aloevera uyelik
Pazar , 22 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Annelik mi Ebeveynlik mi?

ANNELİK Mİ EBEVEYNLİK Mİ?


Bu yazıyı biraz kuvvetli bulanlarınız olabilir ama samimiyetle okursanız rahatladığınızı görebilirsiniz!


Biz kadınların hamile kalabilmek için yapmayacakları şey yoktur! Sonra da bu eylem tarzı anne olunduğu zaman “çocuklarımız için yapmayacağımız şey yok tur”a dönüşür genelde! Peki gerçekten çocuklarımız için her şeyi yapar mıyız yoksa yapmaya çalışırız ama ne olduğunu anlayamadan bu çocuklar bir şekilde büyürler ve iş işten geçer mi? Çocuklarınıza 10 yaşına kadar ne yaptıysanız yaptınız… diyor doktorlar; Evet 10 yaşından sonra o bir kimlik olmuştur ve kolay kolay değişemez ama hala gelişme şansı vardır. Bu arada ‘ne yaptıysanız yaptınız’ derken en iyi oyuncaklardan ve en iyi okullardan kesinlikle bahsetmiyorum!!!


Bebekler daha anne karnında öğrenmeye başlarlar. Artık bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Sizin psikolojiniz de hormonlarınıza ve beyninizde oluşmuş sinirsel bağlantılarınıza göre şekillenir. Bu da bilimsel bir gerçektir. Bütün hayatınız boyunca siz de yer etmiş duygusal tepkilerinize şimdi bir de çocuk psikolojisine vereceğiniz tepkiler eklenecektir. Ya da sizin verdiğiniz tepkiler çocuklarınızı an be an şekillendirmiştir ve şekillendirmektedir!!! Hamilelikte yaşadığınız duygular çocuklarınızı oluşturan en temel özelliklerden biridir.


Burada sorulacak soru tepki mi tepkisizlik mi’ den çok annelik ve ebeveynlik kavramları arasındaki farkın ne olduğudur? Dünyadaki bütün canlıların üreme ya da çoğalma kapasiteleri vardır. Biz insanlarınki de, annelik babalık dediğimiz iki cinsiyetin doğum yoluyla
oluşturduğu fiziksel olguya bağlıdır. Annelik ve babalık bizde zaten kapasitesi bulunan fiziksel bir eyleminin sonucunda ürettiğimiz yeni bedenlerin genetik tasarımcıları olmamıza verilen addır yani hiçbir şey ifade etmez! Bir insanın anne baba olması bir köpeğin ya da kedinin anne baba olmasından farklı değildir. Farkı yaratan, aklınızla ve duygularınızla yarattığınız gerçeklikleri çocuklarınıza nasıl yaşattığınızdır! İçinizden gelen sınırlı sinyallerinizi ne kadar genişlettiğinizdir! Bir çocuk dünyaya sadece sizi mutlu etmek için mi gelmiştir yoksa size öğretecekleri mi vardır?  Veya elinizdeki çocuğun değerinin ne kadar farkındasınız? Her çocuk bu dünya da hatta evrende bir fark yaratacak kapasiteye sahiptir. Bu kapasitenin fazla ya da eksik olmasının hiçbir önemi yoktur. O her koşulda bu farkı yaratacaktır; aynı sizler gibi… İşte tam burada ebeveynlik çocuklarınızla nasıl sağlıklı ilişki içinde olabileceğinizi açıklayan olgudur. Ebeveynlik çocuğunuzu sadece bir çocuk yerine koymaktansa ona bir insan olduğunu hissettirmek ve yaşatmaktır. Onlar sizin tahminlerinizin çok ötesinde bilir ve anlarlar! Fiziksel bir sorunu olsa bile sizin ve kendisinin gelişmesine katkıda bulunabilecek bir düzen vardır bu evrende. Araştırın, kendinizi eğitmekten ve çocuklarınızı eğitmekten çekinmeyin ya da kaçmayın. Bu işi sadece okula bırakırsanız sistemden ne çıkarsa bahtıma demiş olursunuz. Peki ne yapabilirsiniz?


İşte başlangıç olarak kendinizle ve çocuklarınızla yapabileceklerinize birkaç örnek:


Önce sakin bir an bulun ( genelde çocuklar uyuduğunda gibi) ve kendinize bazı sorular sorun.
Hayatınızda bir düzen var mı yani kontrol sizin eliniz de mi? Bunu çok samimi bir şekilde sorgulayın. Burada önemle anlaşılması gereken parasal kontrol değil, olayların akışıdır, içinizden gelen çığlıklar da olabilir. Bunun için bir şey yapıp yapmadığınızı çocuklarınızın bunlarla bir ilgisinin olup olmadığını sorgulayın. Ama soruları birkaç soruyla kısıtlamayın sonuna kadar sorun. Bu çok önemli olabilir çünkü gerçek sandığınız şeylerin altından çok başka şeyler çıkabilir…
Genelde cevap kendinizdir. Dışarıda aradığınız her şeyin zaten sizin içinizde varolduğunu siz de görebilirsiniz. Mutluluk kendi içinizden gelir, çocuklardan değil. Onlar aracıdır, sizler de onlar için aracısınız. Yeter ki değerinizi bilin ve harekete geçin. Zayıf olan, irade koyamayan, içindekini maskeleyen ve çocuklara bunun faturasını çıkartan bizleriz! Çocuklar değil! Onlar ne ise biz oyuz aslında. Onlar sizin yarattığınız gerçekliklerdir! Onlara baktığınızda kendinizi bulabiliyorsanız gelişiyorsunuz demektir. Onlar kadar saf duygular besleyebiliyorsanız, hiçbir karşılık beklemeden onları büyütüyorsanız, kendileri olmalarına izin veriyorsanız gelişiyorsunuz demektir.


Genelde çocuklar anne babalarının yapamadıklarının acısını çeker. Onları siz oldurmuşsunuzdur ve onlar da şimdi hem bedenlerini hem de ruhlarını geliştirmeye bakarlar ve bunu hiç durmadan yaparlar! Bunu siz de yaptınız! Sonuç? Kendi anne babalarınızdan neler öğrendiniz. İşte bunları ÇOK samimi bir şekilde sıralayın ve HİÇ çekinmeden sorgulayın! Merak etmeyin Tanrı yukardan çocuklarınızın daha gelişmiş özgür insanlar olmaları için çabalamanıza kızmaz. Böyle kutsal bir çaba ancak bedeli ödendiği takdirde ödülünü alacaktır. Yani ne ekerseniz onu biçersiniz. Bedeli ödemek de ebeveynliktir!


BU ne demek; onlar adına karar vermeyin, Sorun! İnanın çocuklar yavaş yavaş sizden gördükleri saygıya aynı şekilde karşılık vermeye başlayacaklardır! Anahtar budur. Konuşmak ve komünikasyon! Eğer siz onlarla iletişim kurabilirseniz mutluluğun kapıları açılmış demektir. İkiz annesi olsanız bile ikisiyle de ayrı ayrı bunu yapmalısınız. Onlara yol gösterin ve anlatın anladıklarını göreceksiniz. Sorun bugün ya da yarın bir cevap gelecektir. Onlar asla unutmazlar. Yanlışlarını da açıklayın doğrularını da açıklayın! “Bunu niye yaptın yanlış” demek ona hiçbir şey ifade etmez. İşlerin ve şeylerin doğasını açıklayabiliyorsanız ve her seferinde sabırla anlatabiliyorsanız iyi bir ebeveyn olma yolundasınızdır. Gerisini kendi deney imleyip öğrenecek. Siz onları sistemin bir parçası olmaya hazırlarken onların doğasına tamamen ters düştüğünüzü fark etmeyebilirsiniz. Bu da işleri her geçen gün daha da zorlaştırabilir. Sınırlarınızdan emin olun ve onlara sadık kalın ama sınırlarınızı koyarken niye onları var ettiğinizi muhakkak (ortalık sakinken tabi ki) açıklayın.


Anne olmaya karar vermişsiniz şimdi de ebeveyn olup olmamak gibi önemli bir karar vermeniz gerekiyor. Bunu yapıp yapamayacağınızı kendinize sorun. Nedenlerini içinizde hissedin belki bir sürprizle karşılaşırsınız! Önemli olan şu anki sorumluluğunuzun farkına varmanız ve kendiniz gibi değil onların doğasını anlayarak çocuklarınıza yaklaşmanız gerektiğini görebilmenizdir. Onların varlığını kabul edin. Direnmeyin! Şu anda hayatınız da yapmanız gereken en önemli iş onlar! Onlara öncelik verin, farkı siz de görün. Durumunuzu kabullenirseniz daha da kuvvetleneceğinize garanti ederim. Konuşmak kolaydır ama uygulamak çok daha zor; ama uygulamadan da gelişmeleri göremeyebilirsiniz.


Başka bir yardımcı örnek daha vermek istiyorum; bu da çocuklarınızla olan ilişkinizde hem kendinizi hem de çocuklarınızı daha iyi anlamak adına ve dolayısıyla onları sakinleştirmek adına önemli; Bu bilgiyi Psikolog ve aynı zamanda aile danışmanı olan Çiğdem Toksoy’dan öğrenmiştim ve her seferinde çocuklardaki fark inanılmazdı.
Her gün 1 saatinizi sadece çocuklarınıza ayırın. Ne telefon, ne iş, ne kapı, ne cep, ne televizyon ne de başka biriyle sohbet; sadece onlar ve siz! Gerekirse telefonları fişten çekin. Tam bütün bir saatinizi onlarla sadece onlarla kaliteli ve ya onların tercihlerine bağlı oyun, kitap okumak, eğlence ve benzeri tipte aktivitelerle geçirin. Bu çocuklar için inanılmaz bir tatmin şeklidir. Bir fark oluyor mu deneyin ve görün.


Bütün annelere sevgi dolu gerçeklikler diliyorum.


Bir ebeveyn.


 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*