çocuktan önce yapması gereken bir iş daha olduğunu söyleyerek Sağlık Bakanlığı’ na başvurdu. Şırnak-Beytüşşebap’ta neyseki sadece 2,5 aylık bir ayrılığın ardından tekrar Ankara’ ya döndü.


Artık her ikimiz için de bir engel kalmamıştı, derkeeeeen yumurtalığımda dermoid kist olduğunu öğrendik. Öyle feci ağrılarım oluyordu ki çaresiz ameliyata karar verdik. Ameliyat gayet iyi geçti ama ameliyattan sonra biraz umutsuzdu doktorumuz. Yaklaşık 15 yıl önce olduğum apandisit ameliyatında sağ tarafımdaki tüp kesilmişti ve herhangi bir işlevi yoktu. Diğer taraftaki yumurtalıktan da yumurtalıktan daha büyük bir kist alınmıştı. 1 yıl kadar denedikten sonra olmazsa tedavi gerekebileceğini öğrendik. 40 gün sonra ameliyat sonrası kontrole gittik.


Doktorumun “nasılsın” sorusuna verdiğim cevaba sonra çok güldüm. Aslında ameliyat ağrılarımın geçtiğini ama çok halsiz olduğumu, bacaklarımın şiştiğini, idrar sıkışmasında garip bir ağrı duyduğumu ve bir de çok uyuduğumu söyleyince “hamile olmayasın” dedi bana. O kadar eminim ki kendimden, “mümkün değil hocam” dedim. Çok büyük konuşmuşum! Hamileydim, hem ikizdi, hem de 7,5 haftalıktı… Nasıl ağladığımı size anlatamam, “hemen alın” diye bağırıyordum. “Narkozdan zarar görmüşlerdir, mümkün değil sağlıklı olamazlar, bir sürü ilaç içtim ben” diye hıçkırıyordum.


Bu bir mucizeydi! Onlar vücudumdaydı ama henüz benimle kan bağı oluşmamış olduğundan ameliyat sırasında zarar görmemişlerdi ve tabi varlıklarını da anlayabilmemiz mümkün değildi. Haberim olmadan orada kendi kendilerine büyüyorlardı. İnanılır gibi değildi, hem de iki tane!


İlkokuldan beri beni tanıyan herkes ikiz bebek istediğimi biliyordu ve haberi duyunca da şaşkınlıktan konuşamıyorlardı. Ne kadar çok istemişsin demek ki tepkileri öyle çoktu ki…


Hep çok istedim onları, sonuna kadar ne gerekiyorsa yapacaktım. Çok kavgalar ettim herkesle, neden kola içecektim, neden katkı maddesi içeren şeyleri yiyecektim ki, bunları yapmazsam ölmezdim ama içimde hiçbir şüphe olmayacaktı. Onların sağlıklı olması için gereken herşeyi yapacaktım, çünkü ben anne olacaktım, hem de hayattaki en büyük isteğim olan ikizannesi olacaktım 🙂


14 haftalıkken yaşadığımız kanamanın haricinde herşey yolunda gitti. Evet çok zordu ikiz hamileliği ama çok da keyifliydi. O heyecan herşeye değerdi. Onlar benden ayrılmak niyetinde değildi, ben de onları bırakmak. Biz birbirimizi çok istiyorduk onlarla.


2 haftalık dinlenmenin ardından tekrar normal hayatıma döndüm. Tabii ki herşey eskisi gibi değildi, hayat çok yavaşlamıştı ve henüz 5-6 aylıkken bile herkes doğuma kaç hafta kaldığını soruyordu. Sonunda kaç kilo olacağımı merak ediyordum, çok sağlıklı beslenmeme, hiç abur cubur yemememe rağmen sürekli kilo alıyordum ve kocaman bir göbeğim vardı.


32 haftalıkken, henüz doğum iznine bile ayrılmamışken doğum sancılarım başladı. Önce evde, sonra hastanede durdurmaya çalıştık kuzuları ama inat ettiler. 4 gün aralıksız doğum sancısı çektim, 4. gün artık dayanılmaz bir hale bürününce sancım, doktorum riske atmadı ve ameliyata aldı. Oğlum plasentadan ayrılmış ve gecikseymişiz onu kaybedebilirmişiz. Çok şükür ki 33 hafta 1 günlükken sağlıkla kavuştum onlara. Oğlum 2.330 gr, kızım da 1.970 gr. idi. Oğlum 1, kızım 4 gün küvezde kaldı. Dünyanın en mutlu insanıydım, öyle güzellerdi ki, bakmaya, tutmaya, dokunmaya kıyamıyordum.


Çooook zor günler geçirdik ama hiç vazgeçmedik, herşey bir mucize ile başlamıştı ve sonuna kadar da öyle gitti.


Artık onlar 6 aylık birer bebek, benim için dünyanın en tatlı bebekleri, uğurlarında yapamayacağım hiçbirşey yok.


Sonuna kadar onların kıymetini bileceğime ve bir hücrelerine bile zarar gelmemesi için elimden geleni yapacağıma, bana verilmiş bu kocaman hediyelere çok iyi bakacağıma söz veriyorum…


Süer Erduman


Defne ve Mert’ in annesi


5 Mayıs 2008


 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*