Pazar , 17 Aralık 2017
Hosting



web hosting

Hayat Kaynağı Güneş



HAYAT KAYNAĞI GÜNEŞ


 


 



İşte özlemle beklediğiniz yaz mevsimi geldi! İkizlerimizle birlikte kendimizi altın ışıklar saçan güneşin ısıttığı denize ve kumlara atmak için sabırsızlanıyoruz. D vitamini deposu olan güneş ışınları ikizlerin kemik gelişimi için son derece faydalıdır. Ayrıca mikropların öldürülmesi adına antibakteriyel özelliği vardır. Güneş ışınları ile, kışın ateşli mikrobik hastalıklardan korunma sağlayabilir, akne ve sivilcelerin tedavisinde faydalanabiliriz.


GÜNEŞ ZARARLI OLABİLİR Mİ?


Evet, güneş hem biz anneler hem de çocuklar için son derece zararlı olabilir. Ozon tabakasının incelmesi nedeniyle eskiden yeryüzüne sadece A ve B ultraviyole radyasyonu ulaşırken artık zararlı olan C ultraviyole radyasyonu da ulaşmaya başladı. A ultraviyole radyasyonu cildin erken yaşlanması ve kırışmasına neden olurken, B ve C ultraviyole radyasyonları ise deri kanserleri riskini artırıyor. Bu nedenle, sadece deniz ya da havuz kenarında güneşlenirken değil, günün her saatinde güneşten korunmamız büyük bir önem taşıyor. Güneşin zararlarını şöyle özetleyebiliriz:


1- GÜNEŞ LEKELERİ, ultraviyole ışınlarına maruz kalınması sonrası gelişen küçük, koyu sarıdan kahverengiye değişen pigmentte, cilt lezyonlarıdır. Sürekli güneş ışınlarına maruz kalınması sonucu koyulaşma daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu kahverengi lekeleri kişinin genetik özellikleri, hormonal durumu, alınan sıvı gıdalar ve ilaçlar da etkilemektedir. İşte bu güneş lekeleri deri kanserine işaret edebilmektedir. Güneş lekelerinin oluşumunu önlemek için ebeveynlerin ve çocukların, yüksek koruma faktörü içeren, hem UvA hem de UvB ışınlarına karşı koruma sağlayan güneş kremlerini tercih etmeleri gerekmektedir.


2- GÜNEŞ BENLERİ, sayıları kalıtsal olarak belirlenen, çocuklukta çıkmaya başlayan, ergenlik döneminde kahverengiye dönüşen cilt lezyonlarına verilen addır. Benler cilt kanserlerine sebep olabilmektedir. Eğer bu benler doğuştan olmayıp birden ortaya çıkar ve hızlı büyüme kaydedip kabarıklaşırsa, içinde farklı renk tonları varsa, sınırları düzensizse veya kaşınıyorsa mutlaka bir dermatolog tarafından muayene edilmelidir. Benlerin ciltte aşırı çoğalması kanser habercisi olabilmektedir.


3- CİLT YANIKLARI, güneşe ve ultraviyole ışınlarına uzun süreli tabi olma suretiyle görülmektedir. Beyaz tenli ve ince bir cilde sahip kişilerde, esmer ve kalın ciltli kişilere göre güneşin zararları daha fazla olur. Cilt kanserinin en önemli nedeni, çocukluk çağındaki güneş yanıklarıdır. Uzun süre güneşe maruz kalındığında güneş ışığında bulunan ultraviyole ışınları cilt yanıklarına yol açar. Tekrarlayan cilt yanıkları ise, cilt kanserlerine neden olur. Güneş yanığı olduğunda, iki gün boyunca günde üç kere nemlendirici kremler uygulanarak rahatlama sağlanır. Çok kalın, yağlı merhemler ise önerilmez.
Çocuğa soğuk banyo yaptırmalı veya günde bir kaç kez yanık yerine soğuk su ile ıslatılmış giysiler koymalı, bol bol su içirilmelidir. Ciddi yanıklar için ise mutlaka en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.


4- SICAK BUNALIMIna, sıcak ve nem oranı yüksek ortamda uzun süre kalan veya egzersiz yapan kişilerde rastlanmaktadır. Halsizlik, bitkinlik, baş dönmesi, bulantı, bazen kusma, cildin nemli, soğuk ve soluk olması, alın ve yüzde terleme, solunum sayısında artma şeklinde belirtileri mevcuttur. Sıcaktan bunalan kişiye yapılacak ilk müdahele serin bir yere götürüp, kusmuyor ve sıvı alabiliyorsa soğuk su içirmek, üzeri soyulup baş ve vücuda ıslak kompres yapmaktır. Kusma durumunda ise acilen bir sağlık merkezine götürülmelidir.


5- SICAK ÇARPMASIna da sıcak bunalımında olduğu gibi sıcak ve nemli bir ortamda uzun süre kalındığında veya aşırı fiziksel egzersiz yapıldığında rastlanmaktadır. Yüksek ateş, çarpıntı, solunum sıklığı, ciltte hararet, kuruluk ve kırmızılık, hareketlerde azalma, şiddetli başağrısı, bulantı, kusma ve şuur kaybı, belirtileri arasındadır. Nadir de olsa ölüm görülebilir. Sıcak çarpması vakasında hasta serin bir yere yatırılmalı, soyulmalı, baş ve vücut, koltuk altı ve kasıklara soğuk kompres uygulanmalı, kusması yok ve sıvı alabiliyorsa soğuk su içirilmeli ve en kısa zamanda bir sağlık merkezine götürülmelidir.


GÜNEŞTEN KİMLER EN ÇOK ETKİLENİR?


Güneşin zararlı etkilerine en çok maruz kalanlar, açık tenliler, kızıllar, yaşlılar, kalp damar hastaları, tansiyon hastaları, kanser hastaları ile kemoterapi tedavisi görenler, bebekler ve 3 yaş altı çocuklar, hamileler ve aşırı kilolu kişilerdir.


GÜNEŞTEN KORUNMAK İÇİN


Aşağıdaki basit uygulamalarla güneşin zararlı etkilerine karşı korunabiliriz:
1- Güneş altında ve nemli ortamlarda ağır egzersizler yapmamalıyız.
2- Bol sıvı tüketmeliyiz. Dikkat! idrarın azalması ve koyulaşması su ihtiyacı olduğunun belirtisidir. Alkollü, asitli ve kafeinli içecekleri, idrar artışı ve sıvı kaybına neden olması sebebiyle gündüz saatlerinde içmemeliyiz. Su, cildimiz için de en etkili nemlendiricidir. Bu nedenle sıcak yaz aylarında günde en az iki litre su tüketmeliyiz. Tatlı olarak tercihimizi ağır olmayan daha çok sütlü ve meyveli tatlılardan ve dondurmalardan yana kullanmalıyız.
3- Bol sebze ve meyve tüketmeliyiz.
4- Güneşin zararlı ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmemeliyiz. İlk gün güneşte 15-20 dakika kalmalı, daha sonra bu süreyi günde 5 dakika arttırmalıyız.
5- Plajda veya havuz kenarındayken mümkün mertebe gölge sağlayan bir şemsiye altında dinlenmeliyiz.
6- Yaz boyunca gerek evde gerek plajda sık sık ılık duş almalıyız.
7- Giysilerimizde açık renkleri tercih etmeli, bol giyinmeli ve vücudu sımsıkı saran lateks kumaşlardan kaçınmalıyız. İnce pamuklu kumaşlar, tişörtler ve suni ipekten üretilmiş giysiler vücuda koruma sağlamaz; bu tip giysileri giymeden önce kremlenmeliyiz.
8- Çalışan anneler, eğer serin bir ortamda çalışıyorlarsa, koyu renkli giysileri tercih edebilirler. Zira, koyu renkler, ultraviyole ışınlarını yansıttığı için güneşin etkilerini azaltmakta buna karşılık sıcağı absorbe etmektedir. Bu yüzden de serin yerlerde çalışan kişiler, koyu renkli giysileri tercih ederek güneşe karşı daha fazla koruma sağlayabilir.
9- Güneş şemsiyesi gibi gölgeliklerin altında otururken bile kum ve denizden yansıyan ultraviyole ışıkları önemli miktarda zarar verebilir. Bu nedenle hem güneşin altında hem de gölgedeyken şapka ve gözlük kullanmalıyız. Güneş ışınlarını engelleyebilen ultroviyole koruyuculu güneş gözlüklerini tercih etmeliyiz. Çünkü bu tür güneş gözlükleri katarakta ve görme hasarına neden olan zararlı ışınları azaltır.
10- Güneşin zararlı ışınlarına yalnız plaj veya havuz kenarlarında değil, yolda yürürken araba kullanırken, açık havada spor yaparken de maruz kalabiliriz. Bu nedenle herhangi bir şekilde güneşe çıkmadan en az yarım saat önce mutlaka cilt tipimize uygun yüksek koruma faktörü içeren güneş kremi sürmeliyiz. Her 2 saatte bir veya terleme, yüzme, duş alımı sonrası yeniden kremlenmeliyiz. Açık tenli kişiler en az 30 koruma faktörlü, buğday ve esmer tenli kişiler ise minimum 15 koruma faktörlü ürünler tercih etmelidir.
11- Makyaj yapmamızı gerektiren durumlar varsa unutulmamalıyız ki makyajımızın altına dahi koruyucu krem tatbik etme suretiyle cildimizi koruyabiliriz.
12- Güneşlenmeden döndükten sonra ılık duş alıp güneş sonrası koruyucu kremler sürmeliyiz.
13- Güneş lekeleri ve benlerinin oluşumunda, sıcak bunalımı ya da çarpmasına maruz kalındığında yukarıda sayılan pratik tavsiyelerin yanı sıra mutlaka ilgili bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız.
14- Güneşten korunmayı sadece tatilde güneşlenirken değil, gerek yaz gerek kış aylarında günlük alışkanlık haline getirmeli ve özellikle çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Güneşten korunma da tıpkı sağlıklı beslenme gibi hayati öneme sahiptir.


6 AYDAN KÜÇÜK İKİZLERİMİ NASIL KORUYABİLİRİM?


Yeni doğmuş bebekler en hassas cilde sahiptir. Aşağıdakileri uygulayarak bebeklerimize tam koruma sağlamış oluruz:
• Bebeklerimizi güneşten uzak tutmamız gerekir. 11.00-16.00 saatleri arası sadece güneş altında değil şemsiye gibi gölgeliklerin altında dahi bulunmamalıdırlar. Çünkü ultraviyole ışınları deniz ve kumdan yansımaya devam etmektedir. Kapalı bir mekanda dinlenmeleri daha uygundur. Eğer bu mümkün değilse, yüz kısımları ve ellerinin arkası gibi küçük alanlara, oldukça az miktarda güneş koruyucu kremler sürmeliyiz. Bebeklerde güneş kreminin yoğun olarak kullanılması, sağlıkları açısından uygun değildir.
• Bebeğin üzerini güneşten korumak amacı ile açık renkli sıkıca dokunmuş pamuk giysiler ile örtmeliyiz, hafif giysiler giydirmeliyiz.
• Geniş kenarlı şapka kullanmalıyız.
• Bol sıvı vermeliyiz. Sebze ve meyve püreleri ile beslemeliyiz. Aşırı sıcaklarda bebeklerin iştahsız olmaları son derece doğaldır. Ancak sıvı alımlarını daimi kılmalıyız.


6 AYDAN BÜYÜK İKİZLERİMİ NASIL KORUYABİLİRİM?


• Güneş koruyucu faktör, güneşten koruyucu ürünün ultraviyole ışının ne kadarını cilde geçirdiğini gösterir. 20-30 faktörlü bir ürün, ışının 1/15’ini geçirir. Böylece güneş altında geçirilebilecek güvenli süreyi 20 dakikadan 5 saate çıkarır. 30dan yüksek koruma faktörlü ürünler 5 saatten daha uzun süre koruma sağlar. Güneş yanıkları için tehlikeli saatlerde ve açık tenli çocuklarda 40-50 koruma faktörü gereklidir. Ancak tüm çocuklar için de 40 ve üzeri koruma faktörlü ürünler kullanmak yerinde olacaktır.
• Tercih ettiğimiz koruyucu krem hem Uv B hem de Uv A ışınlarını önleme özelliğine sahip olmalıdır. İçeriğinde zararlı ışınların çoğunu bloke ettiğinden ötürü titanium dioxide bulunmalıdır.  Bu madde ciltte geçici macunumsu beyaz bir tabaka bırakmakta, fakat bu durumdan ötürü çocuklar rahatsız olmamaktadır.
• Güneşe çıkmadan en az yarım saat önce ve ondan sonraki her 1,5-2 saate bir çocuklarımızı kremlemeliyiz. Ürünlerin üzerinde genellikle “suya dayanıklıdır” yazsa da, yüzme, duş alma, terleme sonrası çocuklarımızı yeniden kremlemekte fayda vardır.
• Geniş kenarlı şapka giydirmeli, bol ve açık renkli kıyafetler tercih etmeli, hafif giydirmeli, kıyafetleri giydirmeden önce çocukları kremlemeliyiz. Çok açık tenli çocuklar güneş altında kısa süre kalmalı, gerekirse tişört ile yüzmeye özendirilmelidir.
• Bol sıvı vermeli, sebze ve meyvelerle beslemeliyiz. Aşırı sıcaklarda çocukların da iştahsız olmaları son derece doğaldır. Ancak sıvı alımlarını daimi kılmalıyız.


 

Hosting

About Ana Peri

Check Also

İnci Gibi Dişler

İNCİ GİBİ DİŞLER Küçüklüğümüzde ne kadar korkardık o koltuktan, annemiz bizi dişçiye götürecek diye ödümüz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir