aloevera uyelik
Çarşamba , 18 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Çocuklarda Karın Ağrısı

Prof Dr Tansu Salman ile “Çocuklarda karın ağrısı” konusunda yapılan bir söyleşi:


 


S: Karın ağrısı bir belirti midir, hastalık mıdır?


TS: Karın ağrısı bir belirtidir. Karın ağrısı diye bir hastalık yoktur; ancak birçok hastalığın veya patolojik durumun belirtisi olabilir. Ateş, kusma, kaka yapamama, rektal kanama, karın içinde kitle gibi, karın ağrısı da çeşitli hastalıkların belirtilerinden biridir. Karın ağrısı, çocuğun cerrahi hastalıklarının belirtileri arasında en önemlilerindendir.


S: Çocuklarda karın ağrısına yol açan etkenler nelerdir, organik kökenli ve işlevsel kökenli karın ağrıları hakkında bilgi verir misiniz?


TS: Çocukta karın ağrısı her sebepten olabilir. İlle de cerrahi olması şart değildir. Ama neden cerrahi ise, bu acil bir durumdur ve hemen tedavi edilmezse çok ciddi olaylara neden olabileceği için önemlidir.


S: Akut karın ağrıları ve kronik karın ağrıları hakkında neler söyleyebilirsiniz?


TS: Akut karın ağrısı yani ani başlayan karın ağrısı, daha çok cerrahi bir nedene bağlı olan karın ağrısıdır. Bunun dışında bazı kronik ağrılar vardır ki günlerce, aylarca hatta senelerce devam eder. Bunlara da kronik karın ağrıları diyoruz. Bu ağrılar daha çok cerrahi olmayan nedenlere bağlıdır. Çocuklarda çok sık rastlanan ve kronik ağrı olarak düşünebileceğimiz ağrıları şu şekilde özetleyebiliriz:


Sindirim sistemi ile ilgili olan kronik ağrılar en önemli olanlarıdır. Mide ile ilgili olan gastrit, ülser gibi durumlar çocuklarda da olabilir. Bunlar çocuk cerrahının yanında, özellikle çocuk gastroenteroloğunu çok ilgilendiren bir durumdur. Örneğin, midenin içinde üreyen bazı mikroorganizmalar bundan sorumlu olabiliyor ve tedavi edilmedikçe, karın ağrısı başta olamak üzere gastrointestinal sistem şikayetleri devam ediyor. Bu hastalarda cerrahi bir şey düşünülmüyorsa çocuk gastroenteroloğuyla temasa geçilip endoskopi yapılarak midesinde ülser var mı yok mu ona bakılmalıdır. Biyopsi alınması gerekebilir. Helikobacter pylori denilen bu mikroorganizmanın olup olmadığı incelenir; eğer varsa ona göre medikal yani ilaçlı tedaviye geçilmelidir.


Gastroenterit durumunda ishal ve kusma yanında, karın ağrısı şikayetleri olabilir. Bu durumun tam aksi konstipasyon denen kaka yapma zorluğu ve kaka yapamama problemleriyle, bağırsakların iyi çalışmamasıyla, kabızlık durumlarında da uzun süren karın ağrıları olabiliyor. Habitüel kabızlık denen bu durum,yanlış beslenme ve  iyi tuvalet eğitimi alamama nedeniyle oluşuyor. Bu çocuklarda rahat kaka yapamamaya bağlı olarak karın ağrıları görülebiliyor.


Bağırsağın çeşitli enflamatuvar hastalıklarında da, ülseratif kolit ve Chron gibi kronik hastalıklarda da karın ağrıları olabiliyor.


Çeşitli nedenlerle solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda da karın ağrıları olabilir. Ağır bir pnömoni tablosundan hafif bir üst solunum yolu infeksiyonuna kadar her türlü solunum problemi çocuklarda karın ağrısı olarak belirti verebilir.


 İdrar yolu enfeksiyonları da ciddi karın ağrıları yapabilir. Üriner sistemde herhangi bir tıkanma, nefrit veya basit bir alt üriner sistem infeksiyonu da karın ağrısı bulgusu ile kendini gösterebilir. Tekrarlayan idrar yolu infeksiyonlarında sünnet derisinin çıkarılması yani sünnet ameliyatı tavsiye edilir.


 Çocuklarda akut veya kronik, hiçbir hastalık bulgusu olmayan çocuklarda da karın ağrısı olabiliyor. Örneğin; çocuğun o gün hoşlanmadığı bir matematik dersi varsa, jimnastik dersi varsa, evde annesi babası bir şeye kızmışsa karın ağrısı olabilir. Bunlara psikolojik ve okul karın ağrıları diyoruz. Bu gibi durumlar çok sık görülebiliyor..


 Karın ağrısının bir belirti olarak kendisini gösterdiği bu hastalıkalarda, sadece  karın ağrıları değil, bulantı,kusma,ateş,kanama gibi başka belirtiler de olabilmekte. Karın ağrısı yakınmasıyla bir çocuk doktora gelmişse, sadece karın ağrısı değil, diğer bulgularla beraber hasta değerlendirilmeli ve altında cerrahi bir sebep yatıyor olabilir diye de, bu hastalarımız için çocuk cerrahi konsültasyonu istenmelidir. Özellikle sindirim sistemi ile ilgili akut olayların göz ardı edilmemesi için ve çok ciddi sorunlara yol açılmaması için bu çocukların çocuk cerrahı tarafından da değerlendirilmesi gerekir.


Karın ağrısı yakınmasıyla  bir çocuk geldiği zaman otomatikman biraz önce konuştuğumuz bütün karın ağrıları nedenlerini kafamızdan şöyle bir geçiriyoruz. Bu arada bizim esas üzerinde durduğumuz şey akut bir nedenle olan ve akut karın dediğimiz yani karnın içinde karın ağrısını yapabilen ciddi bir hadise. Eğer bu akut durum hemen tedavi edilmezse ya bağırsak delinecek, ya da bağırsak gangreni olacak. İşte acil cerrahi girişim olasılığı yüksek olan ve gereken girişim hemen yapılmassa morbidite ve mortalitenin artacağı bu bulguya akut karın ağrısı ve bu bulguların olduğu duruma da akut karın diyoruz. Bunların başında en sık görüleni apandisittir.


S: Apandisit çocuklarda sık görülen bir hastalık mıdır ?


TS :Halk arasında şöyle bir yanılgı vardır; çocuklarda apandisit olur mu? Aslında çocuklarda apandisit daha çok olur. Apandisit, erişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda da, akut karın tablosu yaratan, ani karın ağrısıyla kendini gösteren en önemli hadiselerden biri. Bunu çok da sık görüyoruz.. Apandisit ani bir karın ağrısı olarak başlar; daha çok göbek çevresinde başlarken saatler geçtikçe yavaş yavaş karında sağ alt bölgeye doğru gider ve orada belli bir bölgede apandisitin bulunduğu yerde lokalize olur. Bu arada karın ağrısının yanına mide bulantısı, kusma şikayetleri de eklenir, ateş olabilir, yürümede zorluk, bükülerek yürümek gibi şikayetlerle de karşılaşılabilir.


Karnı ağrıyan çocuk, çocuk doktoruna getiriliyor ve yukarıda saydığımız kronik olaylar ekarte edildikten sonra, çocuk cerrahisi konsültasyonu isteniyor. İşte burada çocuk cerrahisi ameliyat konusunda cerrahi tedavi kararını verme durumunda kalıyor. Çocuk cerrahlarının en önemli bulgusu karının elle muayene edilmesidir. Karnı ellerimizle muayene ettiğimiz zaman, sağ alt kadrandaki noktada, apandisitin bulunduğu yerde, lokalize hassasiyeti hissetmemiz bize apandisit olabilir dedirtiyor. Çocukla iyi diyaloga girmek burada çok önemlidir. Çocuk ağlayabilir; ama ağrısından mı ağlıyor, huysuzluğundan mı ağlıyor bunları anlamak çok zordur. Bunlar çocuk cerrahının görevidir. Çocukla uğraşmış olan bir genel çocuk cerrahı en iyi bu değerlendirmeyi yapabilir. Bunların yanında kan sayımı da önemlidir. Lökosit sayısını sadece apandisit için değil, tabi ki her türlü iltihabi durumda ölçülür ama apandisit karın ağrısıyla birlikte olursa yükselmesi hakikaten en önemli bulgulardan biridir.


Bağırsakların gaz durumunun ve karın içinde serbest sıvı veya hava görülebilmesi için radyolojik tetkikler gerekebiliyor. Bunlar içinde ayakta düz karın grafikleri önemli. Bu arada ultrasonografi bize yardımcı olabiliyor. Her ne kadar ultrasonografi direk olarak bu apandisittir diye bize göstermese de apandisiti teyit edici bazı bulguları yakalayarak apandisit teşhisi koyuyoruz.


Solunum, gastrointestinal sistem ve üriner sistemde başka bir hastalık var mı, başka yerlerinde bir problem var mı düşüncesiyle çocuğun tam bir fizik muayenesini tekrar yapıyoruz ve diğer olabilecek patolojileri ekarte ediyoruz. Karın ağrısı belirtisi verebilecek infeksiyon kaynaklarını araştırmak için hastanın boğazına bakıyoruz, akciğerlerini dinliyoruz ve idrar tetkiki yapıyoruz. Ama bütün bunların içinde en önemlisi olan hastanın hikayesi ve elle muayene bize çocukta apandisit teşhisini koyduruyor.


S: Apandisit teşhisi konulunca neler yapmak lazım?


TS: Çocuğun eğer karnı ağrıyorsa yapılması gereken en önemli şey ağrı kesici vermemektir. Çünkü karnı ağrıyor diye ağrı kesici verirsek, durumu maskelemiş oluruz ve tanıda geç kalınmış olunur. Bu hata yazık ki sık sık yapılıyor. Bu yüzden teşhis konulmayan karın ağrılarında ağrı kesici vermekte acele etmemek lazım ki tanıda yanılma, gecikme olmasın; çünkü gecikme olunca bu tip apandisitlerde teadvisi çok zor olan çok ciddi durumlar olabiliyor. Gecikme olursa, apandisitin patlaması, yani apandiks denilen kör barsağın delinmesi olabilir. Bu durum perfore apandisit olarak adlandırılır. İnflamasyon, iltihabı durum ve kör barsak içindeki sekresyon barsağın bu kısmını şişiriyor ve patlıyor. Eğer bu iltihaplı kör lümenin açık olan ağzı, ödem, fekoloit denen gaita taşı veya kiraz-zeytin çekirdeği gibi bir yabancı cisimle de tıkalıysa perforasyon denilen bu durum daha da kolay olabiliyor. Apandiks patlayınca bütün oradaki bağırsak içeriği karına yayılıyor ve karın içinde peritonit denilen yaygın iltihap oluyor ki bu da çok ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Bu durum sepsis, şok ve   ölümle bile sonlanabiliyor. Normal patlamamış olan akut apandisitte bir iki gün içinde hasta taburcu olabilirken, perfore apandisit dediğimiz patlamış apandisitlerde 4-5 gün, veya bir hafta, hatta daha uzun süre yatması gerekiyor hastanede. Bu arada hasta serum alıyor, antibiyotik tedavisi devam ediyor, yara enfeksiyonu ve diğer enfeksiyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu bakımdan bu duruma gelmemek için tedavide gecikmemek gerekir. Karar verdikten sonra biran önce ameliyata geçmek lazım. Unutulmaması gerekir ki, akut apandisitin tedavisi gecikmeden yapılan ameliyat yani apandektomidir.


Böyle bir durumda  karın ağrısını yapan akut apandisittir, ameliyat ile apandiksin çıkartılması gerekir ve ameliyattan sonra durum düzelir. Ancak akut apandisiti olmayan her karnı ağrıyan çocuğun   apandisitini almak çok yanlıştır. Karın ağrısının apandisit dışında söz ettiğimiz diğer nedenlerini araştırmamız gerekir. Akut apandisit acildir ve hemen tedavisi gerekir.Akut apandisit dediğimiz olay o an için olan bir inflamasyon durumudur. Eğer ameliyat edilmezse çok ciddi peritonit gibi perfor apandisit durumlara yol açıyor. Bu durum yoksa hasta zaten iyileşiyor ve ameliyata gerek kalmıyor. İşte bu iki durum arasınadaki ayırıcı tanıyı yapabilmek önemli …


Erişkin vakalarda apandisitin çıkartılması, klasik apadektomi yöntemi yanısıra, laparoskopik yöntemle de yapılabilmektedir. Laparoskopi çocuklarda erişkinlerdeki kadar sık yapılmıyor. Çocuklarda küçük bir kesi ile yapılabilen klasik apandektomi genellikle yeterli oluyor.


Akut karın ağrısının cerrahi sebepleri sadece apandisit değildir.Apandisit, karın ağrısının en sık görüldüğü bir acil cerrahi durumdur.. Başka cerrahi bir durumda da karın ağrısı olabilir .Örneğin, her türlü bağırsak tıkanıklığında, karın şişliği,kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında, çocuğun ayrıca karın ağrısı yakınması da olabilir. Bağırsak düğümlenmesi gibi bu durumlarda da biran evvel ameliyatla durumun düzeltilmesi gerekir Geç kalınırsa barsaklarda gangren, delinme ve perilonit gibi daha ciddi durumlar ortaya çıkar. Sonra, başka nedenlerden de bağırsak delinmiş olabilir. Örneğin tifoda bağırsaklarda iltihap olur buna bağlı bir delinme olabilir.Ayrıca yeni doğan devresinde, özellikle yoğun bakımda kalması gereken bebeklerde de bir kolit durumu vardır ki bu durumda nekroze olmuş bir kolittir ve buna bağlı bağırsak delinmesi olabilir.


 Boğulmuş kasık fıtıklarında da karın ağrısı olabilir. Kasık fıtığı ihmal edilmeden biran evvel ameliyat edilmesi gereklidir. Aksi takdirde fıtık boğulur ve karın ağrısına neden olabilir. Fıtığın belirtisi kasıkta şişliktir. Tek başına olan fıtık bazen ağrı yapabilir;ancak bu ağrı   daha çok kasık bölgesindedir. Karın ağrısı, yine testislerin kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanan torsiyon dediğimiz durumla da olabilir. Bu testisler eğer inmemiş ise karın içindeyse kısırlık olabileceğinden indirmek gerekir. Ayrıca karında kitle yapan durumlarda ve karın içi organlara bası durumlarında da karın ağrısı ek bir bulgu olarak kendini gösterebilir.


S: Meckel divertikülü düz bağırsak sarkması gibi karın ağrısına yol açan diğer hastalıklar ve bunların tedavi yöntemleri hakkında bilgi verir misiniz?


TS: Meckel divertikülü, cerrahi karın ağrısı yapan önemli sebeplerden biri olmakla beraber, ille de karın ağrısıyla gelmeyebilir. Meckel divertikülünün en sık   ortaya çıkma nedeni rektal kanamadır; ama kanama olmadan ağrıyla da gelebilir. Akut karın ağrıları daha çok cerrahi sebep olan ve ani başlamış olan biran önce tedavi edilmesi gereken durumlardır. Kroniklerde ise daha çok organik sebeplerle ani başlamamış uzun bir devresi olandır. Bu kabızlık olabilir, parazit olabilir, bağırsak iltihabı olabilir, idrar yolu enfeksiyonu, uzun süren akciğer problemleri olabilir.


S: Bağırsak solucanlarına bağlı karın ağrısı hakkında bilgi verir misiniz?


TS: Makatta kaşınma, ağızda fazla salya birikmesi gibi durumlar, iştahı çok iyi olmasına rağmen kilo alamama gibi durumlarda da bağırsaklarda parazit var mı diye şüphelenmek gerekir. Bu durumlarda ciddi karın ağrıları yapabilir. Kronik karın ağrısı olan çocuklarda diğer tetkikleri yaparken idrarında bir şey var mı, akciğerleri nasıl, bu arada kakasında parazit bakılması lazım; eğe parazit bulunursa hem kendisine hem de ailedeki diğer fertlere parazit ilacı verilmeli, takip edilmeli, tekrardan değerlendirilmelidir.


www.pediatrik.info


Prof.Dr.Tansu Salman’ın özgeçmişi :


1950 yılında  Eskişehir’de doğmuştur. Orta öğreminini İstanbul Amerikan Koleji’nde(Robert Koleji, RA’68), yüksek öğreminini ise Hacettepe Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır.


1975-1980   Hacettepe Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, (asistan, başasistan, uzman )


1981-1983   Amerikan Hastanesi  Çocuk Cerrahisi Uzmanı, “visiting staff”
1981-1982   İstanbul Deniz Hastanesi, Uzman Tbp Tğm
1982-1986   İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi,Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı,Çocuk Cerrahisi  Uzmanı, Araştırma Görevlisi
1986-1987  University of California (UCLA)   Çocuk Cerrahisi “Research Fellow”
1987          İstanbul Ü, İstanbul Tıp Fakültesi,Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı  Doçentliği
1990-2004  VKV Amerikan Hastanesi ,  Çocuk Cerrahisi Uzmanı, part – time
1996 Kasım-Aralık Bosna Türk Birliği ve Zenica Bölge Hastanesi, Zenica,Bosna   (Gönüllü Çalışma)


Çok sayıda kongrede başkan ve genel sekreter olarak görev almıştır. Çocuk cerrahisinde infeksiyon, beslenme, yoğun bakım ve testis konusunda birçok deneysel ve klinik çalışma yönetmiştir.


Halen İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk cerrahisi Anabilim Dalında Öğretim üyesi olarak çalışan Prof Dr Tansu Salman, 1990 yılından American College of Surgeons üyesi olmuştur (FACS). Dr Tansu Salman, 2000 yılında Avrupa Topluluğu Pediatrik Cerrahi “Board” sertifikasını almıştır.


     

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*