aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Bulgur Bidonları

Bulgur Bidonları


Gözlerimizi erkenden açıyoruz ve başlıyoruz kavgaya. Hangisi eline bir şey alsa diğeri, daha uyku mahmurluğunu üzerinden atamamış dahi olsa kardeşinin elindeki için uzun süre ağlıyor. Ağlamalar ikileşiyor. Biri ‘vermem’ diye, diğeri ‘alacağım’ diye. Henüz eline bir şey alamamış küçük sinirli yavrum için orijinal bir şey bulmam lazım ki diğer nesneyi unutsun.Bu sefer kavga, yeni bulduğum şey üzerinden devam ediyor.


Yine aksi günleriydi. Kavgalar durulunca ‘markete gidelim’ dedim. Bir buçuk yaşlarında olmalarına rağmen kızım yürümediğinden ben ve oğlum da araba çilesine mahkumduk. Zor bela hedefe ulaştık. Hem alış veriş yapalım, hem de hava alalım diye düşünmüştüm. Büyük süt, küçük süt, topitop vs. her şeyin kavgası vardı. Çığlıklar havada uçuşuyordu. Birinin istediğini verince, diğeri de aynısını istiyordu. Her şeyden iki tane alarak evimize geldik.Ters uyandılar ya kavga bitmedi.Ben mutfakta işlerimi yaparken, onlar da mutfağı ‘işin içinden çıkılmaz hale nasıl getiririz’ diye uğraşıyorlardı. Mutfakta tek olan her şey için kavga çıktı. Leğenler, (tabii birinin rengi farklı, ötekinin şekli, anlaşamadılar) kepçeler, streç film, folyo, eldiven… Olmadı, olmadı. Nasıl ağlıyorlar, bir ara hiç susmayacaklar sandım. Aman Allahım, mutfak elden gidiyordu! Daha aldıklarımızı yerleştirmeden bir sürü iş çıkmıştı bana. Kavga olmasın da. Onlar uyuyunca ben ne yapacağım ki, ben de mi uyuyayım yani? Dinlenip tv mi seyredeyim,aylardır bitiremediğim kitabımı mı okuyayım? Tabii ki hayır. Ben de mutfağı onlar uyanana kadar yaşanabilir hale getirmeliyim.


Zaman hızla ilerliyordu fakat kavgada ve paylaşamamada sınır yoktu.Yerine koymak için elime aldığım un kavanozu son damla oldu. Gözyaşları sel oldu mutfakta.Öyle canları acıyor gibi ağlıyorlar ki duyan kesin bir şey oldu zannetmiştir. Şaşkınlıktan ellerine ne versem olmadı. ‘Allahım yardım et sustur şu mutfak canavarlarımı’ derken aklıma ilginç bir şey geldi. Aynı büyüklükte kalın ve ince bulgurun olduğu iki bidon! Rahatlamıştık! Bidonları sallıyorlardı ve çıkan ses ikisini de mutlu ediyordu ama en çok da beni. Güldük hep birlikte. Ta ki oğlum bidon kapağındaki deliğe parmağını sokana kadar. Saadet meğer kısacık bir zaman dilimiymiş. Oğlumun işaret parmağı tam bidon deliğine göreydi, gülmekten yaş geldi gözlerinden. Kızım olayın şokunda bize bakıp ne olduğunu anlayamadı önce. Keşfedince o da delik aradı ama yoktu! İki bidon arasındaki tek fark meğer o delikmiş. Ama bu nasıl olabilirdi kızımın parmağı boşta kalmıştı. Her yere denedi olmadı. Çareyi oğlumun bidonuna saldırmakta buldu. Sonrasında çıldıran bir anne ve yorgunluktan bitap düşmüş iki veletle tekrar başa döndük.
 
 
Fındık Eymen ve Prenses Serra’nın anneleri Ülküm Hilal Özcan

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*