aloevera uyelik
Çarşamba , 18 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting
Kötü beslenme alışkanlıkları anne karnında başlar

Kötü beslenme alışkanlıkları anne karnında başlar

Aşağıdaki yazı her ne kadar ABD için yazılmış olsa da pek çok açıdan bizim ülkemiz ve çocuklarımızda oluşturduğumuz beslenme alışkanlıkları için geçerli. Bu nedenle yazıyı sonuna dek okumanızı ve yorumlarınızı sayfanın en altındaki “cevapla” bölümünde paylaşmanızı rica ederiz :

Amerika’nın (ve hatta ülkemizin ) en can sıkıcı sorunlarından olan obezite ve beslenme ile bağlantılı sorunların çözümünün kökleri erken çocukluk döneminde ve hatta rahimde olabilir.

Philadelphia’daki kâr amacı gütmeyen bir araştırma kuruluşu olan Monell Chemical Senses Center’ın araştırmacıları, gebelik ve emzirme döneminde, farklı ve çeşitli yemek alışkanlıkları olan annelerin bebeklerinin farklı tatlara daha açık olduğunu bulmuşlar. Ayrıca, bu bebeklerin, beslenme alışkanlıklarını çocukluk ve yetişkinlikte de sürdürdükleri saptanmış. Araştırmacılar, bebeklik dönemlerinde gelişen tat tercihlerinin yaşam boyu sürdüğüne inanıyorlar. Aslında, yürümeye başladığı dönemden itibaren -yani 1-1,5 yaş civarı- çocuğun beslenme alışkanlıklarını değiştirmek son derece zordur.

Monell Center’ın biyopsikolojist ve araştırmacılarından Julie Mennella şöyle diyor : “Çocukların ilk yıllarındaki beslenme tercihlerinden, daha sonraki dönemlerde nasıl besleneceklerini tahmin edebiliyor olmamız çok ilginç.” Ve ilave ediyor “erken çocukluk döneminde farklı beslenme modelleri denenebilse bile artık bu alışkanlıklar oluştuktan sonra değiştirmenin ne kadar zor olduğunun tanığı ebeveynlerdir.

Bu sonuçların Amerikalıların gelecekteki sağlığı üzerinde çok derin etkileri olabilir. Amerika Birleşik Devletleri nüfusunun %70’i şişmanlık veya obezite ve bunlara bağlı olarak hızla artan kronik hastalıklardan şikâyetçi. İşlenmiş ve rafine gıdalarla aşırı beslenen çoğu ebeveyn, kendi çocuklarını da aynı şekilde beslemiş oluyor ve böylelikle, çocuklarına, yaşam boyu kullanacakları, çok dar bir tat tercih aralığı sunmuş olabiliyor.

Monell araştırmacıları, tat tercihlerinin gelişiminin birkaç hassas dönemini belirledi. Bunlardan biri, annenin hamile olduğu dönem ile emzirdiği dönemlerde nasıl beslendiğinin çok önemli olduğu bebeğin 3,5 aylıktan önceki dönemidir. “Bizim temel inancımız, bizim insanlar olarak evrim sırasında hem rahimde hem de emdiğimiz süt yoluyla aldığımız mesajlarla, hangi tatların kabul edileceğini öğrenerek büyürüz.” diyor Monell Center’ın Direktörü Gary Beauchamp. Devam ediyor “Bebeklik döneminde sebzeler gibi çeşitli tatlarla karşılaşmış bebekler, ileriki dönemlerde sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmeye daha istekli oluyorlar.”

Annenin beslenme alışkanlığının bebeğe etkisinin yaşam boyu devam etmesinin bir diğer yönünü de Mr. Beauchamp şöyle açıklıyor : ”Bu alışkanlıklarla erken tanışmanın tek etkisi bu tatları tercih etmek değil, ayrıca da bunlarla duygusal bağlılık oluşturmaktır.

Güney Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi FoodPlus Araştırma Merkezi’nde yapılan bir başka araştırmada, bebekliğinde annesi yoluyla, lezzetli, yüksek enerjili yağ oranı çok yüksek abur cubur gıdaya maruz kalan çocukların büyüdüklerinde aynı diyet tercihlerini yaptığı görülmüş. Bir kemirgen üzerinde yapılan araştırmada, çok fazla abur cuburla beslenen annenin bebeğinin beyninde normalden daha duyarsız bir “ödül yolu” geliştiği bulunmuş. Bunun anlamı bebeği büyüdüğünde motive edecek uyarıcıların etkisinin azalması, bebeğin duyarsızlaşması demektir. Mısır cipsi ve kakaolu fındık ezmesi gibi gıdalarla beslenen annelerin bebeklerinde –uyuşturucu gibi alışkanlık yaratan – alıcı genlerin arttığı görülmüştür ki bunun sonucunda bebeğin savunma mekanizması sonraki dönemde şekerli ve yağlı gıdalara karşı duyarsızlaşacaktır.  FoodPlus’dan Dr. Jessica R. Gugusheff bu durumu şöyle açıklıyor: “ Bu, bir kişiyi uyuşturucuya alıştırmakla yanı şeydir, ikisi de beyinde tatmin duygusunu zayıflatmak yoluyla etki eder. Bir kişi uyuşturucuya bağımlı olursa, uyuşturucunun etkisi giderek bu kişide zayıflar, tatmin olmak için dozu giderek arttırmak gereksinimi duyar bu kişi. Beyindeki ödül yolunun hissizleşmesi aynı etkiyi yapar. Böylece anne karnında abur cuburla tanışmış olan bebek, ileride aynı bir uyuşturucu bağımlısı gibi giderek artan dozda bu yiyecekleri arar.

Monell’den Ms. Mennella araştırma sonucunda, şekerli tatların bebeklerde ve çocuklarda ağrı kesici etkiye sahip olduğunu- örneğin ağlamalarını azalttığını-, ağızlarında şeker olduğu durumda daha soğuk banyo suyuna daha fazla dayanabildiklerini belirlemiş. Ayrıca obez çocuklarda aynı miktar şekerin normal çocuklara göre daha az etki yaptığını, aynı sonucu elde etmek için bu çocuklarda şeker miktarını arttırmak gerektiğini de ilave etmiş.

Bu araştırmalar, ister çocuk ister bebek gıdaları olsun, kalitesiz gıdaların marketlerde pazarlanmasının ahlak dışı yanını vurguluyor.

CDC (Centers for Disease Control and Prevention- Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi) verilerine göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde annelerin yalnızca %15’i bebeklerini ilk altı ay emziriyor. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ise en az 2 yaşına kadar bebeklerin emzirilmesini tavsiye ediyor. Fakat milyar dolarlık boyutuyla patlama yaşayan ABD hazır bebek gıdaları pazarının %98’i üç firmanın elinde. Bu firmaların iddiasına göre, hazır bebek gıdaları sadece kullanılabilir değil aynı zamanda doğal gıdalara üstün yanları ile yararlı ve gereklidir. Bu pazar yalnızca 2013’te 5 Milyar USD mertebesine ulaşmıştır.

Anne karnında sağlıksız beslenme alışkanlıkları kazanmış obez çocukları ve yetişkinleri nasıl suçlayabiliriz? Amerika’da obezite ve beslenme ile bağlantılı hastalıklara eğilim yönündeki bu gidişi tersine çevirmek için, işlenmiş gıda ve bebek gıdaları sektörünü düzene sokmak ve çocuklar için zararlı gıdaların satılmasını ve satın alınmasını önlemek için üzerlerinde uyarıcı etiketler konulmasını zorunlu hale getirmek iyi bir yöntem olabilir. Hep birlikte bu yolla, gelecek nesillere sağlıklı yetişkinlerden oluşma şansını verebiliriz !

Kaynak : Kristin Wartman, Aralık 1, 2013, The New York Times’da gazeteci ve “how the industrial food system is changing our minds, bodies and culture” (endüstriyel gıdalar, düşüncelerimizi, vücudumuzu ve kültürümüzü nasıl değiştiriyor) kitabının yazarı.

Hosting

Hakkında Ana Peri

Bir yorum

  1. Ben hamilelik ve emzirme doneminde çok çeşitli ,çok düzenli ve sağlıklı beslenmiş olmama rağmen ikizlerimden birisi maalesef yemek yemiyor,tek renk yiyecekleri tüketmeye başladı,yayla çorbası,yoğurt,ekmek,makarna vb yiyecekler dışında ne yaptıysam yediremedim.Ailede herkes herşeyi yer.özellikle ona baskı yapmadan,dediğni değil gördüğünü yapar mantığından yola çıkarak hep beraber masaya oturuyoruz ama nafile.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*