aloevera uyelik
Perşembe , 27 Temmuz 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Aysu Adalı -Domateslerimin Doğum Hikayesi

DOMATESLERİMİN DOĞUM HİKAYESİ


Eşimle yaklaşık 8 yıl birliktelikten sonra nihayet evlendik.  Sevgili eşim, hayat arkadaşım Can’la Lise 2 den beri çıkıyorduk ve bir gün olsun ayrılık lafı bile etmedik. Ufak tefek kavgalarımız olurdu ama en fazla 3 gün sürerdi küs durmamız. Ya o, ya da ben barışırdık, ayrı duramazdık birbirimizden….


Ve nihayetinde evlendik. Evlendikten 1 sene sonra çocuk yapma kararı aldık. Korunmadık. Aşkımızın meyvesini bekledik tam 15 ay boyunca… Regl dönemlerimi sabırsızlıkla bekler , regl olmayayım diye Allah dua eder, o bir damla kanı görünce dünyam başıma yıkılırdı. “Yine olmadı, öbür aya inşallah” derdim hep…  Tam 15 ay geçmişti, 1 yıl 3 ay…. Bir gün gazetede korunmadan 1 yıl içinde hamile kalınmaması durumunda bir sorunun olduğunu ve doktora gidilmesi gerektiği yazıyordu. Bunun üzerine doktora gittik ve çocuğumuzun olamayacağını öğrendik. Mutlaka tüp bebek dediler, aşılama bile fayda etmezmiş. İlk başta beynimizden vurulmuşa döndük. Eşimle birlikte seneler boyunca evlik hayalleri kurarken ve kızımızın olmasını dilerken neler duymuştuk… İnsanın aklına gelmeyen şeyler başına gelirmiş ya…İşte bizimki öyle bişey….


Ben moralimi yüksek tutmaya çalıştım. En azından canımdan çok sevdiğim Can’ım eşime karşı üzüntümü belli etmiyor, doktorların söylediklerini takmıyor havalarındaydım. Çünkü onu bu konuda daha fazla üzmek istemiyordum. TV.de yada yolda bir bebek görsem içim cız ederdi halbuki… Tutardım kendimi sonra wc.ye gider, kapıyı kitler, sessizce ağlardım. Kendimi biraz toparladıktan sonra aynaya bakar, gözyaşlarımı siler, yüzümü yıkar, eşimin karşısına güleryüzle çıkardım. Her zaman ona moral vermeye çalıştım. Moraliniz bozukken mutlu görünmek, karşındaki insana mutsuzluğunu, üzüntünü belli etmemek… çok zor çookkk…


Çok araştırdım…tahliller, raporlar, sonuçlar… tam işinin ehli 8 doktorla görüştüm. 8 ide aynı şeyleri söylediler :TÜPBEBEK


En nihayetinde Sevgili doktorum Yücel Karaman’da karar kıldım. İlk muayenemize gittik. Moralimiz düzelerek bir umutla evimize geri döndük. Muayenehanede sıra beklerken bu sorunu yaşayan sadece biz olmadığımızı gördük. Türkiyenin ve hatta dünyanın bir ucundan gelenler vardı Yücel Bey’e.


Aşıydı, iğneydi, yumurta toplamaydı derken 3 embriyo transfer etmişler, ve sonucun da 15 gün sonra belli olacağını söylemişlerdi. Ben 15 gün raporluydım. İşe gitmedim. 15 gün boyunca yattım ve Allaha dua ettim.Bu arada transferden 1 ay önce başladığım progesteron iğnelerini sabah akşam oluyordum. Hiç unutmam bu 15 gün bekleme süreci içinde bir rüya gördüm. “Beyaz bir tabak, tabağın içinde 1 tane yarım salatalık ve 1 tane ikiye bölünmüş kıpkırmızı bir domates, üzerlerinde tuz parçacıkları vardı. Ben salatayı itiyor, o iki yarım domatesi yiyordum” Uyandığımda canım nasıl tuzlu domates çekmişti… Annem yanımdaydı. Hemen yaptı domatesi… tuzlu tuzlu….


15 gün sonra büyük gün geldi. Hamile olup olmadığımı öğrenecektim. Benden kan aldılar ve zaman geçmek bilmedi. Heyecandan kaskatı kesilmiştim. Hiç konuşmuyor, sus pus bekliyordum. Ağzımdan sadece bekleme esnasında şu kelime döküldü: – Çek şu gazeteyi kokuyor.


Eşim yanıbaşımda beklerken gazete okuyordu ve kokusu rahatsız etmişti beni. Meğerse embriyolar tutmuş, müjdeli haber gelmişti. Hamileydim artık. Çok sevindim. Hemen ailelerimizi aradık. Orada bekleyen aileler bizi görünce buruk bir sevinç yaşadılar. Eşim “darısı herkesin başına” diye biten bir konuşma yaptı. Sonra Sevgili doktorumuz Yücel bey bizi odasına davet etti  ve Değerlerimin yüksek olduğunu, çoğul olma ihtimalinin fazla olduğunu söyledi. 15 gün sonra tekrar kontrole çağırdı. En nihayetinde bende anne olacaktım.


15 gün sonra tekrar gittik. 2 embriyonun tuttuğunu, 3.nün kesesinin oluştuğunu, kendisinin oluşmadığını öğrendik. 4 ay kadar progesteron iğnelerine devam ettim. 16 haftalıkken cinsiyetlerini öğrendik 2 küçük prensesimiz olacaktı. Eşimle senelerdir kızımız olacağı hayallerini kurarken, kızlarımız olacaktı. Çifte mutluluk, çifte şans bu… Sanırım rüyama göre 3.sü oğlandı. Salatayı itip, domatesleri yemiştim çünkü 🙂


Hamileliğim çok rahat geçti… Ah birde 1 ay hamilelik öncesi, 4 ay hamilelik sonrası sabah akşam toplam 300 tane vurulduğum  progesteron iğnelerim olmasaydı daha rahat geçecekti… 20 kilo aldım. 53 kilodan 73 kiloya çıkmıştım. 7 Haziran 2003 Cumartesi günü 35 haftalıkken doktora gitmiştim. İsimleri bile hazırdı artık… Ultrasonda gördüğüme göre keltoş kızımın ismi Aslı, Sırma saçlı kızımın ismi Sılaydı… Aslının suyu azalmıştı. 2 gün sonra doktorumuz tekrar gelmemizi istedi. 9 Haziran 2003 Pazartesi günü yani 35+2 deyken kontrole doktorumuza tekrar gittik. Rahmimin açılmış olduğunu ve sezeryana alınacağımı söyledi. Doğuma dair hiçbir ağrım, sızım yoktu. Bu şok haberle sarsıldım, heyecanlandım. Konuşurken sesim titriyordu. Doktora gidicem diye sıkı bir kahvaltıda  yapmıştım. Beni aç beklettiler, su bile içemedim. En nihayetinde saat 14.00 te beni ameliyata almak için hazırladılar. Ameliyatım Kadıköy Şifa hastanesinde oldu. İsteyenler bebişlerime 09/06/2003 tarihini girip oradan bakabilirler 🙂


Doğum yapacağım haberini duyan gelmişti. Eşim ameliyat elbisemi giydirdi. Yeşillere büründüm. Kafamada yeşil bir bere taktı. Sonra sedye geldi. Beni yatırdılar. Ameliyathaneye götürdüler. Lenslerimi çıkardığım için bulanık görüyordum. Herkes aynıydı. Yeşil elbiseli, yeşil bereli, beyaz maskeli insanlar…Hangisi doktorumdu benim???  Sonunda tanıdık bir ses” Nasılsın Aysu hanım? İyimisin? Hazırmısın prenseslerine kavuşmaya? Dedi.. Evet sesinden tanımıştım doktorumu. Gelmişti. Yanımdaydı. Bana güven geldi ve o güven duygusuyla bayılmışım…


Ayıldığımda 2 göğsüm açık,  bebişlerim göğsümdeydi… başımda 8 kafa vardı… Annem, teyzelerim, doktorum, sevgili kaynanatörüm ve 2 bebek hemşiresi…. Tekrar bebişlerime baktım… Narkozun etkisiyle sersem gibiydim. Keltoşum Aslım  anne karnındaki gibi solumda, sırma saçlı sılamda anne karnındaki gibi sağ göğümdeydi. Benim minik domateslerimdi onlar…Aşkımızın domatesleri…


35+2 de  saat : 14:22 de dünyaya gelen ve 6 dakikalık arayla ablalık ünvanını ele geçiren nazlı  kızım Sıla 44 cm. 2040 gr. ,  saat : 14:28 de dünyaya gelen ve küçük olmasının verdiği şımarıklık ve muzurlukla bizi parmağında oynatan tatlı cadı kızım Aslı 42 cm. 1900 gr.  doğdular…


4 gün hastanede kaldıktan sonra eve geldik. Uykusuz ama buram buram cennet kokan geceler başladı bizim için… 2 kişi çıktığımız evden 2 melekle  geri gelmiştik..


Seneler nasıl geçiyor anlamadım. Şimdi prenseslerim, domates güzellerim 4,5 yaşındalar, ve kocaman bir abla oldular. İnsan mutluluğu yakalayınca, çektiği sıkıntıları unuturmuş, hamile kalmadan önceki geçirdiğim devreler bende tatlı birer anı olarak kaldı. Şimdi kızlarım Aslı ve Sılayla ve tabikide evimizin direği can yoldaşım, can dostum, canım Can ile mutlu bir çekirdek aileyizJ Dilerim Allahtan bir gün herkes bu mutluluğa ulaşsın…. İnsan yaşamadan güzellikleri farkedemiyor…


Başta sevgili doktorum Yücel Karaman ve asistanı Arzu Çağdaş’a bana 2 küçük mucizelerimi verdiği  için,


Arkadaşım Yeşim Hanımın bana Yücel Beyi Önerdiği ve böylesine tek kelimeyle süper bir doktoru tanıdığım  için,


Kankam Gülüş’ümün benimle birlikte doktora giderek yanımda olduğunu hissettirdiği için,


Sevgili arkadaşlarıma, aileme  bana gösterdikleri  destek  ve dualar için,


Sevgili yönetmenlerime nazımı çektikleri ve her zaman benim yanımda oldukları için,


Ve Can’ımın her zaman benim yanımda olduğu için, prenseslerime kavuşmamda en büyük rolü oynadığı için….


ÇOOOKKK TEŞEKKÜR EDERİM 🙂


Sevgilerimle,


Anne kuş: Aysu  Adalı / Yavru kuşları: Aslı & Sıla ve babaları: Can

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*