aloevera uyelik
Perşembe , 21 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Eski Bir Dost

ESKİ BİR DOST


Aysu Adalı
 



8 yaşındaydım onunla tanıştığımda…Tam 22 sene arkadaş oldu bana, yoldaş oldu..Ben nereye gittiysem geldi benimle…Vazgeçemediğim oldu, bendeki bir parçam oldu, öbür yarım oldu…
 
İlkokul 2. sınıfta iken öğretmenim farketmişti gözlerimin bozuk olduğunu…Anneme söylemiş, annemde doktora götürmüştü beni…1,25 numarayla başladım GÖZLÜK hayatıma…
 
Gözlerimin bozuk olduğunu keşke daha erken farketselerdi. O zaman belki 1.sınıfta iken okuma bayramında bana da kırmızı kurdela  takarlardı. Tüm öğrenciler kurdela almıştı, göğüslerine çengelli iğneyle tutturmuşlardı al renkli satenden fiyonk şeklinde kurdelayı…Öğrenciler göğüslerindeki o başarı madalyasıyla gururla gezerlerken, sınıfta sadece 3 kişi alamamıştı o madalyayı. İşte o 3 kişiden biri bendim. Duyduğuma göre artık ilkokul 1.sınıflarda okuma bayramını kaldırmışlar. Kanımca iyi de yapmışlar. 7 yaşındayken hayatta aldığım başarısızlık darbesini hala unutamadım çünkü…
 
Lise 2’ye kadar hiç yanımdan ayırmadım gözlüğümü… Bana verdiği onca zorluğa rağmen… İlkokulda  “dört göz” oldum, alay ettiler benimle. Sonra alıştım bu sözlere. Ortaokulda beni tarif ederlerken “gözlüklü kız”  diye bahsederlerdi. Parçam olmuştu artık benim. Onunla yatıp, onunla kalkıyordum.
 
Zor anlarımda oldu tabi onunla… Bir keresinde fırından ekmek alacağım zaman buharlaşmıştı gözlük camlarım… Yağmurda ıslanırdı, çıkarırsam göremezdim. Hiç unutmam liseye giderken  bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu ve ben gözlüklerimi çıkarmak zorunda kalmıştım. Ve koca su birikintisini görmeyerek su dolu göle girmiştim adeta. Değil çoraplarım, ayakkabılarım,  eteklerim bile ıslanmıştı ve ben o halde ıslak olarak okula gitmiştim. Ortaokulda sırf gözlük takıyorum diye beni voleybol okul takımına almamışlardı. En zoruda denize girerken olmuştu. Gözlüğümü çıkartıyor ve annemi takip ediyordum. Annem nereye basarsa bende oraya basıyordum. Olur ya deniz kestanesi, yosun, midye, taş vs. basabilirdim her an… görmüyordum çünkü… Yine bir gün gözlüğümü çıkardığım zaman sokaktaki kaldırımı görmeyip düşmüştüm…ve bunun gibi tatsız olaylar işte….
 
Lise 2 deyken hayatımın aşkı, domateslerimin babası ile tanışmıştım. Konu açıldığında her zaman “seni gözlüklü, şirin halinle beğendim” der… O dönemler genç kızlık dönemlerim… güzel olma, erkek arkadaşına kendine beğendirme dönemleri… artık hayatımda CAN vardı  ve ben o gözlüklerden şiddetle kurtulmak istiyordum. Aşkıma camların ardından bakmak istemiyordum.
 
Sonra lenslerle tanıştım. Çok mutluydum. “Demek ki gözlüksüz hayat buymuş” dedim kendi kendime…İlk başlarda bakımı, takması zor oluyordu ama zamanla alışmıştım. Sadece yatarken çıkarıyor, sabah tekrar takıyordum. Tabi bu arada sevgili dostum gözlüğüm , lenslerim olmadığı zamanlarda bana yoldaşlık yapıyordu.
 
Lenslerime o kadar alışmıştım ki… Artık aynasız bile  takabiliyordum. Lenslerimle tam 15 senem geçti. Çizildi, yırtıldı, toz kaçtı, gözlerim kızardı,kanlandı, göz damarlarım kabardı, düştü, kaydı…ve artık ameliyat olmaya karar verdim.
 
Geçen sene Ekim ayında laser tedavisiyle dünyayı net görmeye başladım. 5,75 numaradan 0 a indirmişlerdi.  Artık gözlerim ile çevrem arasında hiçbir araç yoktu… Çıplak gözlerle görebiliyordum hayatı… 22 sene taktığım gözlüklerime, 15 sene taktığım lenslerime veda etmiştim. İşte hayat buydu benim için…
 
Ama insan kolay kolay vazgeçemiyor eski alışkanlıklarından…Ameliyat olalı yaklaşık 1 seneyi aşkın bir zaman geçti ve ben hala her sabah kalktığımda ellerim komidine uzanır ve gözlüklerimi ararım… bulamayınca da ameliyat olduğum aklıma gelir… her yüzümü yıkayışımda önce gözlüklerimi çıkarmak için ellerim gözlerime uzanır, sonra farkederim ameliyat olduğumu….
 
Gözlük benim için vazgeçilmezimdi, en yakın dostumdu..Ve 10 dakika da sildim attım onu… Ama o öyle sadık bir dostmuş ki… gelip yine beni buldu.
 
Bu bayram kızlarımla tanıştırdım onu. Sılamın sağ 0,75 ,sol 0,50 astigmat-hipermetrop, Aslımın sağ 1,25 , sol 1,50 astigmat-miyop çıktı. Sıla şimdilik takmasa da olurmuş ama takması ilerisi açısından iyiymiş.  Ama Aslı ömür boyu takacak ve ilerleyecek… genetik… tıpkı benim gibi….
 
Kızlarım pek bir hevesli gittiler gözlükçüye…Sıla kırmızı, Aslı pembe beğendi çerçevelerini.. şimdi 4 gündür gözlük takıyoruz ve sadece yatarken çıkartıyoruz.
 
İsterdim ki benim yaşadıklarımı yaşamasın kuzularım… ama ne ölmüşe ne olmuşa çare bulunmazmış ya… sonuç ortada…genetik… kurtuluşumuz yok…
 
Ben işte böyle karadenizde gemileri batmış gibi kara kara düşünürken İlknur geldi aklıma, Lal geldi… Aradım konuştum İkkoliyle… Zaten ne zaman bir sıkıntım olsa hemen yardıma koşar benim melek ablam… Abla diyorum çünkü … ablam yok ama eğer olsaydı belki bu kadar çok sevmezdim İkkoliyi ve diğer siz melek anneleri…. Sağ olsun konuştu rahatlattı beni o anaç ses tonuyla… Sayesinde şimdi olaya daha farklı açıdan bakıyorum ve sizlerin huzurunda Lal ve Pırıl prenseslerin annesi İlknur kraliçeye teşekkürlerimi iletiyorum….
 
Kızlarım şimdi ne yapacak???? Şimdilik gözlük takacaklar….Ve anaları gibi ileride lens takıp, sonra çizdirecekler gözlerini…. Eeee anasının kızları onlar….CANlarım, DOMATESlerim…
 
Ben gözlüğe veda ederken o benim canlarımı buldu…Sonra anladım ki ben çok haksızlık etmişim gözlüğe… Yoldaşım…ışığım…parçam… rehberimmiş meğer benim o. Onu ben çok sevmişim….
 
Aydınlık bir yaşam dileğiyle….
 
AYSU ADALI
 
10/12/2008
 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*