aloevera uyelik
Çarşamba , 18 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Davranış Problemleri

AĞIT GİBİ AĞLAMALAR (30.01.2008)


sizin verdiğiniz bilgiler çocuklarımı yetiştirmemde çok yardımcı oluyor, o yüzden teşekkürle başlamak istiyorum.
İkizlerim ayın birinde 15 aylık olacak. Biri oldukça sakin bir çocuk, ama diğeri ondan daha farklı. Bir oyuncağı paylaşamıyorlar ve hep galip gelen bir tanesi oluyor. Eğer yanlışlıkla mağdur olursa, neredeyse sürekli ağıt halinde ağlıyor. Veya istediği birşey olmadığında kendini sinirli bir şekilde arkaya atıyor ve ağıt şeklinde ağlıyor ( bu ağlama bazen gözyaşlı, çoğu zaman gözyaşsız oluyor). Hatta bugün eli kalorifere değmiş, başladı ağlamaya sanırım korktu sıcaktan (ki normalde kaloriferin sıcak olduğunu biliyor). İlgisini çekecek oyunlara yönelttim onu, sustu ama sonra yine başladı, istediği çizgi filmi izliyor, arada yine ağıt gibi ağlıyor. Sürekli gözyaşsız ağlama durumu var. Sürekli bir ağıt hali var. Kendisi için tehlikeli birşey olduğunda çaktırmadan ilgisini başka şeye çekiyorum, ama nasıl bir durumsa unutmuyor onu, başlıyor yine ağıta. Ve bu durum kendisine de zarar veriyor arkaya atıveriyor kendini, kafasını çarpacak diye korkuyorum. Ek olarak sakin çocuğumun da kızdığında kendini arkaya atma huyu var. Bütün bu durumlar için neler yapabilirim?


Cevap: bu dönem ağlama veya olumsuz davranışları olabildiğince görmezden gelerek müdahale etmeden sadece sabırla geçmesini bekleyerek azalrak yokolmasını bekleyebileceğiniz bir dönem..ilgilendiğiniz izlediğiniz her olumlu veya olumsuz davranış artar..eğer çocuğunuz başka bir sıkıntısı derdi yoksa müdahale etmenize gerek yok.








AĞLAMA KRİZLERİ (23.01.2008)


25 aylık ikiz kızlarımdan biri öğlen uykusundan çok sinirli kalkıyor. Yatağının bir köşesine çekilip iletişim kurmak istemiyor. Diğer kardeşini de uyandırıyor. Kucağıma almak istiyorum gelmiyor. Ne yapsam ikna edemiyorum. Bir süre sonra ağlama krizine giriyor. Her öğlen 45 dakika ikna etmek için terapi uyguluyoruz. Kız kardeşi de dahil. O da ”Kardeşim ağlama, annem üzülüyor” diye ikna etmeye çalışıyor. Bu ara çocuklara bakan yardımcım dışında değişen herhangi birşey yok. Daha sonra normale dönüyor ve rutin hayata devam ediyor.


Cevap: İkna etme çabalarından vazgeçin. Uyandırın ve içeride oyun için (veya sevdiği başka bir şey için) beklediğinizi söyleyin. Zamanla ağlama süresi kısalıp vazgeçecektir. Bakıcının değişmesi huzuruzluk yaratmış olabilir. Uyum sürecini de beklemek önemli.








AĞLAMA KRİZLERİ (25.12.07)


Ocakta 24 aylık olacak ikiz kızlarım var. Bunlardan biri yaklaşık on gündür her şeye ağlıyor. Giydiriken, soyunurken hatta oturduğu yerde birden ağlamaya başlıyor. Hatta zaman zaman gece ağladığıda oluyor. Fiziksel olarak hiç bir sorunu yok sağlıklı. Evde de hiç problem yok her şey eskisi gibi, acaba 2 yaş sendromuna mı girdi ? Bu konuda ne yapabiliriz?


Cevap: Yaş dönemiyle ilgili olabilir. Bu bir sendrom değil, doğal bir süreç. Ağlamaya karşı nasıl tepki verdiğiniz önemli. Fazla ihtimam, susturmaya oyalamaya çalışmalar, ağlamaların sıklığını ve şiddetini arttırabilir. Ağlasa da giydirin ve “istersen ağla, ama bunu giymen gerek”,”ağlaman bitince gel oyunumuza katıl, seni bekliyoruz” gibi daha sakin tepkiler vermeye çalışın zamanla geçer.








ANNE-BABA-ÇOCUK İLİŞKİSİ (14.11.2007)


Benim 3 yaşında tek yumurta kızlarım var. şu sıralar babayı acayip kullanmaya başladılar (işlerine geldiği gibi). ödüler, hediyeler, süprizler derken istediğimi yaptıramaz oldum. her “hayır” dememde babaya yöneliyorlar, baba da pohpohluyor. biliyorum yanlış yapıyor, ama hayır diyemeyeceğini söylüyor. Böyle olunca da kızlarıma söz geçiremez oluyorum. Ve sanki benden uzaklaştıklarını hissediyorum. Evde kuralları koyan, düzeni yapan (her ne kadar kızların işine gelmese de) benim. Acaba kızlarımla aram açılmaktansa bende mi kuralları kaldırmalıyım? Çünkü çok  babacı oldular ve bu durum açıkcası beni çok üzüyor.


Cevap: Elbette anne-baba tutarlılığı çocuklar için çok önemli. Özellikle 3 yaş civarında. Siz tavrınızı değiştirmeyin. En azından birinin kuralları iletiyor olması gerek, ama eşiniz için yardım almalısınız. Eşinizi alıp bir uzmanla görüşün. Sizin söyleminiz farklı algılanabilir. Bir uzmanın davranışlarının sonuçlarını eşinize anlatması, çocukları için en iyisini yapmaya çalışan eşinizin davranışlarını değiştirebilir.







 

ANNEANNEDE KALMALAR (02.04.2008)

 

Benim 21 aylik ikiz kIzlarIm var ve birinin sağlık sorunları nedeniyle diğeri 8 aylıkken iki ay anneannesi ile kalmak zorunda kaldı. Bu süre zarfında onu sadece bilgisayar kamerasından görmek zorunda kaldım. Kısacası anneanneye ve dedeye, dolayısıyla orada kalmaya alışık bir bebektir. Halen haftada en az iki kere bana da destek olması amacıyla annem akşamları alıp götürüyor. Fakat bu aralar aklı ermeye başladığı için “anne gitti, baba gitti” diye kısa süreli ağlamalar yapıyor, ama daha sonra unutuyor. Digeri hala rahatsız olduğu için o hep yanımızda. Sorum ise, bu durum sağlıklı olanın psikolojisinde ileride bir sorun yaratır mı? Ara ara gidip ses çıkarmadan köşelere bir yerlerin arkasına saklanıyor, oyun mu oynuyor yoksa bu bir sorun belirtisi midir?

 

Cevap: Sağlık sorunu nedeniyle bile olsa çocuklarınızı birbirinden ve sizden ayırmamanızı öneririm. Size destek olmak için anneniz sizin evinizde size yardımcı olabilir. Bu yaş döneminde her iki çocuğunuz da eşit oranda istendiklerini ve sevildiklerini hissetmeye gereksinim duyarlar. Eğer mümkünse ayrı kalmayın.





 

ANNEANNEYE İLGİSİZLİK (08.02.2008)

 

5,5 yaşında iki oğlum var. Yaklaşık 2 yıl öncesine kadar anneannemiz de bizim yanımızda kalıyordu. Şimdi de çok yakın oturduğumuz için, neredeyse hergün görüşüyoruz. Anneanne çocuklarıma çok düşkün ve onların her istediğini yapmaya çalışıyor. Buna rağmen çocuklarım anneme karşı çok soğuk ve sevgisizler. Bu duruma hem annem, hem ben çok üzülüyoruz. Yardımcı olursanız sevinirim.

 

Cevap: Anlaşılan anneanne iyi bir şey yapmaya çalışırken olumsuz ilişkiler kuruyor. Çocukların her dediğini yapmak onlara çok iyi gelmez. Aradaki mesafe ve saygı tamamen ortadan kalktığında çocuklar sınırsız ve olumsuz davranabilirler. Zaten ne yaparlarsa yapsınlar kabul edilecekleini bildiklerinden davranışlarını düzenleme gereği duymazlar. Bu durum öğretmenleriyle ilişkilerine de yansıyabilir. Çocuklarınızın davranışlarını sınırlamalı, iyi-kötü, doğru-yanlışı öğretmelisiniz.





 

ANNEDEN UZAKLAŞMA (08.02.2008)

 

Benim kızlarım 18 aylık. Bakıcım gecede benimle kalıyor, eşim görevi nedeniyle yanımızda değil. Kızlarımdan biri bakıcıya bağlanmaya başladı. Benimle oynamak istemiyor. Sürekli bakıcıyla oyun oynamak istiyor. Aynı oyunları ben de oynuyorum, ama aynı tepkiyi vermiyor. Onlarla tek tek sağlıklı zaman geçirmeye çalışıyorum, ama kabul etmiyor, yanımdan gidiyor. Nasıl davranmalıyım? Bugün kızım bakıcısına “anne” demiş. O da “ben anne değilim, anne işe gitti, ben ablayım” demiş. Bu mesele içimi çok acıttı. Diğer kızım da bana “baba” demeye başladı, sadece ağlarken bazen “anne” diyor. Bunlar niye oluyor? Nerede yanlış yapıyorum ben?

 

Cevap: Rollerde bir karışıklık olmuş gibi görünüyor. Çocuğunuzun bakıcıyla olumlu ilişki kurması çok önemli, ama belki de farkında olmadan babanın da yokluğunda çocukları paylaşmış olabilirsiniz. Durumu doğru anlamak için mutlaka görüşmek, gözlemek gerek. Bir danışmanlık alabilrsiniz.






ANNENİN İKİZLERLE OLAN İLETİŞİMİ (12.12.2007)


27 aylık ikizlerim ve onların herşeyiyle ilgilenen babaları var. Aralarında inanılmaz güçlü sevgi bağları var, babalarına çok düşkünler. Öyle ki, geceleri babalarının uyutmasını, yemeklerini babalarının yedirmesini, tuvalete dahi babalarının götürmesini istiyorlar. Başka örnek, gece uyandıkları zaman bile “sen giiit, babam gelsin” diyorlar. Ben de çok üzülüyorum. Çalışan ve ev işlerimle ilgilenmek durumunda olan biriyim, sanırım onlarla çok iyi zaman geçiremiyorum. Neler yapabilirim?


Cevap: Herşeyle baba ilgleniyor ve keyifli, kaliteli zaman geçiriyorlarsa, daha yakın bir ilişki elbette doğal. Bu sizi istemedikleri anlamına gelmez, ancak aranızda aksayan eksik kalan bir şeyler olabilir. Bu konuda dışarıdan bir bakışa gereksiniminiz var gibi görünüyor. Bir uzmanla görüşmeniz iyi olabilir.









ANNEYE DÜŞKÜNLÜK (23.01.2008)


 


Kızlarımdan biri bana çok düşkün, diğeriyle beni paylaşamıyor. Hep kendisi ile ilgileneyim istiyor. Mutfakta, odada heryerde beraberiz. Hatta tuvalete beraber girmek istiyor. Sürekli kucakta gezmek istiyor. Ağlama krizlerine giriyor. Ne yapabilirim?


 


Cevap: Yaşını bilmiyorum, ancak bunu bir sıkıntı olarak yaşadığınıza göre daha bağımsız olması gereken bir yaşata olduğunu düşünerek yanıtlıyorum. Eğer çocuğunuzun sizinle ilgili bir doyumsuzluğu sıkıntısı yok ise sizi beklemeyi ve kardeşi ile paylaşmayı öğrenmeye çalıştığını düşünebiliriz. Ağlama krizleri sizin sınırlarınızı esnetmesin. Ağlasa da tuvalete kapınızı kapatarak girin. Kucakta taşınmayacak bir yaştaysa kucağınıza almayın, yere oturun ve birlikte oyun oynamayı teklif edin. Geçirdiğiniz zamanın kalitesini arttırmaya çalışın.







 


ANNEYE DÜŞKÜNLÜK (09.01.2008)


ikiz çocukların psikolojik gelişimi için ne yapabilirim? Kitap önerebilir misiniz? Ayrıca, oğullarımdan Emre bana çok düşkün. Kardeşi ile ilgilenmemi kıskanıyor. İkisiyle de ilgilenmem gerektiğini nasıl anlatabilirim? Bana düşkünlüğün seviyesini nasıl ayarlayabilirim? Oğullarım 15 aylık.


Cevap: Sizin tüm sıkıntılarınızı halledecek bir kitap yok. Annelik sürecini sadece yaşayarak geçirebilir doğruları bulabilirsiniz. Çocuklarınızın birbirlerini kıskanmaları engelleyebileceğimiz bir şey değil. Bunu anlatmaya çalışmak, anlamalarını beklemek yerine, ikisi için de keyifli ve kaliteli zamanlar yaratmaya çalışın.







ANNEYE DÜŞKÜNLÜK (20.02.2008)


13 aylık bir kız ve bir erkek ikiz annesiyim. Bu aralar oğlum bana çok fazla düştü. Sürekli benimle benim kucağımda olmak istiyor. Kızımla hafif ilgilenmeye başladığım zaman hemen ağlayarak ilgiyi üstüne çekip onu almamı sağlıyor. Ben de kızıma fazla zaman ayıramadığım için kendimi çok kötü hissediyorum. Çalışan bir anne olarak onlarla geçireceğim zamanı en verimli şekilde kullanmaya çalışıyorum ama bu durumada çok üzülüyorum. İkiz annesi olmanın en kötü yanı bu herhalde.
Nasıl davranmamız gerektiği konusunda yardımcı olursanız sevinirim.


Cevap: Çocuklarınızın zaman zaman size olan gereksinimleri yogunlukları değişebilir. Siz zaten olabildiğince adil olmaya çalışıyorsunuz. Ancak önemli olan daha çok ağlayanın daha çok ilgiyi alabildiği gibi bir durum yaratmamaya çalışmak. Biraz ağlayabilir bekleyebilir. Sadece konuşarak geçiştirmeye çalışın “evet sen de şimdi bizimle olmak istedin…” Hemen telaşlanıp oglunuzu kucagınıza alıp yatıştırmaya çalışmayın. Tam yetebilmek için iki eşit parça olmanız gerek. Bu da mümkün olmadığına göre yalnızca yapabileceğinizin en iysini paylaşmaya çalışacaklar.








ANNEYE DÜŞKÜNLÜK (20.02.2008)



Kızlarım 30 aylıklar. Bir tanesi sürekli onunla ilgileneyim, onunla oynayım, onunla oturayım istiyor. Her istediğini ağlayarak analtıyor. Ağlamalarından sıkılımaya başladım.
Diğeri o kadar değil, kendi başına takılan ve kendini oyalayan bir çocuk. Eşim ağlayanın bu duruma gelmesine benim sebebiyet verdiğimi söylüyor, oysa ki ağladığında istediklerini yapmadığım, 45. dk ağlattığım bile oldu. Bu konuda suçlanmaktan da bıktım. Her iksiyle de oyunlar oynayan, işten gelince onlara mutlaka zaman ayıran bir anneyim. Yardımınızı rica ediyorum.


Cevap: 30 ay artık sözün devreye girmesi gereken, ağlayarak kendini ifadenin azalmış olması gereken bir zaman. 45 dk size çok uzun gelmiş belli ki, ancak aslında onlar için değil. Önemli olan ağlayarak ifade edilen talepleri yanıtlamamak. Başka bir yerde oyuna devam edin. Ağlaman bitince gelirsin diyerek bu ağlamayla ilgilenmeyin. Bitene kadar sabredin. Birkaç gününüz sürekli ağlayarak geçer, ama sonrasında bu ağlamalar azalarak biter. Verilmesi gereken mesaj ağlayarak anlaşılamayacağı için, eğer çocuğunuzun başka bir sıkıntısı olduğundan şüphelenirseniz bir danışmanlık almak faydalı olabilir.








ASABİYET (14.11.2007)




Benim 23 aylık tek yumurta ikiz kızlarım var. 1 yaşından beri de kreşe gidiyorlar. Kreşte herşeyin yolunda olduğunu, çok uyumlu olduklarını ve hiç ağlamadıklarını hocaları tarafından öğrendim. Fakat akşam ben onları kreşten aldığım zaman, evde tam bir aslan kesiliyorlar. Sürekli kapris hali ortaya çıkıyor ve herşeye ağlıyorlar. İstediklerini yaptırmak için herşeye başvuruyorlar. Kreş psikoloğumuz 2 yaş sendromu dedi, ama bu 2 yaş sendromunu nasıl ve ne zaman atlatabiliriz? Bir de sinirlendikleri zaman birbirlerini ısırma huyları var. Bu konuyu nasıl aşabilirim?


Cevap: Bu 2 yaş sendromundan çok, sizin yanınızda artan bir durum olduğuna göre sizi manipule ve idare etme yöntemi olarak çocuklarınız tarafından öğrenilmiş davranış kalıpları gibi duruyor. Çalışan ve belki de bu yüzden suçluluk hisseden bir anneyseniz, sizi kullanmak ve istediklerini yaptırmak onlar için pek de zor olmaz. Ağlama durumunu pekiştirmeyin. Tavır ve tutumlarınızla ilgili danışmanlık almak, bu dönemde geçici olarak ortaya çıkan olumsuz davranışların kalıcı olmasını engelleyebilir.








BABAANNEYE DÜŞKÜNLÜK (14.11.2007)


Anneanne ve babaanne kızlarıma 2 yıl ayrı ayrı baktılar. 3 yıldır da kreşe gidiyor kızlarım. Kızlarımdan biri artık anneannesini aramıyor, ama diğeri babaannesine çok düşkün. Ne yapmalıyım?


Cevap: Elbette bunları isteyebilir ve muhtemelen annenin ilgisini çekmek için sıkça da tekrarlayabilir. Önemli olan bu zamanları düzenlemek: “elbette babaanneni görmeye gidebiliriz. Ama şu gün şu saat…” “tabii babaanneni sevmen çok normal…” deyip duruma çok fazla dikkat göstermemek önemli. Genel sınırların çizilmesine gereksinim duyuyor gibi görünüyor.








BASKIN KARAKTER (25.12.07)


İkiz kızlarım 2 yaşında. Ayrı yumurta ikizleri ve birbirlerinden oldukça farklı karakterdeler. Zaman zaman baskın olma durumları yer değiştiriyor. Fakat biri diğerine göre tercihleri konusunda daha çok tutturan ve söylediğini kabul ettiren ısrarcı bir yapıya sahip, diğeri ise vazgeçmeyi kabullenebilen bir yapıda. Israrcı olan kedicikli tişörtü ben giyeceğim, pembe çatal benim diyor, elde edinceye kadar susmak bilmiyor (birazda geveze). Diğeri ise fazla lafı başı kaldırmadığı için diğerinin istediğini kısa süre sonra yerine getiriyor. Bizde ”yeter ki sussun da istediği onun olsun” der gibi bir izlenim bırakıyor. Bu durum aslında kendi aralarında bir denge kurmuşlar gibi görünse de, müdahale etmemizi gerektirecek bir konu var mı bilemiyorum. Israrcı olanın her dediğini kabul ettirmek istemesi rahatsız edici, fakat diğeri de bu konuda şimdilik çok rahatsız görünmüyor. İleride birikim yapıp rahatsızlık verir mi?


Cevap: Bu konuda kendi düzenlerini kurmuşlar, ama belirgin haksızlık durumlarına müsade etmeyin. Biri susmak bilmese de, ya da diğeri hemen kabul de etse “bizim evimizde böyle haksızlıklar olmaz” deyip müdahale edebilirsiniz. Bu birikimle ilgili bir şey değil, kızınızın kendini savunup hakkını arayabileceği konusunda destek olmalısınız.








BASKIN KİŞİLİK (07.11.2007)


3 yaşındaki kızlarımızdan biri kişilik olarak çok baskın ve bunu sürekli olarak kardeşine karşı kullanıyor. Sürekli bir saldırı halinde. Bazen ben güzelim sen çirkinsin ya da benim saçlarim çok uzun seninkiler çok kısa gibi sözlü saldırılarda ve genellikle de elindeki her oyuncağı almak ya da ısırmak gibi hırpalayici şekilde davranıyor. Bu durumda diğer kardeş sürekli bize sığınmaya koşuyor. Nasil davranmak gerekir hem baskın olan kardeşe hem de kendini savunmaktansa bize şikayet eden kardeşe?


Cevap: Onlar zamanla kendi ilişkilerinin dengesini bulurlar. Ama sizin davranışlarınızı ayarlamanız önemli. Size sığınan ve şikayet eden kardeşi dinlemeniz korumanız bu durumu arttırır. Taraf olmayın. Şikayet dinlemeyin. Eğer zarar verici veya kurallarınıza aykırı bir davranış olursa ceza kullanabilirsiniz.







 

BASKINLIK ARZUSU (08.02.2008)

 

Kızlarım 8 yaşındalar. Aynı ilkokulda ayrı sınıflara gidiyorlar. Evde özellikle oyunlarda sürekli birbirlerine üstün gelmeye çalışıyorlar. Bir nevi psikolojik savaş gibi. Hep biri diğerine dediğini yaptırmaya, istediğini kabul ettirmeye çalışıyor. Bana geldiklerinde ben aralarında halletmeleri gerektiğini söylüyorum ama acaba bu normal midir?

 

Cevap: Daha önce de belirttiğim gibi onların mücadelesi çok normal ve bunu tamamen engellemek mümkün değil. Ayrı sınıflara vermekle çok iyi yapmışsınız. Ayrıca aralarında halletmelerini söylemek de çok uygun bir davranış.






BAZEN DAYANAMIYORUM (05.12.2007)


Benim 3 yaşında iki oğlum var. Okul dönüşü evde bakıcı ve annem karşılıyor onları. Onlarla genellikle sakin oyun oynuyorlar. Benim eve girmem ile beraber, tüm oyuncakları ve kıyafetleri havaya atıp, çılgınlıklarının son safhasını gösteriyorlar. Eve her girdiğimde, onları azarlıyor, oyuncakları toplatıyor, devam ediyorsa ceza veriyor olarak buluyorum kendimi. Bazen ayaklarım geri gidiyor. Ağlama, çığlıklar, bağırmalar v.s. Bunun bir sonu olacak mı? Nasıl davranmalıyım? Tutarlılık ise cevap, hep aynı şekilde davranıyorum ama pes etmiyorlar. Benimle inatlaşıyor, birbirlerini azdırıyorlar. Bazen tahammül etmekte çok zorlanıyorum. Ceza olarak koltuğa oturmalarını istiyorum, o azgın zamanlarında koltuğa bile oturtmak zaman alıyor. Alay eder şekilde gülüp, kendilerini yerlere bırakıyorlar.


Cevap: Anlaşılan sizinle ilgili bir dertleri var. Eğer okulda ve evde siz yokken herşey yolunda ise, tutarlı davranıyor olabilirsiniz, ancak sanki tüm zamanınınız bu tutarlılığı ve düzeni korumaya gidiyor ve pek keyifli zaman geçiremiyor gibisiniz. Bu konuda bir danışmanlık almak sizi rahatlatabilir.








BİRBİRİNE DÜŞKÜNLÜK (31.10.2007)


Benim 3.5 yaşında ikiz kizlarım var. Bir tanesi diğerine çok düşkün, kardeşi yanında olmayınca sürekli onu istiyor. Kardeşi babaanne veya teyzede kalmak istediğinde sorun çıkartıyor, bu konuda ne önerirsiniz? Diğerinin sosyal olarak gelişmesi için ne yapmalıyım, bu bagımlılığı nasıl çözeriz?


Cevap: Bu düşkünlük bu yaş döneminde çok doğal. Bu yüzden bu dönemde ayrı sınıflarda yuva öneriyoruz. Kardeşi olmadan da var olabileceğini hissedeceği ortam ve durumlara gereksinim duyuyor. Desteklemek önemli.








BİRBİRLERİNİ GÖRMEZLİKTEN GELİYORLAR (21.11.2007)


Benim 17,5 aylık 2 erkek ikizim hala birbirleriyle hiç ilgilenmiyorlar. Öyle ki oyun oynarken bazen biri birinin üstünden geçiyor, ne üstünden geçilen, ne de geçen birbirine tepki veriyor. Ne bir bakış, ne bir ses, ne bir oyun oynamak, karşı karşıya oturtup cici yaptırıyoruz, havalara bakıyorlar. Göz teması bile kurmuyorlar. Hatta, birbirlerinden mümkün olduğunca uzak duruyorlar. Birbirlerine asla fiziksel şiddet uygulamıyorlar. Tek ilişkileri bazen birbirlerinin elinden oyuncak almak o kadar. Sizce bu niye bu şekilde ve bir ilişki kurmlarını sağlamak için ne yapabilriiz?


Cevap: Sadece kardeşler arasında yaşanan bir sorunsa, tek başına bir anlam ifade etmeyebilir. Onlar birbirlerinin varlığını bu şekilde kabul edebiliyor olabilirler. Ama diğer insanlarla da göz teması kurmuyor ilgilenmiyorlarsa bunu değerlendirmek önemli.








BİRBİRLERİNİN CANINI YAKIYORLAR (21.11.2007)


Benim iki erkek ikiz çocuğum var. 2 yaşındalar. Onların birbirlerine zarar vermeleri bizi korkutuyor. Oyun oynarken, yemek yerken, sebepsiz bir şekilde biribirlerinini canını acıtıyorlar. Biz de bazı zamanlarda ne yapacağımızı bilemez hale geldik, çünkü bu olayların büyüdükleri zaman da devam etmelerinden korkuyoruz. Nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemiyoruz, bize bu konuda yardımcı olursanız seviniriz.


Cevap: Bunlar büyüdüklerinde devam etmez, merak etmeyin. Aradaki tartışmalara katılmayın, taraf olmayın, müdahale etmeyin. Onlar kendi ilişki düzenlerini kurmaya çalışıyorlar. Karnınızda herşeyi nasıl paylaştılarsa, yine bunu oturtmaya çalışıyorlar. Çatışmaları çok normal. Gerçek bir zarar olmadıkça karışmayın. Zarar durumunda ikisini ayırın, bir süre ayrı tutun.









BÜYÜK KIZIM İKİZLERİ KISKANIYOR (09.01.2008)


Benim 35 aylık bir kızım (Naz) ve 4 aylık ikizlerim var. Son iki senedir ev hanımıyım. Bebekler doğuncaya kadar tüm zamanımı Naz ile geçiriyordum, dolayısı ile Naz bana çok bağlıydı. Kardeşleri 2 ay erken dünyaya geldi ve kardeşleri dünyaya gelmeden benim bir süre hastanede kalmam gerekti ve arkasından doğum sonrası kardeşleri kuvözde kaldığı için 16 gün boyunca Naz’ı bazen halasına ve bazen de komşuma bırakarak hastaneye gitmek zorunda kaldım. Naz kendini tamamen terk edilmiş hissetti. Doğum öncesinde Naz’ın doktoru kardeşleri doğmadan önce onu kreşe göndermemizi önerdi. Ancak yaşadığımız yer bir ilçe ve maalesef kreş bulunmadığı için hiçbir şey yapamadık. Çocuğumun psikolojisi tamamen bozuldu. Çok hırçın bir çocuk oldu. Eline geçirdiği gazete, dergi ve bunun gibi şeyleri tamamen yırtıyor ve parçalıyor. Eline geçirdiği kalem, ruj ne varsa duvarları karalıyor, halıları koltukları çiziyor. Yapma dediğim şeyleri mutlaka yapıyor. Yemek yemeyi reddediyor, tüm gün aç geziyor. Kardeşleri süt içerken mutlaka biberonla süt içmek istiyor. Etrafımızda yaşıtı hiç çocuk yok, o yüzden zamanının büyük bir çoğunluğunu evde geçirmek zorunda kalıyor ve bu durumdan çok sıkılıyor. Her istediğini ağlayarak yaptırmaya çalışıyor. Sinirlendiği zaman hırsından elimi tutup dişlerini sıkarak bana zarar vermek adına elimi sıkmaya çalışıyor. Naz kardeşleri doğmadan önce tuvalet alışkanlığını biraz geçte olsa kazanmış bir çocuktu. Geceleri bez bağlamamıza rağmen, gündüz ufak tefek kazalar haricinde tuvalet alışkanlığı vardı (Tuvalet eğitimini her tuvaleti kullandığında minik ödüller vererek kazandırmıştık). Bu hastane sürecimizde Naz tuvalet alışkanlığını tamamen bırakıp beze geri döndü. Kardeşlerine bez bağlandığından dolayı şu an o da sadece bez kullanıyor. Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, tuvalet alışkanlığını geri kazandıramadım. O kadar zor durumdayım ki, ne yapacağımı şaşırdım. Bebeklerden dolayı benimde sinirlerim yıpranmış durumda, bir de Naz’ın bu hali beni tamamen bitiriyor. İkiz bebek değil sanki üçüz bebekle uğraşıyor gibiyim. Bana ne önerirsiniz?


Cevap: Naz’ın durumu gerçekten zor. Siz de tüm süreci iyi takip etmiş ancak naz için daha uygun olacak müdahaleleri yapamamışsınız. Çok gecikmeden yaşadığınız yerde bir uzmanla iletişim kurun. Naz’ın bir terapi desteğine gereksinim duyma olasılığını değerlendirmek gerek.







 

DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ (08.02.2008)

 

15 aylık ikizlerimden her ikisi de (biri daha çok) istekleri yerine gelmediğinde yere yatıp kafasını yere vuruyor. Diğeri de ondan görüp aynı davranışı yapıyor. Akşamları eve geldiğimde daha çok bu sorunla karşılaşıyorum. Biri ile ilgilenirken, diğeri bu yönde bir davranış yapıyor ve bir şekilde ilgi çekiyor.


Bu davranıştan nasıl vazgeçirebilirim?

 

Cevap: Çocuklarınız sizinle en çabuk ve en kolay ilişki kurma yolu olarak bunu öğrenmişler belli ki. Geç kalmadan bu davranışı görmezden gelip yerleşmesini engellemelisiniz. Böyle bir davranış ortaya çıktığında göz teması kurmayın, hatta oda değiştirin. Bitince bu davranış hakkında konuşmadan ilişki kurmaya oyun oynamaya devam edin. Sizin dışınızda ilgilenenler de aynı şekilde davranmalı. Kısa sürede kaybolacaktır.

 









DAVRANIŞ FARKLILIĞI (26.03.2008)


Kızlarım geçen hafta 2 yaşlarını bitirdiler. Çok asi ve istediklerini zoraki yaptırma eğilimi fazla olmayan çocuklar. Son zamanlarda akşam eve geldiğimizde sürekli ağlama ve memnuniyetsizlik durumu yaşıyoruz. Hiçbir şekilde memnun olmuyorlar. Nasıl yaklaşırsak yaklaşalım ağlıyorlar. Biri bakıcımızla evde kalıyor, diğeri anneanneye gidiyor. Sürekli aynı kızım kalmıyor evde dönüşümlü olarak gidiyorlar anneanneye. Tüm gün ikiside gayet mutlu ve uyulu bir şekilde oynuyor, uyuyor ve diğer aktivitelerini yerine getiriyormuş. Ama akşam bizi epeyce üzüyorlar aslında bu durum hep vardı ama son 1 aydır artık dayanılmaz bir hal aldı. Nasıl yaklaşalım nasıl durumu çözelim eşimle şaşırmış durumdayız?


Cevap: Çocuklarınızın aynı evde bakıcı ve anneanneyle birlikte kalmaları daha uygundur. Muhtemelen sizin davranışlarınızla ilgili bir şeyler onların ağlamalarını artırıyordur. Ancak bunun nedenini bilebilmek için ayrıntılı bir görüşme yapmak gerekir. Ama yaşları göz önüne alındığında sınırlara gereksinim duyup sizin sınırlarınızı denemeye başladıkları bir dönemdeler. Bu durum bu sonucu yaratıyor olabilir. En sağlıklısı eşinizle bir danışmanlık alıp çocuklarınıza nasıl davranmanız gerektiğini netleştirmeniz.





DÜŞMAN BAKIŞLAR (07.11.2007)


Benim kızlarım 23 aylık ayrı yumurta ikizi. Kızlarımdan biri son günlerde istediği birşey yapılmadığında benim tarafımdan, bana sanki düşmanmış gibi bakıyor. Yani neredeyse nefret edermiş gibi. Ben eğer kararlılıkla istediğini yapmazsam bakışlarına bir de bana vurmayı ekliyor ya da ısırmayı deniyor. Fakat o bakışları beni çok üzüyor. Acaba böyle inatlaşma durumlarında ya da ağlama krizlerinde kararlı olmaya devam mı etmeliyim? Yoksa o bakışlar tekrar ortaya çıkınca sevecen mi davranmalıyım?


Cevap: Siz kararlı olmaya devam edin, size vurmasına izin vermeyin. Düşmalık söz konusu değil. Sadece sizi manipüle etmeye çalışıyor.








ERGENLİK (05.12.2007)


10 yaşına yeni girmiş iki erkek çocuğum var. Erkek çocuklarda ilk ergenlik belirtileri kaç yaşında başlar ve ilk belirtileri nelerdir?


Cevap: Bahsettiğiniz yaş dönemleri ön ergenlik diyebileceğimiz yaşlar. Ancak, her çocuğun gelişimi farklıdır. Fiziksel olarak elbette değişiklikleri gözleyebilirsiniz, ancak ruhsal olarak değişiklikler size fazla, aşırı görünebilir. Ancak unutmayın ki, bu çok zor bir geçiş dönemi. Onlar değişirken siz de değişmek durumunda kalacaksınız.








ERGENLİK (12.12.2007)


Merhaba benim de 11 yaşındaki ikizlerimden biri erkek, son derece sinirli ve agresif olmaya başladı. Konuşmaya başladığında ilk cümlesi “hayır” oluyor. Bu arada ilgi alanları da değişti. Anne ile bir şeyler paylaşmak istemiyorlar. Derslere ilgisi biraz az. Sabırlı olamak da biraz zorlaşıyor.


Cevap: Ergenlik döneminin çok doğal ve olması gereken belirtileri aslında bunlar. Oğlunuz sizden biraz ayrılarak uzaklaşmaya ve bu sayede büyümeye çalışıyor. Derslere ilgisi de mutlaka azalacak, çünkü bu dönem bu ilgiyi başka şeylere yöneltme zamanı. Israrcı ve aşırı beklentili olmayın. Gereksiz çatışmalara girmeyin. Sadece evin ve sizin kurallarınızı uygulamaya devam edin..zor olsa da sabırlı olun.








ETKİ-TEPKİ (19.03.2008)

 

27 aylık ikiz kızlarımdan biri sürekli diğer kardeşini kızdırıyor. Konuşmayı zaten çok sevdiği için, durmadan bıkmadan sözlü taciz söz konusu. Diğeri de sabrediyor sabrediyor ve dayanamayıp diğerini ısırıyor. Bu onu haklı çıkarmaz tabi fakat konu ceza vermeye geldiğinde vicdan muhasebesi yapıyorsunuz doğal olarak. “Isırmak kadar kızdırmak da yanlış, sen kardeşini kızdırma sen de kardeşin seni kızdırsa bile ısırma, çunkü ısırmak çözüm değil, beni bir daha kızdırma dersin” diyorum. Gerçekten dinliyor, aynı şekilde uyguluyor, fakat süreklilik gösterince yine ısırma teşebüsüne girişiyor. Nasıl yaklaşabilirim?

 

Cevap: Birbirlerini kızdırmak da, canlarını acıtmak da, onların arasındaki ilişkiye ait. Sorunlarınızı kendi aranızda çözün diyerek ilgilenmeyin, şikayet dinlemeyin, kimin neden haklı-haksız olduğuna karar vermeye çalışmayın. Sizin dahil olduğunuz her durum bir sonraki fırsatta tekrarlanacaktır.







DUYMAMAZLIKTAN GELME (12.12.2007)


5 yaşını dolduran ikizlerimin, özellikle işlerine hiç gelmeyen birşey söylediğimizde “örn: masanın üzerine çıkma!” bizi duymamazlıktan gelmeleri konusunda ne yapmalıyız? Aynı şeyi sürekli birkaç kez tekrarlamak ve hatta sonunda sesimizi yükseltmek zorunda kalıyoruz çoğu zaman.


Cevap: Sizin sınırlarınızdan emin olmaya çalışıyorlar. Bir şeyi defalarca söylemeyin. Bir kez söyledikten sonra alıp masanın üzerinden indirin ve ilk seferinde duymasının önmeli olduğunu hatırlatın. Bazen çatışmadan bazen ses yükseltmeden büyümelerini bekleyemeyiz zaten.








EVDE BAŞKA, DIŞARIDA BAŞKA (05.12.2007)


Bir arkadaşımın çocuğu için yardım istiyorum: oğlu 5 yaşında ve dışarıda inanılmaz derecede örnek gösterilen, son derece uslu ve akıllı, arkadaşları ve öğretmeni tarafından sevilen bir çocuk. Ama gelgelelim, evde çok başka bir kisilik; annesinin sözünü dinlemeyen, yaramazlığın doruklarında, özellikle uyku sorunu olan, yatırmasan asla uyumayan, bir başka çocuk. Bu benim de dikkatimden kaçmamıştı, dolayısıyla, annesi kendisini çaresiz hissediyor, özellikle uykusuzluğu için denemediği yol kalmadı, ben de biliyorum. Önerileriniz neler olabilir?


Cevap: Anneyle ilişkiyi değerlendirmeden bir şey söylemek zor. Ya ilişkide aksayan bir şeyler var, ya da anne sınırları koymakta zorlanıyor. İlişkilerinin kalitesi daha fazla bozulmadan arkadaşınızı danışmanlık için yönlendirmek en doğrusu.







 

FARKLI KİŞİLİKLER (16.01.2008)

 

İkiz kızlarımdan biri ile ilgili problemlerim:

*Çok bencil. Herşeye “benim” diyor. Paylaşmayı bilmiyor. Herşeyi sırayla yaptırmaya çalışıyorum. Sıra diğerindeyken, ağlamaya başlıyor. “Ama o hep yapıyor, yaptı” vs. diyor. Ben de “dün sen yaptın, sıra kardeşinde, yarın sende, sıranı bekle” diyorum. O da “ama ben azıcık yaptım” diye basıyor yaygarayı.

* İkizini çok hırpalıyor. Durup dururken vuruyor, itiyor.

* Söz dinlemiyor. Kendisini çağırırken duymazlıktan geliyor (KBB’ye götürdüm.Kulaklarında sorun yok).

* Herşeye itiraz ediyor. Mdahele edince de kendisini sevmediğimizi düşünüyor; “Ama siz bana hep karışıyorsunuz, hep benim üstüme geliyorsunuz, hep bana bağırıyorsunuz” gibi sözler söylüyor.

* Çok hareketli. Yerinde duramıyor. Hareketsiz bir tek anı uyku zamanları oluyor. Tabi uyurken de yatakta dönmelerini saymazsak…

* Sorumuz olduğunu düşünüyorum.Kreşte öğretmenleri ödev vermiş. Ben akşam eve geldiğimde, ikizi hemen ödevini bitirmiş, bizimki henüz başlamamıştı bile. Umurunda değil. Çizgi film seyretmiş ben gelene kadar. Sonrabirlikte ders çalışalım dedik. Ben ona göstermeye çalışıyorum, o masanın etrafında fır dönüyor. Daha 5 yaşında, bağırıp dersten de oğutmak istemiyorum, ama canım burnuma geldi artık. Güzellikten anlamıyor.

 

Diğeri ile ilgili problemlerim:

* İkizine ablalık taslıyor (6 dk. arayla abla da). Ben diğerine kızınca, o da benim sözlerimi tekrar edip kardeşine kızıyor.

* İkizine kızacağımı bildiği için hep şikayet ediyor. Böyle yapmaması gerektiğini söylediğimde: “Anne ben sana şikayet etmiyorum, ama kardeşim böyle böyle yaptı” diye kendini aklayıp, yine bana şikayet getiriyor.

* Çok alıngan. En ufak bir şeye kızdığım zaman çatıyor kaşlarını, büküyor dudaklarını, odasınagirip saatlerce ağlıyor.

 

Nasıl davranmalı, ne yapmalı?

 

Cevap: Söylemlerinizden anlaşılan, kızlarınız birbirlirnden ayrışmaya farklılaşmaya çalışıyorlar. Ayrı sınıf ve öğretmenlere gereksinimleri olabilir, eğer biraradalarsa. Biraradayken farklılaşabilmek için uçlara kayıyor olabilirler. Birbirleriyle rekabet içinde olmaları, sizi paylaşmakta yaşadıkları sıkıntılar doğal. Ama anlaşılan biri sizi yanında ve tatminkar hissetmekle ilgili sıkıntı yaşıyor. Sanki sizin ilginizi daha çok problem yaratan çocuk olarak çekmeyi bir yöntem olarak benimsemiş gibi görünüyor. Birlikte bir danışmanlık almanız, sizi bu kısırdöngüden rahatlıkla kurtarabilir.

 





 

GÜÇ MÜCADELESİ (02.01.08)


4 yaş ikizlerimin aralarında müthiş bir güç mücadelesi var. Birbirlerinden herhangi bir konuda (oyuncak, tv kanalı, birşeyi önce yapmak bitirmek vs) çok büyük mücadele içine giriyorlar. Ortalık süt limanken aniden kızışıveriyor. Neye uğradığımızı şaşırıyoruz eşimle. Normalde sizlerin tavsiyesi, hiçbir şeye müdahele etmemek ve aralarında çözüm yoluna gitmelerini beklemek şeklinde, biliyorum. Ama bazen sanki hiçbir şey yapmazsak birbirlerini çok ciddi yaralayacaklar. Gün geçtikçe de kuvveleniyorlar haliyle.


Evde kazaları önlemek için ne önerirsiniz? 4 yaş için hiçbir şey söylemeden ayrı ayrı odalara götrürmek sakinleşince tekrar biraraya getirmek uygun br öneri mi? Yoksa konuşmal mıyız? Ne zaman nasıl konuşmalıyız? Birbirinden ayrı ayrılarken mi? Baba ile aynı anda mı ayrı ayrı mı konuşmalıyız?


Cevap: Evet, ben kendi aralarında halletmelerini öneriyorum. Ama örneğin bir şey paylaşmaya çalışıyorken (oyuncak vs.) zarar verme noktasına kadar bekleyin ve söz konusu oyuncağı alın. Paylaşmaya karar verdiğinizde geri alabilirsiniz diyerek.
Söylediğiniz gibi konu üzerine konuşmak sakinleştikten sonra olmalı. Hem siz, hem onlar, nasıl konuşulacağı duruma göre değişebilir. Siz bir şey yapmazsanız, birbirlerini yaralamazlar, hatta belki sizin olmadığınız durumlarda mücadele bile etmezler. Yaşları gereği önemli olan sizin bakışınız.







 

HAYIRDAN NE ZAMAN ANLAR? (08.02.2008)

 

Bizim bücürler her gün yeni bir yaramazlık keşfediyorlar. Efe’nin son numarası koca sehpanın üzerine tırmanıp tv.yi kurcalamak, ayağa kalkıp davul gibi çalmak. Tabi ilk gördügümden beri “hayır oglum, olmaz, düşersin” gibi tonluca bir sesle uyarsam da tınlamıyor beyefendi, daha çok çıkmaya başladı ve kardeşine de örnek oluyor bu sefer, o da tıfıl haliyle bacak atmaya başladı masaya (olumlu davranışları örnek almıyorlar malesef). Bir iki sefer poposuna vurdum, gülmeye başladı. Soracağım şudur ki “Hayır” kelimesini nasıl anlatırız, ya da ne zamandan itibaren anlamaya başlarlar. Nasıl disipline ederiz bu bücürleri? Tabi bu daha başlangıç değil mi?

 

Cevap: Bu yaş döneminde “hayır” dediğinizde, bir sonraki eyleminiz davranışı engellemek olmalı. “Hayır” deyip devam ediyorsa, sehpadan indirmek vs gibi. Sözlerinizle davranışlarınız birbirini desteklemezse “hayır”ın tek başına bir anlamı yok.






HIRÇINLIK VE KAVGALAR (05.12.2007)


25 aylık erkek ikizlerim var. Birisi diğerine göre biraz daha güçlü durumda ve hatta aralarında 1 kg fark var. Oğullarım o kadar çok kavga ediyorlar ki anlatamam. Birinin elindeki bir oyuncağı diğeri istiyorsa, bu en bariz kavga nedeni oluyor. Güçlü olan, diğerine tekme topak vuruyor ve hatta ısırıyor. Diğeri ise, çevik olmasına rağmen kaçmıyor bile. Sadece ağlayarak bana sığınıyor ve ben korumak durumunda kalıyorum. Aslında kavga başlayınca odayı terk ediyorum, kendi başlarına halletsinler diye, her seferinde yapılanın yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyorum ama sanırım bu konuda başarısızım. Bu konuda neler yapılabilir?


Cevap: Koruduğunuz ve taraf olduğunuz sürece kavgalar devam eder. Tutarlı, net davranışınıza ihtiyaçları var. Bir gün konuşarak, bir gün yalnız bırakarak, bir gün koruyarak davranırsanız onlar da durumu anlamaz, doğru davranışı öğrenemezler. Bırakın birlikte yaşamayı öğrensinler.








HIRÇINLIK (30.01.2008)


Kızım her istediğinin yapılmasını istiyor. İtiraz edip, olumsuz yanıt aldığında ağlamaya başlayıp, hırçın davranışlar sergiliyor. Konuşmak istediğimde ilk yanıtı uzaklaşmam yönünde olup, arkamı döndüğümde geri gelmem için ağlamanın şiddetini arttırıyor. Uzun süre sebepsiz ağlıyor. İkizi olan erkek kardeşiyle oyun oynamak istemiyor – kavga ediyorlar. Yüksek sesle, ani çıkışlar yapıyor. Evden uzaklaşmak istediğini dile getirip, evde bulunan misafirleri evden kovuyor. Evden gitmek istemesi ve misafirleri kovmasına ne şekilde yanıt vermeliyim?


Cevap: Çocuğunuzun kaç yaşında olduğunu bilmiyorum, ama eğer tek sorun her istediğinin yapılması ise, özellikle ağladığında veya hırçınlaştığında istediklerini yapmayıp ağlamasına izin vermelisiniz ki o da isteklerinin yapılması için bu yöntemi kullanmaktan vazgeçsin.








ISIRMA PROBLEMİ (07.11.2007)


Benim oğullarım 22 aylık ve size danışmak istediğim ve benim çok üzüldüğüm birkaç konu var. Yardımlarınızı rica ediyorum
– Oğlum devamlı kardeşini ısırıyor vücüdunda artık morluklar oluştu, kardeşinin haricinde bir de beni ısırıyor çok canım yandı, “yapma oğlum” deyip şakadan ağladığımda çok üzülüyor, o da ağlayacak gibi oluyor ve hemen gelip sarılıyor ve de öpmeye başlıyor. Son azamanlarda da muzur muzur gülmeye başladı.
– İkisi de kızdıklarında ya da bir şeyi tuturduklarında başlarını yere vuruyorlar, çok şeyler denedim ama hala vaz geçiremedim.
-Oğlum kardeşi ne ile ilgilense, ne ile oynasa direk elinden çekerek alıyor. Ve tabii ardından kıyamet kopuyor.


Bu sorunlar bütün ikizlerde var mı ? Yardım almamız gerekiyor mu ?


Size ve bize bu olanağı sağlayan herkese çok TEŞEKKÜRLER


Cevap: Oğlunuz bunu yaşı itibarıyla oyun ilişki amaçlı yapıyor olabilir. Öncelikle kardeşler arasındaki duruma mümkün olduğunca dahil ve taraf olmamaya çalışın. Kendinizi kesinlikle ısırmasına izin vermeyin. Sıkıca tutabilir ve engelleyebilrsiniz. Her seferinde, herkes bu duruma aynı şekilde tepki vermeli. Başını yere vurma veya buna benzer diğer davranışları görmeyin izlemeyin. Bu değişiklikleri yapamazsanız yardım alın.








ISIRMA PROBLEMİ (05.12.2007)


Benim ikizlerim 1 yaşına yeni bastı. Ancak birbirlerini sürekli taklit ediyor ve ısırmaya kalkıyorlar. Dişleri yeni çıktığı için beni bile ısırmaya çok meraklılıar, özellikle biri daha meraklı. Yanlışlıkla birbirlerine yakın olsalar, hemen ısırma veya saç çekme şeklinde tepki gösteriyorlar birbirlerine. Bazen elleriyle birbirlerinin yüzünü keşfe bile çıkıyorlar.
Bu olay kendi kendine geçer mi, bu süreç içinde ben ne yapmalıyım?


Cevap: Bunlar çok doğal tanıma, anlama davranışları. Bu yaş dönemi çocuğu, dokunarak, ısıırarak iletişim kurmaya, etrafı anlamaya çalışır. Herhangi bir şey yapmaya gerek yok.







 

İHMAL Mİ O DA YOK (20.02.2008)

 

İkizlerim 15.5 aylık. Önceden de belirtmiştim, hep biri daha baskın geliyor, ağlama, dediğini yaptırma konusunda. Ama benim sorum diğeri ile ilgili… Diğer kızım bugünlerde babasına daha düşkün oldu. Tabii bu benim de hoşuma gidiyor, babasını sevmesi güzel bir şey… Ama işten eve geldiğimizde o sürekli babasını tercih ediyor, baba olunca, bana gelmiyor pek. Eğer baba yoksa benimle ilgileniyor, sarılıyor,oynuyor vs.
Bu durum nasıl çıklanabilir? Acaba diyorum diğer kızım daha mızmız olduğu için hep onunla ilgilenme durumum oldu da, diğeri çareyi babada mı buldu? Ama ben ikisiyle de ayrı ayrı zaman geçiriyorum. İkisini de ihmal etmiyorum… Bu konuda beni bilgilendirebilir misiniz?

 

Cevap: Anladığım kadarı ile ikisi de kız. Böyle bir tercih ya da yönelme çok anlamsız değil. Ancak belli ki siz kendinizi bu durumla ilgili biraz suçlu hissetmişsiniz. Bahsettiğiniz durum, biriyle daha çok ilgilenmiş olmak bu durumu tetiklemiş olabilir. Önemli olan, hem sizin hem de babanın her iki çocukla da birebir yeterli vakit geçirebilmesi.






 


İKİZ BÜYÜTMEK (05.12.2007)


İkizlerimizi büyütürken yapmamız ve yapmamamız gereken davranışlar genel olarak neler olabilir? Rahat ikiz çocuk büyütmenin yolları var mı? Tavsiyeleriniz neler olabilir?


Cevap: Bunun bir reçetesi ya da herkese uyan bir tarifi yok tabii ki. Ancak, ikiz çocuklar kendi bireysel kimliklerini oluşturmakta daha fazla zorlandıkları için, onları desteklemek önemli. Farklı kıyafetler, farklı sınıflar bu noktada oldukça önemli. Rahat çocuk büyütmenin pek yolu yok aslında. Gerekli olan, sizin rahat ve keyifli ebeveynler olabilmeniz.









İKİZ KIZLARIM ARASINDA KAVGA


21 Aylık ikiz kızlarım arasında oyuncak paylaşmada veya bizi paylaşmada kıskançlıklar olduğunda, özellikle bir tanesi diğerini ısırıyor veya saçını çekiyor. Ben sadece ikisini ayırıp birbirlerine zarar vermemelerini ve söylüyorum. Ama devam edebiliyor. Isırılan da tepki vermeden ağlayarak uzaklaşıyor.
Bu konuda yapabileceğim başka bir sey var mıdır? Bazen yanlarında olmadığımızda da böyle bir olay olabiliyor.


Cevap: Bu durum daha önce de sıkça dile geirilen sorunlardan. Böyle bir durumda olaya müdahale ettiğinizde sadece “zarar gören” kendisini korumayı öğrenememiş, zarar veren de sizi yanlarına getirmenin basit bir yolunu öğrenmiş oluyor. Taraf olmayın, müdahale etmeyin.. Can yakmadan öte ciddi zarar boyutuna varana kadar karışmayın. Ancak böylelikle bu durum azalabilir.








İKİZLERDE KISKANÇLIK (31.10.2007)



Benim 15 aylık tek yumurta ikizi oğullarım var. Yeni yeni birbirlerini kıskanmaya başladılar. Bir tanesi daha fazla kıskanıyor. Kardeşini kucağıma alsam hemen o da kucağıma yatıyor. Aynı anda ikisini de sevmeye çalışıyorum ama nasıl bir denge kurmalıyım?


Cevap: Böyle bir dengeyi sıkıntı yaşamadan kurmanız mümkün değil. Önemli olan yeterince adil davranmaya çalışmak. Birbirlerini kıskanmaları çok doğal bir duygu. Bunu yavaş yavaş onlar için dillendirebilirsiniz “ben kardeşini kucağıma alınca sen de bunu yaşamak istedin sanırım. Birazdan seni de alacağım merak etme” gibi. Herşeye yetmek mümkün değil. Onlar aralarındaki rekabetin dengesini kuracaklar merak etmeyin.








İKİZLERE KARDEŞ GELİYOR (25.12.07)


25 haftalık hamileyim ve 2 kızımız olacakmış Allahın izniyle. Eşimin ilk evliliğinden 7 yaşında bir oğlu var, son derece duyarlı bir çocuk. Bazen haftasonları gelip bizde kalıyor, mümkün olduğunca onunla vakit geçirmeye çalışıyoruz, ben de ona arkadaş olmaya çalışıyorum gücüm yettiğince. Tahmin edersiniz ki babaya son derece düşkün. Bebeklerin geleceği konusunda önümüzdeki günlerde onu bilgilendirmemiz gerekiyor. Ancak bunu en doğru şekilde nasıl yaparız bilemiyorum. Tavsiyelerinize ihtiyacım var. En son isteğim bu durumdan ötürü kırılması vs olur.


Cevap: Bunu suçluluk duymadan, keyifle, sohbet içinde iletin. Sizin kabulunüz onun da kabulünü etkiler. Sürecin içinde ve herşeyden haberdar olmak ona daha iyi hissettirecektir. Kıskanması da zaten doğal bir tarafı sürecin. Endişelenmeyin.








İKİZLERİMDEN BİRİ ÇOK HIRSLI (25.12.07)


Benim 4 yas ikiz oğullarımdan biri cok hırslı. Herhangi bir oyunda (şans oyunları dahil) galip gelmezse çok sinirleniyor. Malesef diğerine de birinci olma şansını bırakmıyor. Ben hep dengelemeye çalışıyorum ama olmuyor. Bu konuda konuşuyorum da. Hayatta kazanmak kadar kaybetmenin de olduğunu ve bunun doğal birşey olduğunu vs anlatmaya çalışıyorum. Uzun süredir bu böyle, hatta bir anekdot anlatayım. Geçtiğimiz yıl yuvada anneler günü kutlamasında, biz annelere çocukların oynadığı sandalye kapmaca oyununu oynattılar. Tüm çocuklar çok eğleniyordu. Ben birinci olamadım diye oğlum bana çok kızmıştı.
Bu belki okul hayatında iyi birşeydir. Ama ben çocuğun kendisine zarar vermesinden korkuyorum ve hırsını törpülemek istiyorum. Ne yapmalıyım?


Cevap: Siz bu durumu destekleyip pekiştirmediğiniz sürece yenilgi veya kayıplara karşı tolerans zaman içinde sosyal ortam içinde gelişecektir. Dengelemeye çalışmanız yeterli. Birinci olmadığın zaman da ben seni seviyorum mesajını sıkça verin.








İNAT (07.11.2007)


4 yaş erkek ikizlerimden bir tanesinde inat problemi var. Birşeyi tutturdu mu her yolu deneyip dediğini yaptırıyor. “Bunu ben yapacağım” deyince eğer siz yaparsanız, ne kadar haklı bir gerekçeniz de olsa, yapılani bozup en baştan kendi yapmaya calışıyor. Mesela üstünü çıkardınız ve o kendi çıkarmak istedi. Baştan giyiniyor ve kendi çıkarıyor… gibi. Mesela bir yerden bir yere yürümesi gerek, elinden çektiniz. Avaz avaz bağırıyor, elini tuttuğunuz noktaya geri dönüp kendi yürüyüp geliyor… gibi.
Bazen çok çekilmez oluyor bu durum, acele hareket etmemiz gerektiği zamanlarda özellikle. Ne yapmalıyım?


Cevap: Herşeyi kendisi yapmak istiyor. Çünkü bunu hem size, hem kendine ispatlama derdinde. Bu aslında gurur duymanız gereken bir durum. Yapabileceği herşeyi kendisinin yapmasına izin verin. Yoksa tepki verir diye değil, bir şeyleri yapabildiğini görmekten keyif aldığınız için.
Ancak, artık bazen birşeylerin kendi istediği gibi olmayabileceğini de anlamak zorunda. Haklı gerekçe sunmak, anlatmak, anlaşmak durumunda olmadan gerekli durumlarda onu bu duruma mecbur bırakın. Biraz ağlayarak, biraz üzülerek bunu öğrenir ancak.







KAPRİS, KÜSME VE İSTEDİĞİNİ YAPTIRMA (23.01.2008)


Tek yumurta ikiz kızlarımdan bir tanesi her konuda, ama akla gelen her konuda ilk olmak, ya da en iyisini (kendince) seçmek istiyor. Mesela üzerlerini giyerken… Her ikisinin de kıyafetlerini veriyorum(çoğu kıyafetleri zaten aynı tip renk), uzattığım kıyafete bakıp bir de kardeşinin kıyafetine bakıyor ve hemen kardeşinin elindekini almaya çalışayor, illa onu giyicem diye tutturuyor. Ağlama, tepinme, bağırma, kardeşine zarar vermeye kadar büyüyor olay. Ama öyle çok tükeniyoruz ki, pes edip diğer kızıma yumuşaklıkla anlatıp “bak o da aynı elbise bu seferlik giysin tamam mı kızım” vs diyerek ikna ediyoruz. Ama her seferinde olay böyle neticeleniyor. Tersi yaklaşımda bulunduğum zaman, ya işe geç kalıyorum, ya da kızımın ağlaması bağırması apartmanı inletiyor! Bu yüzden diğer kızım hep alttan alan oluyor. Ne yapabilirim bu durumda?


Cevap: Önemli olan, onun ne kadar tepindiğinden çok, sizin bunları ne kadar pekiştirdiğiniz. İkna etmeye çalışıp yumuşaklıkla orta yol bulmaya çalıştığınız sürece daha çok ağlayan bir çocuk olacaktır. İşe geç kalma pahasına “ağlaman bitsin, öyle giyinirsin” deyip içeri gidin. Siz dinlemediğinizde ve durdurmaya çalışmadığınızda ağlama daha kısa sürecektir. Ancak bunun yerleşmesi için sabrınız ve zamanınız gerekli.








KARDEŞ KISKANÇLIĞI/ZARAR VERME (31.10.2007)



Benim ilk sorunum şu, 3.5 yaşında ayrı yumurta ikizi kızlarım var. Bir tanesi sürekli ama sürekli diğerine saldırır durumda gelip geçerken bile hicbir şey yokken patlatıveriyor.
Saldırılan genelde daha geri planda soğuk diye tabir edebilecegimiz kisiliğe sahip, önce inceler ısınır, sonra yanaşır. Diğeri daha sıcakkanlıdır.
Kavga esnasında ilgilenmemeye çalıştım olmadı, ceza molası denedim olmadı, bağırdım olmadı, poposuna vurdum olmadı. Sinirlendiğinde bana da vuruyor ve sen kötüsün diyor, çok zor sakinleştirebiliyorum.


Ne yapabilirim bu konuda?


Cevap: Tartışmalar kavgalar çok doğal, normal. Onlar kendi dengelerini bulacak taraf olmayın hatta kavga durumunda çıkın kapıyı kapatın izlemeyin. “kendi aranızda bu sorunları halletmelisiniz” mesajını vermeniz önemli. Ayrı sosyal ortamları yoksa gecikmeden ayrı sınıflarda yuvaya başlatın. Kavga sonucu biri diğerine zarar verdiyse sevdiği bir şeyden o günlük yoksun bırakma cezası verin. Sizinle ilgili çatışması da bu yolla azalmalı. Devam ediyorsa bir danışmalık alın.








KARDEŞLER ARASINDAKİ İLİŞKİ (05.03.2008)


13 aylık bir kızım ve oğlum var. Kızım kardeşini sürekli seviyor, onu öpüyor saçlarını okşuyor, hep onun yanında olsun istiyor. Ama oğlum ise o yanına geldiğinde elinde ne varsa ona vuruyor, saçlarını çekiyor. Yaptığı bu davranış normal mi yoksa aralarında farkedemediğimiz bir kıskançlık mı var anlayamadık. Aralarındaki ilişkiyi düzeltmek için ne yapmamız gerektiği hakkında yardımcı olursanız sevinirim.


Cevap: Yaşları itibarı ile elbette birbirlerini kıskanıyorlar, elbette sizi paylaşmakta zorlanıyorlar. Bunlar normal tepkiler. Birarada yaşamayı öğrenmeye çalışıyorlar. Taraf olmayın, çok gerekmedikçe müdahale etmeyin.








KENDİ BAŞINA OYUN OYNAMA (09.01.2008)


7.ayını doldurmasına 1 hafta kalmış kız bebeklerim var. Son iki haftadır beni sürekli yanlarında istemeye başladılar. Aynı oda olsam bile eğer yanlarına oturup oynamazsam bana bakarak çok ağlıyorlar. Tek başıma baktığım için kucağa alışmalarını istemiyorum ve ilerisi için daha zorlanacağımdan tek başları oyalanabilsinler istiyorum. Birkaç gün yada hafta kendi hallerine bırkasam ağlayarak alışırlar mı? Ya da farklı bir yöntem öneriniz var mı? Ağlatmam psikolojileri için daha kötü sonuçlar doğurabilir mi?
Bir de birbirlerinin ellerindeki oyuncak için ve hatta birbirlerine ayakları kolları değince bile ağlıyorlar. Herşeye ağlar oldular son zamanlarda. Mızmız ve ağlayarak istediklerini yaptıran çocuklar olsun istemiyorum. Önerilerinizi bekliyorum.


Cevap: Her ağladıklarında istediklerini yapmak durumunda değilsiniz elbette.zaten ağlamasınlar diye istediklerini yapmak daha çok ağlamaları ile sonuçlanır. Ancak sanırım sizinle iletişim kurmanın yollarını arıyorlar.belki de yanlarında olduğunuzda bile yorgunluktan veya belki de başka sıkıntılardan onların gerçekten yanında olmadığınızı hissediyor olabilirler. Kucağa alıştırmayın ama daha fazla oyun oynarak eğlenmeye çalışın.








KISKANÇLIK (07.11.2007)


Oğlum ve kızım birbirlerini çok kıskanıyorlar. Hem bizi hem de kendilerini sıkıntıya düşürüyorlar. Bunun için yapabileceğimiz bir şey var mı?


Bir de oğlumun sinir nöbetleri oluyor. “Korkuyorum” bahanesiyle tuvalete, mutfağa su içmeye hep birinin onu götürmesini istiyor. Okulda gözlemliyorum, tuvalete yalnız gidiyor. Ama evde ikizini ve bizi sürekli onu getirip götrürmemiz için zorluyor. Bu konuda ne yapabilirim? Bir öneriniz olabilir mi?


Cevap: Anaokulunda işlerini kendisinin yapıyor olması evde sizinle ilişkisinde bir şeylerin aksadığını düşündürüyor. Birbirlerini kıskanmaları doğal, beklenen bir durum, ama hala belli bir düzene oturmadıysa ilişkileri, sizin duruşunuzla ilgili sıkıntılar olabilir. Ayrıntılı değerlendirmek önemli. İlkokul döneminde sıkıntılar artabilir. Geç olmadan danışmanlık alın.








KISKANÇLIK (14.11.2007)


Biri kız Bir oğlan 3,5 yaşında ikizlerim var. Her ikisi de son derece dışa dönük iletişimleri çok iyi ve genellikle çevrelerinde ilgi odağı olan çocuklar. Bir yere gittiğimiz zaman insanların ilgisi genellikle üzerimizde oluyor. Ancak gelin görün ki evde işler hiç de böyle değil. Çalışan bir anneyim. Bir süre anaokuluna devam ettiler. Öğretmenleri aralarındaki iletişimden çok memnun olduklarını belirtiyorlardı. Şimdi bir haftadır bakıcı kadın var. Fakat ne zaman evde olsak oğlum devamlı olarak kıza zarar veriyor. Saçlarından çekiyor. İtiyor. Kızım eline çöp alsa, onu almak istiyor. Sonuçta diğeri de çocuk ve kavga başlıyor. Evde olduğum süre boyunca gördüğüm, kızımın ağlaması. Uzun zamandır bu şekilde devam ediyoruz. Oğluma devamlı, “kardeşini sevmelisin, zarar vermemelisin” şeklinde telkinde bulunuyorum ama bazen tabii benim de sabrım taşıyor ve bağırmaya başlıyorum. Çünkü kızıma çok üzülüyorum. Devamlı şiddet gördüğü için. Bu konuyu görüştüğüm bir psikolog kavgadan sonra “ikisini de ayrı odalarda tutun, çıkmasınlar, böylece oğlan yalnız kaldığı için bu hareketin yanlış olduğunu anlayıp vazgeçececek” dedi. Odaya götürüyorum bir saniye oturmadan arkamdan geliyor. Bu sefer konuşmayın dedi. Bu biraz işe yaradı gibi, seninle konuşmam diyorum ama sadece o anı kurtarıyorum. Beş Dakika sonra herşeye yeniden başlıyoruz. Bana önerebileceğiniz başka bir yöntem varsa öğrenmek isterim.


Cevap: Kavgalar, rekabet genelde sizinle ilgili. Siz izlediğiniz ve ilgilendiğiniz sürece kavgalar devam eder. Anaokuluna ayrı sınıflarda devam etsinler. Konuşmama işi de çok anlamlı olmaz bir süre sonra. Bu çok mekanik bir durum değil. Eğer siz bu işin içinde olmadığınızda da devam eden ısrarlı bir davranışı varsa oğlunuzu değerlendirmek gerekli olabilir.








KISKANÇLIK (28.11.2007)


Merhaba, 8 yaşında ikiz kızlarım var. Bir tane de 5 buçuk yaşında kızım var. Küçük kızım ablalarını çookk kıskanıyor. Ben ki, çocukları arasında ayrım yapmayan bir anneyim. Ama gene de küçük kızım ikizlerin her yaptığı şeyi kıskanıyor. Hatta işin tuhaf yanı, onları dövmeye kadar götürüyor. Ablaları ise, küçük kardeşlerinin bu hareketini alttan alıyorlar. İkizler ders yapmaya başladılar mı, küçük kızımın aklına da aniden ders yapması gerektiği geliyor. Alıyor bir kağıt kalem onların yanında çizip karalıyor. Bu kıskançlığı nasıl önleyebilirim ya da en alt seviyeye nasıl indirebilirim?


Cevap: Eğer okula gitmiyorsa gecikmeden başlatın. Kendine ait ayrı bir alanı, arkadaşları olmalı. Ablalar herşeyi alttan almak durumunda değiller. Kıskanmasını engelleyemeyebilirsiniz, ama uygun olmayan davranışlarını engellemek elinizde.








KISKANÇLIK (05.12.2007)


İkizlerim 4 yasındalar ve kıskançlık krizlerimiz başladı. Bugüne kadar yaşamadığım şeyleri yaşamaya başladık. İkisi de birbirini kıskanmakta. Ayrım yapmıyoruz, ama neden böyle oldular anlayamadım. Ayrıca oğlumun şikayetlerine cevap vermiyorum ama, eve gittiğim anda, kapıdan girer girmez, yatana kadar kardeşini şikayet ediyor, daha önce söylediğiniz yöntemleri uyguladık ama nafile.


Cevap: Şikayet dinlemeyin. Sizin buna tepkisizliğinizi anlayıp kabul edene kadar belirli bir süre geçmesi gerek. Ancak ondan sonra sizinle başka şekillerde iletişim kurmaya başlayacaklar. Sabırlı olun.









KISKANÇLIK/KAFASINI YERLERE VURMA (09.01.2008)


11 aylık bir kızım ve oğlum var. Bir kaç gündür, oğlum o an için istediği olmayınca yere oturup kafasını yere vurmaya başladı. Ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Kardeşi elinden oyuncağını aldığı zaman ya da Nermin teyzeleri kızımı kucağına aldığı zaman kızıp kafasını vuruyor.
Bir de biri bir oyuncakla oynarken, diğeri de her zaman aynı oyuncağa yönelip onun elinden almak istiyor. Ne yapmam gerek?


Cevap: Aynı oyuncağı talep etmeleri ve mücadele etmeleri normal bir durum. Müdahale etmeyin, sıkıntı olursa oyuncağı alabilirsiniz bir süre için. Oğlunuz sizin ilginizi kardeşinden daha fazla çekebilmek için kendince bir yöntem bulmuş. Siz bu yöntemin ardından tepki verdiğiniz sürece bu davranış artmaya devam eder. Bakmayın, davranışınızı değiştirmeyin. İşe yaramadığını görünce vazgeçecektir.









KISKANDIRMA (23.01.2008)


25 aylık ikiz kızlarım var. Paylaşamama epeyce uzun bir süredir sorunumuz. Aslında paylaşma konusunda epey bilgililer. İşlerine gelen konularda “anneciğim, kardeşimle oyuncağımı paylaştım, bizi alkışlayabilirsin, kardeşimi çok seviyorum” diyebilme bilincindeler, fakat çoğunlukla bu durumu tercih etmiyorlar. Son zamanlarda birine kızdığımda diğeri “anneciğim beni seviyorsun, kardeşimi sevmiyorsun” diye kızdırıyor. Ben “Hayır kardeşini de seviyorum, fakat şu anda beni kızdırdı ve bu nedenle üzgünüm” desem de aynı şeyi tekrar ediyorlar. Diğeri de çıldırıyor tabi. Nasıl bir tutum takınabilirim? Ödüller, cezalandırmalar ve kızmalar aynı ortamda olmak zorunda, çünkü birine “sen dışarı çık, şu anda kardeşinle konuşmam gereken bir konu var” demem çok pratik olmuyor günlük hayatta.


Cevap: 25 aylık iki çocukla zaten çok barışçı ve sakin bir ortam hayal etmek zor. Sizin tutumunuz uygun. Sadece kızgın olduğunuzu, bunun sevgiyle ilgili olmadığını açıklamakla zaten gerekeni yapıyorsunuz. Ama bunun ardından hemen her şeyin toparlanmasını beklemeyin. Onlar kendi aralarında mücadeleye devam edecekler elbette. Onları anlaşmazlıklarıyla başbaşa bırakabilirsiniz.








KURAL KOYMA (07.11.2007)


20 aylık kızlarım var. Babaanne, dede ve eşim her dediklerini yapıyorlar. Bense kurallar koyarak daha disiplinli ve düzgün davranmaları için uğraşıyorum. Yani “hayır” diyen hep benim ve sanki büyüdükçe benden uzaklaşıyorlarmış gibi hissediyorum. Babalarına oldukça düşkün çocuklar. Bu şekilde davranarak yanlış mı yapıyorum bilmiyorum. Sizce nasıl davranmalıyım? Ben de ipin ucunu bırakırsam durum iyice kötüler diye de oldukça korkuyorum. Bu yaşlarda kurallar koymak çocukları çok mu sıkar?


Cevap: Kurallar artık olmalı. Sizin tavrınız bu noktada gerekli. Ama diğerleri sizinle işbirliği içinde davranmazsa (özellikle baba), herhangi bir kural-disiplin durumu yerleştiremezsiniz. Çocuk yetiştirme ile ilgili eşinizle birlikte danışmalık alın. Ancak bu şekilde işbirliği sağlanabilir. Çocuklar için bu olmazsa olmaz bir koşuldur. Siz tek başınıza bunu halledemeyebilirsiniz. Dışarıdan bir gözün belki sizin de fazla olabilecek davranış ve beklentilerinizi düzenlemesi önemli.








KÜFÜR (28.11.2007)


4 yasında tek yumurta ikizi erkek çocuklarım var. Çalışan anneyim. Kreşe gitmekteler. Fakat şu sıralar oğullarımdan biri çok farklılaştı. Dışarıda duyduğu kötü kelimeleri evde sarfediyor. 1 ay babaannede kaldılar, dışarıda oynamayı bilmezler ama nasıl olduysa bir yerlerden kapmış ve söylemekte ısrarlı. Uyarıyorum, güzel güzel anlatıyorum, yok yok hep aynı. Bu kelimeleri unutması için nasıl bir yol izlemem gerek?


Cevap: Bu tür şeyleri öğrenip kullanmalarını engelleyemezsiniz. Uyardığınız ve ilgilendiğiniz sürece daha çok kullanacaktır. Duymayın, ilgilenmeyin. Sanki hiçbir şey söylememiş gibi davranın. Bu davranış önce artacaktır, sonra kendiliğinden azalarak biter.








KÜFÜRLÜ KONUŞMA (09.01.2008)


Benim sorunum, kızlarımın sinirlendiklerinde kızdıklarında istediği bir şey yapılmadında hemen küfürlü konuşması, kullandıkları kelimeler ise SALAK VE MANYAK.
BU DURUMDAN ÇOK RAHATSIZIM. Uzun zamandır var. Hemen hemen her yolu denedim. Son birkaç haftadır da, ben ve babası duymazdan gelmeye çalışıyoruz. Ama hala bu kelimeleri kullanmaktan vazgeçmediler…


Cevap: Bu kelimeleri duyduğunuz ve engellemeye çalıştığınız sürece artmaya devam ederler. Duymazlıktan gelin, olumlu ve güzel konuşmaları övün destekleyin. Zamanla azalacaktır.









OĞLUM HUYSUZ, KIZIM CADI (28.11.2007)



Oğlum çok huysuz, çok kısa sure oayalanıyor, sıkılınca da hemen kucak istiyor. Kızım da huysuzlaştı. Hiç yılmadan puset, olmadı oyun parkı, olmadı yerde oyuncaklarla oyalanmasını sağlıyorum, ama nafile. Odadan çıkar çıkmaz başlıyor yaygaraya. Kızım ise oğlumu kucağa aldığımda çığlık atmaya başlıyor. Ne yapmam lazım, hiç bilmiyorum. Geceleri oğlum korkuyor, kızı da uyandırıyor Yanıma alıyorum, uyutup tekrar yatağına koyuyorum. Ne güzel 4 aydan beri alıştırmıştım, ama gene düzen şaştı. Acaba bunların hepsi beni çalışmaya başlamam olabilir mi? Hırslarını mı alıyorlar, özlüyorlar mı? Ben çok gerliyorum, ikisine birden yetemediğimi düşünüyorum. Bu durumu eşime çok yansıtıyorum. Agresif oluyorum. Ne yapmam lazım?


Cevap: Çocuklar kaç yaşında anlayamadım. Düzeninizi ayrıntılı bilmek lazım, çocukların davranışlarını anlamak için. Elbette çalışmaya başlamanız onlar için önemli bir değişiklik. Genel düzenlerini oturtmakla ilgili mutlaka danışmanlık almalısınız. Siz yetersiz hisettikçe, onlar daha huzursuz hissedeceklerdir.








 

OĞLUM İKİZLERİMİ KISKANIYOR (08.02.2008)

 

3 yaşında bir oğlum ve 3,5 aylık ikiz kızlarım var. Oğlum onları severken “kötü niyetli olmadan” çok sıkıştırıyor onları kıskanıyor. Seneye yuvaya başlayacak, şimdi ise ona özel zamanlar ayırıyorum; dışarı çıkarıyorum, evde odasında sadece ikimize ait ortamlar yaratıyorum, kardeşlerine kötü davranırsa bağırmadan üzüldüğümü ve onların da canının acıdığını söylüyorum, ama yine de mutsuz ve çoook inatçı. Ne önerirsiniz yardımınıza ihtiyacım var?

 

Cevap: Çocuğunuz bu durumu sizi paylaşmayı kabul etmeye ve alışmaya çalışıyor. Bunda çok endişelenecek bir durum yok. Yuva önemli bir rahatlama yeri olacaktır. 3,5 ay alışmak için az. Biraz daha zaman tanıyın.





 

OYUNCAK MANIA (08.02.2008)

 

4 yaş 4 aylık ikiz erkeklerimi biliyorsunuz. Biz karı koca bu maniadan kurtulmak istiyoruz. Evin her tarafı doldu taştı, bir şey değil çok oynamıyorlar bile. Korkarım ki kimsenin evinde de bu denli oyuncak enflasyonu yok (kendi arkadaşlarımın evleryle karşılatırıyorum). Her çarşıya çıkışımızda oyuncakçıların yerini de biliyorlar ya, mutlaka bizi sürüklyip bir şeyler aldırmaya çalışıyorlar. Maddi olarak zor, işin bir de manevi tarafı var. Sanırım oldukça tatminsizleştiler. Hiçbir şeyin tam olarak kıymeti yok gözlerinde. Çabuk bıkıyorlar. “Bu yeni mi?” gibi bir tavırları var beni çok rahatsız eden…

 

Ne tavsiye edersiniz? Oyuncak almamanın yolu nedir?

 

Cevap: Oyuncak almamanın, çocukları doyumsuz mutsuz yetişkinler haline getirmemenin tek yolu gereksiz oyuncak almamaktır. Evinizdeki fazlalıkları toplayın. Çocuklarınıza sadece çok sevdikleri oyuncakları saklamalarını söyleyip, gerisini çocuklarınızla birlikte ihtiyacı olan çocuklarla paylaşabilirsiniz. Bir oyuncak günü saptayın. Ayın belli bir günü. Onun dışında oyuncak almayın.

 






ÖDÜLLENDİRME (09.01.2008)


3 yaşındaki kızlarımızın biri daha kurallara uyan bir çocuk. Diğeri ise tamamen kural tanımaz olarak tabir edilebilir. Doğru davranışları ödüllendiriyoruz. Bu durumda ödüllendirilen hep bir tanesi oluyor ve diğeri de daha çok hırçınlaşıyor. Bu dengeyi nasıl kuracağız?


Cevap: İkiz çocuklar farklılaşmak adına uçlara kayan davranışlar gösterebilirler. Niye bu kadar kural tanımaz olduğunu değerlendirmek önemli. Ayrı sınıflarda olup kendi başlarına değerlendirilecekleri bir yuva deneyimi faydalı olabilir.








PAYLAŞIM (21.11.2007)



2 yaşında iki kızım var. Birbirlerinden oldukça farklılar. Genelde uyumlu olmakla birlikte, anneyi ve oyuncağı paylaşamama sorunu yaşıyorlar. Biri ile fazla ilgilendiğimde, diğeri hırçınlaşıp kardeşini hırpalayabiliyor. Ya da oyuncak kavgasının sonucu ısırmaya kadar varabiliyor. Bilinen tüm yöntemleri denedim. En etkilisi, çok zorlandığımda susmazsanız “odadan çıkıyorum” demek. Bu, onlarda terkedilme duygusu yaratır mı ya da başka bir öneriniz var mı?


Cevap: Bu bir tehdit gibi algılanabilir.”siz aranızda anlaşın, ben kavga, tartışma bitince geri gelirim” deyip odadan çıkabilirsiniz. Bırakın paylaşmaya çalışsınlar. Sonra oyuna devam edin.








SİNİRLENME VE ZORLA ÖZÜR DİLETME (28.11.2007)


3.5 yasinda ayri yumurta ikiz kızlarım var, bu aralar kızlarımdan biri çok agresif (oldum olası öyleydi ya)… En ufak bir ses yükseltmemde sinirleniyor, kusuyor, beni yemek yememek ve uyumamakla tehdit ediyor. Özur dilemeden normale dönmüyor, ses tonum iyice yumuşamadan özrümü de kabul etmiyor, artık iyice yorulmaya başladım, acayip inatçı ve tutturdum mu tutturan bir kız oldu.


Sizce ne yapmaliyim?


Cevap: Yaş dönemi ile ilgili düşününce, onun sizinle mücadelesi normal ve beklenebilir bir durum. Ama anlaşılan bu tutumuyla her seferinde kazanan o oluyor. Oysa tam tersine ihtiyacı var. Geç olmadan destek alıp, tavır ve tutumlarınızı oturtmanızda fayda var.







 

SİZ NE BİÇİM ANNE BABASINIZ (16.01.2008)

 

4,5 yaş erkek ikizlerim var. Biri son zamanlarda (yaklaşık 20 gündür) sürekli olarak mutsuz, hoşnutsuz, herşeyden şikayet eden bir konuma geçti. En ufak bir olumsuzlukta (çoğunlukla kendi yaratıyor) “siz ne biçim anne-babasınız, benim dediğim hiçbir şeyi yapmıyosunuz?”, “ben evden gidiyorum”, “beni hiç kimse sevmiyor” diyerek ağlar vaziyette sürekli olarak ikna edilmesi gerekiyor. Daha önce böyle bir şey yaşamadık, inatçı olmakla birlikte mutlu ve soz dinlerdi. Bu sözler ve tutumu beni çok üzüyor tabii. Sabrıma ben bile şaşırıyorum bazen. Bu sabah mutlu mesut uyandık, okul için hazırlanıyoruz:
– Ben bu çoraplari giymek zorunda mıyım?
– Hayır oğlum git çekmeceden istediğini al.
– Ama sen hep böyle yapıyorsun (ağlayarak) ben okula gitmeyeceğim.
– Oğlum kalk al hangi çorabı istiyorsan.
– Hayır ben çorap da giymeyeceğim, pijamalarımla gideceğim…
gibi uzayan replikler, ve ikna etmek icin dil döken ben.
Çok uzattim biliyorum ama çok örnek var, her iki taraf da bu aralar mutsuz. Ne yapmalıyım, nasıl davranmalıyım.
Sahi bu arada 10 gündür kesin kendi odalarında yatıyorlar, geceleri bizim odamıza gelmek yok, böyle bir duruma da geçtik (zor olsa da)

 

Cevap: Anlattığınız duruma yol açabilecek çocuğunuzun duygusal dengesini olumsuz etkileyecek bir şey olmadıysa, sorun olarak sadce bu durumu yaşıyorsanız (elbette daha yeni kendi odalrına geçmiş çocuklar olduklarını da düşünürsek) muhtemelen sizin sınırlarınızı tanımaya netleştirmeye çalışıyor. Böyle nedensiz kriz durumlarında yalnızca tek yanıt verin. Onu beğenmedi diye değiştirmeye, ikna ve memnun etmeye uğraşmanız bu davranışları arttırabilir. Keyifli zaman geçirdiğiniz zamanları arttırın, kriz durumlarında bırakın kendini sakinleştirmeye çalışsın. Sürekli sınırlarınızı esnetmeniz onu sınrsızlaştırabilir çünkü.






 

SORGULAMA (28.11.2007)


8,5 yaşındaki kızım gerek biz anne-babasının ve gerekse özellikle de öğretmeninin her hareketini, her söylemini sürekli olarak sorgulamakta. Biz alıştık ve elimizden geldiğince anlayabileceği mantıklı cevaplar veriyoruz, fakat öğretmeni bu durumdan rahatsız ve kendini diğer çocukların yanında değersiz hissediyor. Örn. Öğretmen ödevini yapmayan bir öğrenciye (-) eksi vermek istese kızım hemen söz isteyip, öğretmenine eksi vermezden önce ödevini yapmamasının geçerli bir nedeni olup olmadığını sormasını söylüyor. Ve bunun gibi bir sürü (öğretmenin deyişi ile) müdahale. Tabii bu durum bizi aile olarak da sürekli öğretmenle karşı karşıya getiriyor. Kızıma öğretmeni sorgulama dediğimizde de aldığımız cevap ”ben kötü bir şey yapmıyorum, söylenmesi gerekeni söylüyorum” diyor. Anne-baba olarak bu konuda ne yapabiliriz?


Cevap: Bu durum sorgulamadan ziyade, müdahale ve sınırsızlığa dönüşmüş gibi duruyor. Önemli olan, sizin aile içi ilişki biçimlerinizi anlamak ve ona göre düşünmek. Ergenlik yaklaşmadan yardım almanız önemli.







 

SOYUNUYOR… (12.03.2008)

 

Kızlarım 2,5 yaşında. Son zamanlarda bir tanesi bir şeyi alışkanlık haline getirdi. Soyunuyor. Hem de tamamen. Bunu özellikle yatakta yapıyor. Uykusu gelmediğnde yapıyor. Diğeri bunu yapmıyor.
Kızı çıplak görünce sinirlerim bozuluyor.

 

Cevap: Belki de uykusu yokken sizinle iletişime geçmek için uygun bir yöntem olduğunu düşünmüştür. Aşırı tepki vermeyin. Giyindikten sonra iyi geceler diyebileceğinizi belirtip bekleyin.





ŞARKI SÖYLEMEM VE DANS ETMEMDEN RAHATSIZLAR… (30.01.2008)


31 aylık bir kız bir erkek ikizlerim var. Ben onlara şarkı söylediğimde veya dans ettiğimde rathatsız oluyorlar beni durdurmaya çalışıyorlar. Bunun sebebini anlayamıyorum. sizin bir fikriniz var mı?


Cevap: Söylediğiniz tek başına çok anlamlı değil. Ancak gözleyerek belki rahatsızlıkları anlaşılabilir.








ŞİDDET (23.01.2008)


Benim 4 yaş erkek ikizlerimden bir tanesi (Gökçe) tipik bir erkek çocuk, diğeri (Ege) ise efendi ,ağırbaşlı ve (kendi yaşına göre) entellektüel konulara mesaklı bir çocuk. Okullarında sınıfları ayrı. Ağır olanının son birkaç haftadır kardeşine ve bize arada şiddet uygulamaya çalıştığını farkettik, bu pek normal olmayan bir durum, mizacıyla doğru orantılı değil. Önceki gün okuldan gözlüü kırık geldi. Öğretmeni iletişim defterinde açıklama yapmamış. Çocukla konuştuğumda 3 arkadaşının ismini verdi. Onun gözlerini ve ağzını kapatmışlar, o sırada bu olay olmuş. Öğretmen o sırada sınıfta değilmiş, demek ki kısa bir süreliğine de olsalar başıboş kalmışlar ve bu olay gerçekleşmiş. Ege belli ki konuyu gururuna yediremiyor, çok anlatmak istemedi, lafları ağzından zorla aldım. “Neden sana böyle bir şey yaptılar?” sorusunun cevabı “Ben salağım, ondan” oldu. Çocuklar bir de aşağılamışlar belli ki.
Saydığı çocuklardan birinin pedagojik sorunları olduğunu, bir pedagogla çalıştığını gayet iyi biliyorum, annesi açık yüreklilikle itiraf etmişti. Diğer ikisinin ismini de zaman zaman şiddet olaylarında duyardım (karnıma vurdu, vs vs), çocuklukta böyle şeyler olur, benimki de ayakta dimdik kalmayı öğrenecek diye çok dikkate almazdım. Ama bu durumu önemsedim. Çocuğun tavırlarından anladım ki zaman zaman bu zalim üçlü tarafından bazı saldırılara maruz kalıyor. İleride, okul ve sosyal yaşantısında çocukta ruhsal yaralar açacak bir durum oluşmasından korktum. Ayrıca son zamanlarda geceleri bazen uykusunda Ege’nin bağırdığını duyuyorum.
Küçük çocuklar birbirlerine çok zalim olabiliyorlar.
Benim bu konuda ne yapmamı önerirsiniz? Sınıf öğretmeni, okul pedagogu ve okul müdürüyle bir toplantı yapmam ve konuşmam mı? Ege’yle sık sık konuşup nefs-i müdafa yapmasını telkin etmek mi?
Yön gösterici önerilerinize çok ihtiyacım var. Çok fazla üzülüp yıkıldım işin gerçeği.


Cevap: Bu tür engelleyemeyeceğiniz deneyimler yaşamaya başladılar. Belli ki sizi kaygılandırmış, ancak aslında kendini koruma davranışı ancak deneyimle gelişecek bir davranış. Bence okula müdahale etmeyin. Sadece öğretmenini bilgilendirmek yeterli gibi görünüyor. Eğer uykudaki sıkıntılar devam ederse bir değerlendirme gerekli olabilir. Bu tür deneyimleri engellemek mümkün değil, ama sizinle paylaşması önemli.








TAHAMMÜLSÜZLÜK (25.12.07)



14 aylık tek yumurta ikizi kızlarımın arasında sürekli bir taklitçilik var. Bu normaldir sanırım. Ama benim merak ettiğim, çocukları birbirlerini bekelemeleri gerektiğini anlayabiliyorlar mı? Mesela birini giydirirken sürekli diğeri ağlıyor, ben anlatıyorum kendisine; “önce bu kızımı, sonar seni giydireceğim” diye. Bu durumda ne yapmam gerekiyor?


Cevap: Beklemeyi öğrenmek için de henüz erken. Beklerken mutlaka ağlayacaklar. Zamanla sıra bekleme becerisi gelişir. Birlikte keyifli vakit geçirin yeter.








ÜÇÜZLERDE KISKANÇLIK (14.03.2008)


Üçüzlerimden biri kardeşlerini beni çok kıskanıyor. Onlar bir konuda başarılı olduklarında çıldırıyor, resmen kendisi yapabileceği halde “ben yapamıyorum” diyerek vazgeçiyor ve ağlamaya başlıyor. Ona daha fazla ilgi gösterip teşvik etmeye çalışıyoruz. Hatta kardeşlerinden daha fazla birlikte oluyoruz, fakat yetmiyor, parmağını da emiyor. Kıskançlıktan yaptığını düşünüyorum, ama o konuda bir şey söylediğimizde “ben büyüyünce emmeyeceğim” diyor Ne yapalım?


Cevap: Üçüz olup bir tane anne babayı paylaşmaya çalışmak ve bu süreci hiç sıkıntısız atlatmak herhalde mümkün olmayacak bir durum. Siz uygun davranışları hepsi için elinizden geldiğince adil olmaya çalışarak zaten yapacaksınız. Ama eşitsizlikleri tamamen önlemek, ilgiyi sevgiyi gramına kadar eşitlemeye çalışarak dağııtmaya çalışmak da zaten mümkün olamayacak bir şey. Bu tür sıkıntıları gündelik hayatın doğal yaşantıları olarak görmelisiniz.








YALAN (30.01.2008)


Geçtiğimiz hafta 4 yaş ikiz oğullarımdan birinin ifadelerinden okulda aşağılanmaya maruz kaldığından şüphelenmiş ve size bu konuda nasıl bir yöntem izlemem gerektiğini danışmıştım. Okul yönetimi, sınıf öğretmeni ve okul pedagoguyla bir toplantı yaptım. Böyle bir şeyin asla mümkün olamayacağı, çocukların sınıf ortamında asla yalnız kalmadıkları bana ifade edildi. Kafamda soru işaretleriyle eve döndüm.


Oğlumun tatil süresince masum bir küçük yalanını yakaladım. Bunun üzerine geçtiğimiz konuyu tekrar sorduğumda, onu hırpalayan 3 arkadaşının aslında böyle bir şey yapmadıklarını söyledi. Şimdi bunun da bir yalan veya abartılı bir ifade olabileceğini düşünüyorum.


1- 4 yaş çocuklardan doğruyu öğrenmenin etkişli yöntemi nedir?
2- Yalan söylüyorlarsa onları doğruya nasıl yöneltebiliriz?
3- TV’de izledikleri, iyi ve kötünün karşı karşıya getirildiği şiddet içerikli çizgi filmler yalanları körükler mi?
4- Bu filmlerden çocukları nasıl sakınabilirim?


Bir anda sordum sorularımı, çünkü birbiriyle ilintililer.


Cevap: Bu yaşta zaten doğru ve yalandan bahsetmek çok uygun olmaz. Geçen sefer bu yüzden aslında okulda ne olduğunun çok önemli olmadığını anlatmaya çalıştım. Çünkü bazen hayaller, fanteziler, abartılar gerçekle karışabilir. Çocuk tam doğruyu ifade etmediğinde yalan mı diye düşünmek yerine çocuğun aslında ne ifade etmek istediğini anlamaya çalışmak daha doğru. ilkokul dönemine kadar böyle yanlış anlaşmalar olabilir. Şiddet içerikli film doğrudan yalanı körüklemez. Çocuklar bunu daha çok model alarak anne-babayı izleyerek öğrenirler. Doğruyu pekiştirmek ve model olmak uygun bir yöntem.

Hosting

Hakkında Ana Peri

5 yorum

  1. Merhabalar, Enerjinize bayıldım. Benim de 15 aylık bir kızım var. Çalışan bir anneyim. Bir konuda fikrinizi almak istedim. Uzman görüşü 🙂

    · Kızıma 6 ay ben baktım

    · 1 yaşına kadar haftada bir gün süt izni kullandığımdan 3gün ben baktım. Çalıştığım günler annem baktı

    Süt izni olan 1 gün ne kadar da önemliymiş. Süt izinlerim bittikten sonra bende sinyaller başladı. Çünkü 07:00 de evden çıkıp 19:30 da işten dönüyorum. Geldiğim andan itibaren ilgilenmeye başlıyoruz. Önce eşimle ikimiz çocuk şarkısı açıp, üçümüz birlikte oynuyoruz. Topu çok sevdiği için, şarkı eşliğinde top da oynuyoruz. Sonra yemek yiyoruz hep birlikte. Yemekten sonra durulmuşken mama sandalyesinde aktvite kitaplarımıza bakıyoruz anne kız. Adım adım setlerine üyeyiz. Onların gönderdiği materyallere bakıyoruz. Bir yerden başka bir kaba aktarma çalışmaları yapıyoruz. O sıkılana kadar. Sıkılma sinyalleri verdiğinde mama sandalyesinden kaldırıyorum. Oyuncaklarıyla oynuyoruz. Bazen banyo yapıyoruz. Sonra rutin olarak bizim yatağımıza geçip birlikte yatıp gitar tıngılatıyorum. Bi şarkımız var onu söylüyorum. O da meme emiyor mayışıyor. Sonra 21:20 gibi babaya el sallıyoruz iyi geceler diyip kendi odasına geçiyoruz ve 21:30 da uyuyoruz. Beşiğinde yatmadığından yer yatağı yaptık. Orada yatıyor maalesef. Gece de bazen 1 kere uyanıyor. Bazen tüm gece beni yanında istiyor ve meme emiyor. Yani hafta içi birlikte 2 saat vakit geçiriyoruz. Bu nedenle yorgun argın demeden kaliteli vakit geçirmeye çalışıyorum. Hafta sonu ise hep birlikteyiz. Şimdiye kadar hiç ayrı geçmedi. Hakkımızda az da olsa fikriniz olursa daha kolay yardımcı olabilirsiniz diye biraz detaylara girdim kusura bakmayın.

    Hafta içi 2 saat bana yetmediğinden maalesef işi bırakmayı bile düşündüm. Ancak doğru bir karar olup olmadığına karar veremedim. Size danışmak istediğim ilk 3 sene anne bebek bağı açısından çok önemli olduğunu biliyorum. Bu kadar uzun ayrı kalmamız, hafta içi birbirimizi çok az görmemiz sorun yaratır mı?

    Hergün işe gelirken bunu düşünüyorum 🙁 Sizin bu konuda fikriniz nedir?

    Aslında çalışan annelerin ortak sorunu bu çelişki sanırım. İnsan evdeyken zaman gerçekten heba oluyor. Ayrıca çalışmaya alışmış bir kişi evde zamanla kendini körelmiş hissedebilir ve ona ayakları üzerinde durabilen, bakımlı, mutlu bir kişilik olarak iyi bir örnek olmak düşüncesiyle işi bırakmaya cesaret edememiştim. Kızım annemle de benimle de çok mutlu. Annem zaten baştan beri hep yanımızdaydı. O yüzden çok iyi anlaşıyorlar. Hatta bana yapmadığı cilveleri anneme yapıyor. Ama annem arada bir bizde kalıyor. O zamanlar size yazdığım kaliteli zamanı pek yaşayamıyoruz. Çünkü bana konsantre olamıyor. Bir ananenin yanına gidiyor. Bir benim yanıma geliyor. Ya kafası karışıyor. Ya da ikimizin gönlünü hoş tutmaya çalışıyor 😀 Anneme anane derken, 1 aydır anne demeye başladı. Annem her seferinde düzeltiyor. Ben anane, anne işte yada anne orada diye. Aslında beni bu aralar daha çok çelişkiye düşüren de bu oldu. Sizce bu bir sinyal midir?
    İşten geri kalan tüm zamanımı onunla geçiriyorum. İşimden dolayı hafta içi 2 saat kadar az bir zaman birlikte olmamız acaba yetmediğinden mi böyle davranıyor? bilemiyorum 🙁

    Kucak dolusu seviler,Selamlar

  2. merhabalar 14 aylık ikiz kızlarım var ve bir sorunumuz var sürekli birbirlerine zarar verme ve saçlarını çekme. artık belli bir süreden sonra sabrım kalmıyor sürekli ağlamalarına ve ellerine vurmaya kadar gidiyorum; hiç istemediğim halde. ” hayır ” dan da anlamıyorlar. yardım edin lütfen

  3. SLM BENİM ÜÇÜZ 16 AYLIK ERKEK BEBEKELRİM VAR ÇOK UYSALLAR AMA BİRBİRİNE BAZEN ÇOK ZARAR VERİYOLAR ISIRIYOLLAR

  4. Merhaba benim ikilerim biri kız biri erkek ve kız cok ağlıyor ve kardeşini dövüyor ısırıyor neden bilmiyorum uyarıyorum ama dinlemiyor babasızda görevden bana bir yol ğösterin

  5. Merhaba bemim ikisi erkek ikizlerim var 15 ayli biri surekli digerini isirma derdinde. Nerse yakalarsa arkasindan kolundan belinden herherinden isirmak isityo cocgun beli. Isirik izi nasil yapmaliyim

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*