aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Uzm. Dr. Mahmut Çivilibal: Aşıların Güvenilirliği

Aşıların güvenilirliği:


Aşılar hiperaktivite ve dikkat bozukluğu sendromuna yol açar mı?


Uzm. Dr.Mahmut Çivilibal 


Enfeksiyon hastalıkları dünyada her yıl milyonlarca insanın ölmesine ve sakat kalmasına yol açmaktadır. Aşı ile korunabilir bu hastalıklar, aşı ile düzenli bağışıklama sonrası ciddi oranda azalmıştır. Bir çok ülkede olduğu gibi 1990’lı yılların başından itibaren WHO (dünya sağlık örgütünün) başarılı ve destekleyici aşı kampanyalarının sonucu ülkemizde bir çok hastalık ortadan kalkmış veya ölümcül sonuçları oldukça azalmıştır. Bu konuya en iyi örnek kızamık, verem ve çocuk felcinde yaşanmıştır.  


Çocukluk çağında uygulanabilen aşılar; verem, hepatit B, difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci, menenjit, hepatit A ve su çiçeğidir. İlk 6 aşı sağlık bakanlığı aşı programında tüm çocuklara ücretsiz yapılan aşılardır. Diğerleri ise ne yazık ki sadece özel sağlık kuruluşlarında yapılan ücretli aşılardır. Nüfusumuz büyük çoğunluğu sadece sağlık ocaklarında ücretsiz yapılan aşılarla yetinmektedir (hatta özellikle doğu ve güneydoğuda çocukların önemli bir kısmının aileleri çocuklarına aşıları yaptırmamaktadır). Bir kısım aileler sağlık ocağında yapılan aşıları yaptırıp, kalan özel aşıları satın alarak tamamlamaktadır. Bazı anne babalar ise tüm aşılarını özel doktorlarında her bebek için ayrı ve tek enjektörde sunulan aşıları tercih etmektedir.  Ancak özel doktor takibinde olan çocuk sayısı ülkemiz çocuk sayısının maalesef %5-6 sını geçmemektedir.


Ben 1990 mezunu bir tıp doktoruyum ve meslek hayatımda difteri, tetanoz, boğmaca ve çocuk felci hastalığı görmedim. Ülkemizde de zaten günümüzde eradike edilmiş (kökü kazınmış) hastalıklardır bunlar. Ancak başta menenjit ve tüberküloz olmak üzere hepatit A, B ve suçiçeği halen önemli sağlık sorunlarımızın başında gelmektedir. Bu son sayılan hastalıklar aşısız olanlarda görülür ve düzenli aşısı yapılmışlarda rastlanmaz.


Avrupa ve ABD’de durum nedir? Bizde özel yapılan aşılar dahil yukarıda sayılan tüm aşılar bu ülkelerde devlet tarafından ücretsiz olarak tüm bebeklere yapılmaktadır. Bu nedenle de son yıllarda çocukluk yaşında hiçbir olgu bildirmediler (AİDS vakaları hariç, bunlarda tüberküloz özellikle sık görülür). Hatta tıp öğrencilerine bu hastalıkları gösteremediklerinden yakınır ve aslında gurur duyarlar. Darısı başımıza!


Koruyucu hekimlikle bu kadar önemli olan aşıların yan etkileri yok mudur? Tabii ki tüm ilaçların çeşitli yan etkileri olabilir. Aşılarda en sık görülen yan etkiler ateş, lokal reaksiyon (yapılan yerde şişlik kızarıklık..), ve alerji gibi basit yan etkilerdir. Nadiren de korunmak için yapılan hastalığı aşıdan hemen sonra geçirilebilirler.  Bireysel yan etkiler ve olumsuzluklar toplumu genel anlamda korumaya engel değildir. Koruyucu olarak içine konulan maddelerin yan etkilerine gelince, öncelikle ilgili çalışmadan bahsetmeliyim.


Bilimsel bir çalışmanın kabul edilebilir olması için öncelikle kontrol grubunun olması gerekir. Yani bir hastalıkla ilgili risk faktörleri belirlenirken bireyler iki grupta ele alınır. Birincisi bu hastalığı taşıyan hasta grubu, ikinci hastalığı olmayan sağlıklı kontrol grubu. Örneğin, böbrek taşı olanlarda sıvı alımının (su içme miktarı) önemi çalışılıyorsa, hem taşı olan hastaların günlük su tüketimi hesaplanır, toplanır ve ortalaması alınır, hem de böbrek taşı olmayan gönüllü kontrol grubunda aynı işlem yapılır. İki grubun ortalama su içme miktarları istatistiksel olarak karşılaştırılır. Taşı olanların ortalaması sağlıklı olanlarınkinden düşük bulunursa, yetersiz sıvı alımının taş oluşumunda etkili olduğu kabul edilir.


Thiomersol ile ilgili spekülasyona gelince, aşılar civa, thiomersol (bu bir alkoldür ve bir çok çeşitli hastalıklarda kullanılan ilaçların içinde çeşitli alkoller vardır), alüminyum veya çinko gibi koruyucu veya aşının stabilizasyonunu sağlayan maddeler içerirler. Bu maddelerin belli bir miktarın üzerinde vücuda verilmesi kesinlikle ciddi yan etkilere yol açabilir. Ancak aşılarda bulunan ilgili madde çok küçük miktarlardadır. İçinde thiomersol bulunan karma aşı bir çocuğa belli aralıklarda toplam 5 kez uygulanmaktadır ve her maddenin bir yarılanma ömrü olduğu gibi bu maddenin de bir sonraki aşı zamanına kadar vücuttan atıldığı bilimsel olarak ortaya konmuştur. Daha da önemlisi ilgili çalışma bir çok ulusal ve uluslar arası tıp kongrelerinde (hem de yeni değil birkaç yıl önce) tartışılmıştır. En büyük handikapı kontrol grubu olmayan bir çalışma olmasıdır. Deniliyor ki aşılar hiperaktiviteyi son 15 yılda arttırdı. Bu aşılar ABD ve Avrupa’daki tüm çocuklara yapıldı, yapılmayan çocuk yok. Son yıllarda bir çok hastalıkta (kalp ve damar hastalıkları, astım, şeker hastalığı, kanser) olduğu gibi hiperaktivite de bir artış olduğu doğrudur. Ancak aşı yapılmamış çocuklardaki artış yüzdesinin ne olduğunu bilmeden ve aşı yapılanlardaki hiperaktivite yüzdesi ile yapılmayanlardaki yüzdeyi istatistiksel olarak karşılaştırmadan böyle bir sonuca varmak kesinlikle kabul edilemez. O zaman başka birisi çıkar derki, X sayıda çocukta güneş kremlerinin hiperaktiviteye etkisini araştırmak istiyorum. Güneş kremi kullanmamışları çalışmaya almaz (kontrol grubu yok) ve çalışmasında hiperaktivite sendromu sıklığı örneğin %15 bulur ise şunu söyleme hakkı doğmaz mı? Son yıllarda güneş kremi kullanımının artması hiperaktivite sıklığını artmıştır. Hatta bir başkası lüx otomobile binme ile hiperaktivite veya başka bir hastalık arasında bilimsel olmayan bir yorumda bulunabilir, kontrol grubu oluşturmadan çalışma yapmış ise.


Ben psikiyatrist değilim, ancak hiperaktivite sendromunun gelişmesi multifaktöryeldir. Genetik ve birçok çevresel faktör bu hastalığı doğurabilir. Kullandığımız her hangi bir aşı veya ilaç bu çevresel faktörlerden birisi olabilir. Ancak bugüne dek bunu ortaya koymuş hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Üstelik toplumsal aşılama mantığında kar ve zarar oranı belirlenerek ulusal politikalar belirlenir. Bir ucunda ölüm veya sakat kalma diğer ucunda bazılarında çok daha basit bir yan etki oluşabilecekse, bu aşı yapılmasını engellemez.


SONUÇ:
1. İlgili çalışma veya spekülasyon kontrol grubu olmadan yapılmış bir çalışma olup tıp dünyasında bilimsel bir kanıt olarak gösterilemez.    
2. Bireysel olarak düşünüldüğünde, bu spekülasyona rağmen biz pediatri hekimleri yukarıda sayılan tüm aşıları hastalarımıza ve kendi çocuklarımıza rutin olarak uygulamaktayız.
3. İlerleyen yıllarda gerçek bilim adamları tarafından bu spekülasyon kontrol gruplu bir çalışma ile kanıtlansa bile ben hiperaktivite riskini arttırmasını göze alarak kendi çocuğumu aşılarım. Çünkü aşılanmadığında ve bu hastalığı geçirdiğinde sakatlık veya ölümün kaçınılmaz olacağını biliyorum.


SON SÖZ: ÇOCUKLAR AĞLAMASIN, AÇ KALMASIN, HASTALANMASIN VE ÖLMESİN!


Saygılarımla,


Uzm. Dr. Mahmut Çivilibal


UYARI! Bu uzman görüşünün bütün hakları www.ikizanneleriyiz.biz’e aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin tamamının ya da bir kısmının kopyalanması, içeriğinden alıntı yapılması yasaktır. Yasal işlemler için Yasal Uyarı’yı tıklayınız.


 


 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*