aloevera uyelik
Perşembe , 21 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Bir İkiz Annesi İle Söyleşi – Nuray Baykal

ESKİ ZAMANLARA YOLCULUK: TECRÜBELİ BİR İKİZANNEMİZ

 

“Ah siz zamane çocukları” diye başlayan nice söylemler dinledik. “Anne olunca anlarsın”ı işitmeyen var mıdır annesinden bugüne değin? Acaba haklı yönleri var mıydı annelerimizin, büyüklerimizin? Şimdi başımıza geldiğinde anladık annelik hele ki ikizanneliği ne güç bir şeydir. Tecrübeli bir ikiz annemiz, Nuray Baykal’la eski zamanlarda ikiz bebek büyütmek ve şimdinin tazecik anneleri üzerine söyleştik.

İkizanneleriyiz.biz: Merhaba Nuray Hanım. Bize biraz kendimizden bahseder misiniz?

N.B.: 1950 Afyon doğumluyum. 1970 yılında evlendim, ilk oğlumuz Ziya 1972’de, ikiz oğullarım Gökhan ve Serkan ise 24 Temmuz 1977’de doğdu.

İkizanneleriyiz.biz: Peki çalışma hayatınız oldu mu?

N.Baykal: Hayır maalesef hiç çalışmadım. Üniversitede iç mimarlık tahsil ederken eşimle tanışıp evlendim ve üzülerek söylüyorum, eğitimimi yarım bıraktım.

İkizanneleriyiz.biz: Çocuklarınıza kendiniz mi baktınız? Ev işlerini nasıl organize ettiniz?

N.Baykal: 2 yaşına kadar ikizlerimizin bakımında annem ve ablamdan yardımlar aldım. O zamana kadar İstanbul’daydık, daha sonra eşimin işi sebebiyle Samsun’a taşındık. Orada üç oğlumu da kendim büyüttüm. Yalnız haftada bir kere evimize temizliğe bir bayan gelirdi. Bunun haricindeki işlerle ve çocukların bakımıyla kendim ilgilendim.

İkizanneleriyiz.biz: Zor olmadı mı tek başına?

N.Baykal: Elbette, ancak tüm önemli işlerimi onların uyudukları vakitlere denk getirmeye özen gösterdim. Zaten ikizlerimiz doğduğunda büyük oğlumuz yuvaya başlıyordu. Öğleden sonraları okuldan döndüğünde çocuklarla oynuyor ve bana böylelikle yardımcı oluyordu.

İkizanneleriyiz.biz: O yıllara geri döndüğünüzde günümüzle karşılaştırınca ne gibi farklar görüyorsunuz?

N.Baykal: Şimdiki imkanlar elbette çok daha güzel. Anneler çalışsa dahi bakıcılar var. O dönemde tecrübeli, kalifiye çocuk bakıcısı pek duymuyorduk, böyle bir sektör gelişmemişti. Şimdi geriye dönüp ben de kendime inanamıyorum üç tane oğlan çocuğunu nasıl büyüttüm diye. Herhalde gençliğin verdiği bir şeyler var. Gençken son derece hareketli bir yapım vardı, her şeye yetişebiliyordum.

İkizanneleriyiz.biz: Kaç yaşındaydınız çocuklarınızı ilk kucağınıza aldığınızda?

N.Baykal: Ziya’yı kucağıma aldığımda 22 yaşındaydım, ikizlerde ise 27 yaşındaydım.

İkizanneleriyiz.biz: Bize göre çok erken tabi. Biz 30’larda ancak evlenip yuva kuruyoruz. Birkaç sene bekleyip çocuk sahibi oluyoruz. Belki yaşla da alakası vardır bu enerjinin?

N.Baykal: Evet doğru. Şimdi bir tane kız torunum var. Yetişemediğimi hissediyorum. Gerçekten o yıllarda üç çocuk nasıl bakmışım ben de hayret ediyorum.

İkizanneleriyiz.biz: Peki o yıllarla bugünü karşılaştıralım biraz. Ne tip zorluklara göğüs gerdiniz tek başınıza?

N.Baykal: Bir kere en başta bizim zamanımızda hazır bezler yoktu. Hazırladığımız, kendi diktiğimiz bezleri kaynatırdık. O zaman Sempati diye bir makine vardı. Anneniz bilir.

İkizanneleriyiz.biz: Evet, bahsini duymuştum gerçekten…

N.Baykal: Bu makine kirli bezler yıkamaya yönelikti. Her gün makine çalışırdı, her gün yıkanan bezleri asar, kurutur ve ütülerdik. En azından elde yıkamıyordum. Tabi yine de şimdinin hazır bezleri çok daha pratik.

İkizanneleriyiz.biz: Başka ne tip zorluklarla karşılaştınız?

N.Baykal: İkizlerime anne sütünü çok az verebildim. O zaman şimdiki gibi değişik mamalar yoktu. Bir SMA vardı, bebeklerimizi SMA mamalarıyla besledim. Anne sütüne yakın bir formülasyonu vardı. Şimdi 6 ay sonra veriyor doktorlar ama, ben meyve sularına bebekler 40 günlükken başlamıştım. Elma suyu mesela. Bir de pirinci haşlayıp suyunu çıkarıyor ve sütle karıştırıp veriyordum. Parça etli, kıymalı sebze çorbalarının suyunu çok temiz bir tülbente koyup sıkıyorduk. Şimdiki gibi rondolar, mikserler yoktu tabi. Havuç ve elma suyunu da yine tülbent yardımıyla çıkarıyordum.

İkizanneleriyiz.biz: İkizlerle seyahate çıkar mıydınız hiç?

N.Baykal: Çıkardık, çıkmaz olur muyuz? Üstelik uzun araba seyahatlerine beraber çok çıktık.

İkizanneleriyiz.biz: Nasıl, araba koltuğu var mıydı  dönemlerde?

N.Baykal: Hayır, bizim araba koltuğumuz yoktu. Kendimize göre bir çözüm ürettik. Arabanın ön koltuklarıyla arka koltuklar arasına büyükçe bir battaniye geriyorduk. Ortaya Ziya’yı (ilk oğlumuz), iki yanına da ikizleri yatırıp gidiyorduk. Bir tane Ziya’nın vardı deri bir oto koltuğu, ancak ikiz çocuklar, bir de büyük çocuk olunca biz hiç onu kullanamadık. Daha ziyade geceleri, uyudukları vakitlerde yolculuk ediyorduk rahatsız olmamaları için.

İkizanneleriyiz.biz: Bebeklerle nasıl parka bahçeye gezintiye çıkıyordunuz? İkiz puseti diye bir şey yoktu herhalde.

N.Baykal: Yoktu tabi. İkizleri Ziya’dan kalan pusete arka arkaya oturturdum. Öyle giderdik.

İkizanneleriyiz.biz: Gündelik evişlerinizi yaparken mesela… Bulaşık makinesi yoktu o zaman? O kadar çok bulaşık nasıl başa çıktınız?

N.Baykal: Bulaşık makinemiz ikizler ilkokul 3’e gitmeye başladıklarında alındı. İlk çıkan bulaşık makinesiydi ve biz hemen aldık. O vakte kadar elimde yıkadım hep. Dediğim gibi, uyku vakitlerine bu işleri denk getirip rahat ettim.

İkizanneleriyiz.biz: Of ne kadar zormuş. Peki şimdiye dönersek, bizim o zamanlara göre pek çok imkanımız var. Elektronik her türlü ev eşyamız var. Bakıcılarımız var, işlerimize gidip kariyer de yapabiliyoruz. Haftada bir değil, neredeyse her gün gelen temizlikçiler, ayrıca bakıcılar var. Birçok kreş, anaokulu var. Yine de bu kadar işe biz gelemiyoruz. Ne farkı var eski zamanlarda ikiz büyüten annelerle şimdikilerin?

N.Baykal: Etrafıma bakıp bu soruyu sık sık ben de kendime sorar oldum. Acaba ben nasıl büyütmüşüm o dönemde tek başıma? Yalnız şimdiki gençlere bakıyorum. Çok daha çabuk sıkılıyorlar. Biz daha mı hareketliydik? Elimiz daha mı çabuktu? Bilemiyorum ama, şu bir gerçek ki sizlere göre daha erken yaşlardan itibaren ev işlerine ve özellikle yemek pişirmeye alışkanlık kazandık. O dönem yetişen genç kızları böyleydi, okuyor olsalar bile. Ben evlenmeden önce pek çok çeşit yemek pişirmeyi biliyordum. Zaten merakım da vardı. Hem yemek pişirmeye hem de çocuk bakımına. Çocuklarımdan önce yeğenlerimi büyüttüm diyebilirim. Alışkanlığım vardı. Ayrıca, ikizler, daha büyük bir erkek çocuk ve kocamın işleriyle başa çıkabilmeyi daha çok hareketliliğime bağlıyorum. Şimdi bana ikiz bebeklere bak deseniz bakamam, her şey gençlikte oluyor.

İkizanneleriyiz.biz: Bizi sabırsız buluyor musunuz?

N.Baykal: Evet, buluyorum. Şimdiki gençler daha sabırsız, herşey bir anda olsun bitsin istiyorlar. Belki bu durum okumadan ve çalışma hayatından kaynaklanıyordur. Şimdiki gençler çok çabuk yoruluyorlar.

İkizanneleriyiz.biz: Geç çocuk sahibi olmanın etkileri olabilir mi tüm bunlar?

N.Baykal: Tabi bunun sabırsızla çok büyük alakası var. Genç hamile olmak başka, 30’lu yaşların sonunda bebek büyütmeye çalışmak başka…

İkizanneleriyiz.biz: Peki çalışmamayı önerir misiniz? İkizlerle daha çok ilgilenebilmek, ev işlerine de koşabilmek için?

N.Baykal: Hayır, kesinlikle böyle bir öneride bulunmam. İç mimarlık tahsilimi keşke bitirseydim diye üzüldüğüm anlar çok oluyor. Pişman oluyorum. Ev hanımlığı inanın çalışma hayatından belki daha da yorucu. Asla durması, dinlenmesi, tatili yok. Daha çok yıpranıyorsunuz. Bitmiyor, tükenmiyor, sabahtan akşama her gün aynı şeyleri yapıyorsunuz. Çalışma hayatı insana canlılık ve zindelik verir. Benim genç ikiz annelerine tavsiyem çalışmaları yönünde olacaktır. Şimdi pek çok imkan var, bakıcılar, okullar. Mutlaka kendilerine ait bir hayatlarının olması gerektiğine, kendi paralarını kazanmaları, kariyer yapmaları gerektiğine inanıyorum. Emek çekiyorsunuz, çok güzel okullar bitiriyorsunuz, çalışmalı, körelmemelisiniz.

İkizanneleriyiz.biz: Biz gençlere neler önerirsiniz? Hemen hepimiz artık okuyoruz, çalışıyoruz. Çocuk yapma yaşımız uzadı, daha yaşlı çocuk sahibi oluyoruz… Biz genç jenerasyon ikizannelerine neler tavsiye edersiniz?

N.Baykal: İsyankar olmayın. İsyan etmeyin. Çocuk büyütmek de aslında çok keyifli bir uğraş. Küçük yaştaki ikizlerin tabi bir takım zorlukları var. “Nasıl olsa büyüyecek bunlar günün birinde” diyerek kendinizi teselli edin. Hakikaten öyle. Şimdi size çok uzak geliyor belki, çok da sık duyuyorsunuz etrafınızdan ama o yıllar göz açıp kapayana kadar geçiyor gerçekten. Ve o yılları inanın bana çok özlüyorsunuz. Size muhtaç oldukları, dizinizin dibinden ayrılmadıkları, doyasıya öpüp kokladığınız dönemleri… Ben çok arıyorum küçüklüklerini, aslında tüm bu bedensel yorgunluklara rağmen o yıllar daha kolaydı diyebilirim. Yorulmalarınız artarak devam edecek. Başka sorunlar ortaya çıkacak, okullar, evlilik dertleri, onların çocukları… Büyüdükçe problemler de büyüyor. Tatlı dertler bunlar, ama “oh bitti kurtuldum artık” diye düşünmeyin asla. Çocuklarımız evden ayrılsa da mesuliyetlerini taşıyacak, onlar için koşturacağız.

İkizanneleriyiz.biz: Hiç bitmeyecek yani…

N.Baykal: Hayır, bitmeyecek tabi. Ama sevgi şart. Sevgi olduktan sonra aşamayacağız güçlük yok. Anneliğinizin, çocuklarınızın, bugünlerinizin keyfini çıkarın bol bol.

Sayın Nuray Baykal’a deneyimlerini bizlerle paylaştığı için çok teşekkür ederiz.

 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*