aloevera uyelik
Çarşamba , 18 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Yatılı Kreş

Doktor ablanın odasında başladı herşey, elimizde yaptığımız test sonuçları sıramızı bekliyoruz. Aslında doktorun söyleyeceğini şimdiden biliyor gibiyiz, evet o çok istediğim bebişim yola çıktı, geliyor. İtiraf etmem lazım ki, babamızdan çok istedim bu bebeği. Ona kalsa daha erken, nasıl bakabiliriz, imkanlarımızı biraz daha düzeltsek önce vs. diyecek.

“Evet hamilesiniz, ama bir hafta sonra yeniden görmek istiyorum” diyor doktorumuz. Haber salınıyor tüm sevdiklerimize, sevincimizi paylaşıyoruz tüm çevremizle. Bir hafta sonra doğru doktora, içimden dua ediyorum, sağlıklıdır inşallah bebeğim diye. Doktor abladan hiç de beklemediğimiz bir cümle geliyor: “ikizler geliyor.” İçimde hissettiğim panik dışarıya gözyaşı olarak çıkıyor, doktor da pişman söylediğine! Neden bu şaşkınlık, oysa ne kadar esprisini yapıp gülmüştük yıllar önce “evlenip, bir de ikizlerimiz olursa” diye. Ne de olsa her ikimizin de babannesi ikiz doğurmuş değil mi ya? Herkesin ilk tepkisi tahmin edildiği gibi şaşkınlık oluyor. En güzel tepki sevgili arkadaşım Ebru’dan: “ne güzel, heryer ikiz indirimi yapacak size.” Çok sonra bu cümleyi hatırlayıp da konuştuğumuzda beni sakinleştirmek için başka bir şey aklına gelmediğini itiraf ediyor.
Ne yalan söyleyeyim çok mutlu, sağlıklı bir hamilelik geçirdim. Aldığım kilolar bile kendimi çirkin hissettirmedi, doğumdan sonra gördüğüm resimlerim vurdu gerçeği yüzüme! Babamız da çok mutlu bu dönemde, benimle tüm heyecanı paylaşıp her an yanımda. Geceleri yatağa girdiğimizde eli karnımım üstünde, konuşup duruyor; şimdiden tanısınlar, alışsınlar babalarının sesine diye. Tek bir derdi var yüreğinde : “ben yenidoğan alamam ki kucağıma,korkarım bir şey olursa diye.” Hadi biz aldık bir oyuncak bebeği elimize (tam da gerçeğiyle aynı boyutlarda ifadede, yıllar önce kendi getirmişti Kıbrıs’tan bana hediye), başladık bebek tutma, alt değiştirme provalarına.

Geldik doğumgününe; 36 hafta 5 günlük benim cadılar. Bana kalsa, biraz daha içeride tutmak niyetindeyim ama çevremdekilerin beni böyle görmeye sabırları kalmadı. Hele eşim; “yeter artık ne olacaksa olsun, doğur bunları” deyip duruyor. Aslında haksız da değil, karnımdaki çatlaklardan kan gelmeye başladı. Sabah 8:30 da hastanedeyiz, odama çıkmak istemiyorum çocukça bir tepkiyle :”annemi bekleyelim” (biraz sonra ben anne olacağım!) Sunduğum tüm şartlar sağlandığında ben ameliyathaneye, babamız kapıya. Çok istiyor girmeyi, ama anestezi şefi “almayalım hocam, ilerisi için iyi bir tecrübe olmuyor, evliliğinizi etkiler gelecekte” diyor, karar onun. Biraz sonra prenseslerim kucağımda, birer öpücük yanaklarına (doğumla ilgili detay yazmayayım, hamileleri panikletmeye gerek yok!)

Hayatımızın yeni dönemi başlıyor (hastanedekilerin tabiriyle), sarı bebek ve pembe bebek var artık. Evin içinde bir karmaşa, bir hareket ki sormayın. Başedemeyip anneannemizin önerisiyle defter tutmaya başlıyoruz. Artık babamızla aynı evin içinde iki yabancı gibiyiz. İşin garibi bu durumun geçiçi olduğu düşüncesi içindeyim, oysa ki gitgide artıyor aramızdaki mesafe. Şimdi okuyanlar sevgi bitti sanacak ama durum farklı; birbirimize ayıracak vakit kalmıyor. O kadar kısıtlı ki başbaşa olabildiğimiz zaman, yetmiyor; biz alışığız uzun paylaşımlara, sadece ikimizin üzerine kurulmuş bir yaşamı paylaşmaya…

Kızlar büyüdükçe bu ayrılık da büyüdü aramızda, zaman zaman sancılar yaşandı. Ne zormuş iki kişilik aileden birden dört kişi olmak! Nasıl kalkacağız bunun ardından, bir de hem evin içinde hem de dışarıda yapması gereken işler var Gülru’nun! Bu kızlar boşanmamıza sebep olacak! Zaman zaman, “keşke bu kadar sevmeseydim seni” cümleleri geçiyor hem dil ucundan, hem de yürekten. Hayırlısı allahtan…

Diyeceğim o ki, şimdi mutlu bir ikiz annesiyim, ama mutlu bir kadın mıyım… şüpheli! Hele babamız bin pişman beni dinlediğine. Kızlarına tapan, yorulsa da sevgisinden hiçbir şey yitirmeyen bir baba ama keşke daha sonra gelseydiler hayatımıza diye düşünmüyor değil zaman zaman. En büyük hayali yatılı bir kreş bulmak. Sonuçta işi gücü bırakıp kendi açacak böyle bir yer korkarım. Ben mi? Valla benim sonum biraz şüpheli;ya beni de o yatılı kreşe yollayacak, ya da kreşin başına başka birisini koyup beni eve atacak!!!:)
Hepinize ikizlerinizle ve eşlerinizle dilediğiniz gibi bir yaşam diliyorum, gönülden. Allah ağız tadınızı bozmasın!
Gülru GİRGİN

Hosting

Hakkında Ankaranın CANları

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*