aloevera uyelik
Perşembe , 21 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Böcek Isırıklarına Dikkat

BÖCEK ISIRIKLARI


 


 


Oh be dünya varmış! En sonunda yaz geldi işte. Şöyle ikizlerimle çimlere uzansam, piknik yapsam, bahçelerde kumlarda koştursam ne güzel olur! Ama ya böcek ısırırsa?



Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte karşılaşabileceğimiz tehlikelerden biri de böcek ısırıklarıdır. Sonbahar mevsiminde de yazın olduğu gibi kırlık bölgelerde, tatil yörelerinde tarlalarda böcek ısırıklarına maruz kalabiliriz.


Türlü böceklerin ısırıkları veya sokmaları sonucu vücudumuza aşılanan toksinler yani zehirlere derimizde kaşıntılı benekler veya su toplayan kabarcıklar oluşur. Hassas cilt yapıları özellikle çocuklar daha fazla tepki göstermeye meyillidir. Bebekler genellikle aşırı reaksiyon göstermezler. Böcek ısırıklarına yüzler ve kollar gibi vücudun açık kalan kısımlarında olduğu kadar giysilerin altında da rastlanabilmektedir. Alerjik bünyelerde özellikle çocuklarda ısırığın oluştuğu yerden uzak bölgelerde de lekeler görülebilmektedir. Nadiren böcek sokmasından 1 ya da 2 hafta sonra, genellikle ilaca karşı gösterilen alerji olarak tanımlanan serum hastalığı ya da anafilaksi ortaya çıkabilir. Serum hastalığında ateş, halsizlik, ciltte döküntüler, eklem ağrısı ve lenf bezlerinde büyüme olur. Anafilaksi ise tansiyon düşüklüğü, vücutta kızarma ve kabarmalar (ürtiker/anjioödem), boğazda tıkanıklık hissi (larinks ödemi), bilinç kaybı, nefes darlığı ve diğer bazı belirti ve bulguların en az ikisinin bir arada olduğu bir klinik bulgu topluluğudur. Hemen tedavi edilmezse yaşamı tehdit edici özelliği vardır.


BÖCEK ISIRIKLARINI NASIL ÖNLEYEBİLİRİZ?


İkizlerimizle böcek ısırıklarından korunarak tatilimizi huzur içinde geçirebilmemiz için basit yöntemler mevcuttur:


1- Çimlerin üzerinde açık ayakkabı ve çıplak ayakla yürümemeliyiz.


2- Piknik alanlarına, çocuk bahçesine, deniz kenarına giderken parlak renkli, kol ve bacaklarımızı açıkta bırakan giysiler giymekten kaçınmalıyız.


3- Bu alanlara giderken tatlı ve bitki aromalı parfüm ve deodorant kullanmaktan kaçınmalıyız.


4- Ev ve otomobil camlarını kapalı tutmalıyız. Evlerde klima ve pencere önlerine yerleştirilecek tel düzenekler, otomobillerde ise yine klima kullanımı çözüm olabilir.


5- Böcekler tatlıdan çok hoşlanırlar. Ağzı açık bırakılmış tatlı içeceklerden kaçınmalıyız. Yiyeceklerin de paketlerini sıkıca kapatmalı, uzun süre ağzı açık bırakmamalıyız.


6- Evlerimizde çöp tenekelerinin ağzını sıkıca kapalı tutmalıyız. Çöp tenekelerinden uzak mekanlarda piknik yapmalı veya güneşlenmeliyiz.


7- Yakında uçuşan arı gördüğümüzde paniğe kapılmamalı ve saldırmamalıyız, zira, yaban arıları kendilerine saldırıldığında sokmaktadırlar, üzerimize konduğunda sakince kaldırmaya çalışmalıyız.


8- Sprey, stik ve losyon biçiminde kullanılan böcek kovucular 6-8 saatlik bir koruma sağlayabilirler. Ancak etkileri kişisel ve çevresel koşullara göre değişmektedir. Önerildikleri biçimde kullanılırlarsa genellikle güvenlidirler. Özellikle alerjik bünyeli kişilerde kontakt dermatit, rinit ve astım gibi deri ve solunum sistemi alerjiler görülebilir. Ayrıca bu tip böcek kovucular çocuklar için önerilmemektedir.


BÖCEK ISIRDIĞINDA NELER YAPABİLİRİZ?


Böcek ısırığına maruz kalındığında yapılması gereken pratik bazı çözüm yolları mevcuttur:


1- Sıcak kaşıntıyı artırdığından mümkünse serin bir yere geçmeliyiz.Bölgeye soğuk ıslak bir havlu ile kompres yapma ferahlama sağlar.


2- Kaşınma nedeniyle yara ve kabuklar oluşabilir, enfeksiyonu önlemek için antiseptik ürün kullanmalıyız.


3- Antihistamin kremler fayda sağlayabilir, ancak kremin alerji yapmamasına dikkat etmeliyiz. Gece yatmadan antihistamin şurup almak da rahatlatır.


4- Serum hastalığı veya anafilaksiye kadar giden ağır vakalarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalıyız.


5- Anafilaksi gibi ağır bir alerjik reaksiyonun gelişmesi halinde acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız. Bacakları yükseğe kaldırmalı, kolay nefes alınmasını sağlamalı (suni teneffüs gerekebilir), sokulan bölgenin üst kısmına turnike uygulamalıyız. Uygulanacak ilaç tedavisine ilgili doktor karar verebilmekte ve hasta en az 48 saat müşahede altında tutulmaktadır.


Böcek ısırıklarının çoğu birkaç gün zarfında geçer. İnatçı kaşıntı ve lekeler durumunda farklı bir neden olup olmadığının araştırılması amacıyla bir sağlık kuruluşuna danışmak gereklidir.


HANGİ BÖCEK ISIRIKLARINA KARŞI HANGİ ÖNLEMLERİ ALABİLİRİZ?


1- SİVRİSİNEK ISIRIRSA…


Antihistamin kremler sivrisinek kaşıntılarına karşı en etkili ilaçtırlar. Fazla kaşımamaya çalışmak enfeksiyonu önlemek için birebirdir. Eczanelerde satılan tablet halindeki sivrisinek koruyucular en etkili önlemdir.


2- YABAN ARISI, BAL ARISI, EŞEK ARISI SOKARSA…


Ülkemizde de sık görülen böcek sokmalarıdır. Olabilecek reaksiyon ağrı, şişme ve sokulan bölge etrafında oluşan renk değişikliğidir. Bal arısı soktuktan sonra deri içinde kalan iğneyi çıkartmaya çabalarsak venomun yani zehirin deri içine sokulmasına sebebiyet veririz. Bunun yerine bölgenin su ve sabunla yıkanması en basit ve etkili tedavidir, buz uygulanması şişliği ve ağrıyı azaltabilir. İlaç kullanımı için en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.


3- KARINCA SOKARSA…


Karınca soktuktan sonra yarım saat ila bir saat zarfında bölgesel kaşıntı ve su toplamış kabarcıklar ortaya çıkmaktadır. Enfeksiyon oluşumunu önlemek için bol su ve sabunla yıkanmalı, kabarcıklar asla sıkılma yoluyla yok etmeye çalışılmamalıdır. Doktorunuzun önereceği merhemler ve antihistaminik şuruplar kaşıntıyı azaltmak için kullanılabilir.


4- YILAN VE AKREP SOKARSA…


Yılan ısırıkları sonucu ölüm vakalarına %1 oranında rastlanmaktadır.
Tedavisinde yılan serumuna ek olarak yara bakımı, ısırık yerinin proksimaline turnike ve soğuk uygulanması, tetanoza karşı profilaksi ve analjezi gerekir. Yılan zehirinde nörotoksin ve kardiyotoksin de bulunabileceğinden hasta bu sistemlere yönelik acil girişimlerin yapılabileceği sağlık kuruluşlarında izlenmelidir. Akrep sokmalarında da akrep serumu ve yılan ısırığındakilere benzer biçimde yara bakımı uygulanmalıdır.


5- KENE ISIRIĞI! KORKULU RÜYA…


Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz Kırım Kongo hastalığına sebebiyet veren ve sonu ölümle sonuçlanabilen tehlikeli böcek ısırığıdır. Keneler, kan emerek beslenirler ve  hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (kuşlar, inek, koyun, köpek, fare vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler. Bununla beraber çimenlik alanlarda bulunan keneler, beslenmek için hayvan vasıtası olmadan doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmelerine rağmen kent merkezlerinde bulunan yeşillik alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler. Keneler kan emdikten sonra deriden ayrılırken bir sıvı salgılarlar. İşte tehlikeli virüsler bu salgı yoluyla bulaşırlar. Hayvanlar bir tepkime göstermezken, bu durum insanlar için ölümle sonuçlanabilir.


Kenelerin kan emmeleri sivrisineklerinkinden farklıdır, ağızlarında bulunan hortumlarını deriye sokar ve kanı uzun bir sürede emerler. Bu hortum üzerinde çıkıntılar mevcuttur bu nedenle cilde yapışık bir kene gördüğümüzde paniğe kapılıp ivedi hareketlerle çıkartmaya çalışmamalıyız. Çünkü bu hareketler sonucu kene sıvısını erken boşaltıp virüsün derimize nüfuz etmesine sebep olabilir. Ayrıca, kene patlayabilir virüs taşıyan sıvı cildimizde bulunan yaralar, çizikler yoluyla veya gözlerimize kaçarak yine bize bulaşabilir. Yapabileceğimiz en uygun şey bir cımbız vasıtasıyla keneyi tıpkı bir vidayı yerinden çıkartır gibi sakin ve ritmik hareketlerle ciltten çıkarmaktır. En yakın sağlık kuruluşuna başvurulduğunda virüs cilde geçmeden kenenin çıkartılması ilgili personelce gerçekleştirilebilmektedir.


Kenenin ısırması sonucu bulaşan virüsün etkileri 1-3 gün zarfında ortaya çıkmaktadır. Bazı durumlarda bizi kene ısırmaksızın kene tarafından ısırılmış hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas ettiğimizde etkileri 13 gün kadar sonra da görebiliriz. Basit semptomları ateş, kırıklık, başağrısı, halsizlik, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı, iştahsızlık, bazen kusma, karın ağrısı, ishal şeklindedir. İlk zamanlar yüz, göğüs, kol ve bacaklarda ufak cilt altı kanamaları ile gözerde kızarıklık görülebilir. Daha ağır vakalarda burun kanaması, kanlı kusma, idrar ve dışkılama ile vajinal kanamaya da rastlanabilmektedir. Hastalığın en ağır seyri ise hepatit ile karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri olarak sıralanabilir. Doktorunuzun yönlendirmesiyle bazı antivirütik ilaçlar kullanabilirsiniz. Tedavisinde geç kalınmamış olunması esastır. Henüz kene ısırığından korunmaya yönelik aşılama yapılamamaktadır.


Kene ısırığını önlemek için neler yapabiliriz?


• Keneler en fazla kırlık ve tarım alanlarında bulunurlar. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişilerin hayvanlarını sık sık kontrol edip kene yerleşimini önlemeleri gerekmektedir.


• Piknik alanlarında uzun giysiler giyme, bacakları açıkta bırakmama, paçalarımızı çorap içine sokma suretiyle kenenin vücuda ulaşmasını engelleyebiliriz. Dönüşte tüm vücut kontrol edilip yapışık kene olup olmadığını mutlaka kontrol etmeliyiz.
 
• Piknik alanlarına giderken böcek kovucular sürülebilir veya giysilere emdirebiliriz. Dikkat bu ürünleri mutlaka doktorumuza danışmalıyız. Evcil hayvanlarımızı dolaştırırken onlara da bu sıvılardan sürebiliriz.


• Vücuda yapışık kene gördüğümüzde aceleyle keneyi çıkartmak için fazla zorlamamalı, halk arasında yaygın olduğu şekliyle sigara veya kibritle yakma, kenenin üzerine kolonya, alkol veya diğer kimyasal maddeler uygulamamalıyız. Bu maddeler kenenin daha erken aşamada kusmasına ve virüs taşıyan sıvıyı vücudumuza salgılamasına sebep olabilir.


• Vücuda yapışık kene gördüğümüzde eldiven takarak ve bir cımbız yardımıyla kenenin vücuda yapışık ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola sallanarak bir vida gibi çıkarmaya çalışmalı veya bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır.


• Hasta hayvanlar ve kişiler ile temasta vücut sıvıları aracılığıyla bulaşma olabileceği unutulmamalıdır.

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*