aloevera uyelik
Pazar , 22 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Bizden Biri: Yonca Mısırlıoğlu

BİZDEN BİRİ: YONCA MISIRLIOĞLU



Merhaba


Ben Yonca Mısırlıoğlu. 39 yaşındayım. Saint Benoit Lisesinden sonra Marmara üniversitesi İşletme fakültesinden mezun oldum. Reklam yazarlığı ile başlayan iş serüvenim 17 yıldır aralıksız hızlı bir tempo ile sürüyor. Halen Cadbury Kent şirketinde günlük şeker kategorisini yönetiyorum.


Yaşamlarımızı kesiştiren ve hepimize bence dünyanın en şahane ayrıcalığını tattıran “ikiz çocuk annesi” olma sıfatımı aslında tüm tanıtım yazılarında ve anlatımlarında en başta söylememek için kendimi zor tutuyorum. Bunun nedeni galiba annelliği yaşamımdaki en sahici, en yakışan, en benimsediğim rolüm olarak görmem. İnci ve Nil’in annesiyim.


İş yaşamımdan hamilelik ve doğum sonrası dahil olmak üzere sadece 4,5 ay kopabildim. İşleri daha da rayına koyma, güçlü iş kadını olma motivasyonları altında son ana kadar karnım iki metre dışarıda çalışmaya devam ettim. Doğum sonrası dönem ise tüm tatil haklarımla birlikte yine yoğun motivasyonlar altında 4.ayda bitti. Bunları yazarken kimseye haksızlık etmek istemiyorum çünkü “motivasyon” larla motive olmak benim seçimimdi. Burada yeni anne adaylarına naçizane bir öneride bulunabilirim ancak; kanuni haklarınızı mümkün olduğu kadar kullanın. Bunu hem miniklerinizle daha fazla beraber olmak için, hem de kendinizi fiziken ve ruhsal olarak rehabilite etmek için yapın.


“çocuk da yaptım kariyer de”


Komik çelişkiler var:
Çocuk; yaptım demekle bitmiyor, süresiz bağımlılık –aşkın, tutkunun, özün olduğu yer. Bence Re enkarnasyonumuz.
Kariyer (fransızca kökenli : meslek, uzmanlık), her türlü kalabalığın, huylunun huysuzun, egoların, paranın, teknolojinin, hırsın, terin olduğu yer- geçim kaynağımız, yetilerimize göre edindiğimiz sıfatlarımız ve bir gün bitiyor.
Ama bitinceye kadar günlük yaşantımızın çok büyük bir alanını “kendini mesai saatleri içinde sıkıştırmaksızın” kaplıyor. Profesyonel çalışma hayatına ekonomik özgürlük, kimseye muhtaç olmama durumu, geleceği garantileme çabası vb bakabileceğimiz gibi insanın kendini yetiştirdiği alanda söyleyecek sözünün, kaldıracak taşının olması, yediğini, içtiğini, dünyadan aldıklarını bir şekilde yerine koyma biçimi olarak da bakabiliriz.
Yaşamın bu standartları oluşturan bölümünde, attığımız her olumlu adımla birilerinin hayatına dokunuyoruz. Birbirimizi bu alanda etkiliyoruz.
Sözün özü kendi anakaramızda “bir insan yetiştirmek” projesi ne kadar anlamlıysa, iş hayatımızda emeğimizin doğru bir şekilde daha iyi bir gelecek için aktarılması da bir o kadar önemli bana göre.


İş, günümü daha verimli geçirmemi sağlıyor ve eskiden çoook eskiden ne kadar boş zamanım varmış ve amaçsız harcanmış diye hayıflanıyorum.
Örneğin: Daha az uyuyor ( ort:5,5 saat) uyku süremin kalitesi için çaba harcıyorum.
Artık bizi terkeden bakıcıların ardından sinir krizleri GEÇİRMİYORUM. 6 yılda ilk 3 yıl çift bakıcı olmak üzere 12 bakıcı değiştirdikten sonra “bedbaht “ olma hallerini başka okazyonlarda kullanmaya karar verdim. Buradan sevgili eşime böyle düşünmemi sağladığı için teşekkür etmek istiyorum.


Ayrıca bakıcılarımızı çocuklarım onlara daha fazla sevgi gösteriyorlar diye KISKANMIYORUM. Doktorumuz annelerin bu tip hisler duyabileceğini söylediğinde suçüstü yakalanmış gibi kıpkırmızı kesilmiştim.


Tüm bu profesyonel açıklamaların veya itirafların arasında işle kariyer arasında kalbime batanlar aklımı çalanlar bölümünü de tüm içtenliğimle paylaşmak isterim;


Kızlarımın ilklerini, yakalanabilmişse kasetlerden seyretmek, yakalanamamışsa eskimiş haberler olarak dinlemek canımı acıtıyor.


Onların “ sen zaten gelemezdin herhalde….” diye başlayan cümleleri de.


Neredeyse tüm haftayı göremeden geçirip Cumartesilerimizi genel bir ÖC ALMA, tepki verme günü olarak ve kısa zamanda hem otorite, hem köle, hem özlemiş hem özlenmiş bir anne kaosuyla yaşamayı sevmiyorum.


Yorgun olmaktan ve/veya hep yorgun olarak algılanmaktan hoşlanmıyorum.


Hala bakıcılarımızı anlık olarak kıskandığım oluyor.


Son olarak iki andan ve bu anlardan kendime çıkardığım dersten bahsederek bitirmek istiyorum;


Kızlarımla ne zaman başbaşa kalsak oyunlar, sohbetler, faaliyetlerin sonunda kendi dünyalarına çekildikleri ve gerçekten bunu talep ettikleri bir zaman mutlaka geliyor.


Evlenmeden önce babamın iş yolculuğunda olduğu bir gece, ben kendimce anneme karşı özveride bulunarak o gece arkadaşlarımla program yapmadım ve o gururla eve geldim. Annem ise hazırlanmış evden çıkmak üzereydi.


İş, kendi çevremiz ve çocuklarımız. Tek söyleyebileceğim bu dengenin kişiye özel olduğu gerçeği.


Mümkünse kendi özel alanınızı yaratın.


Ve koşullarınız uyuyorsa   “çocuk da yapın, kariyer de, keyif de”


Sevgiyle kalın.



Saygılarımla;


Yonca Mısırlıoğlu



 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*