Cuma , 15 Aralık 2017
Hosting



web hosting

Umut penceresi sakini

Beni eskiden beri çok etkileyen bir kısa öyküyü paylaşmak istiyorum bugün sizlerle. Kendi yorumumu da yazının sonuna bırakıyorum.

 

Yer, bir hastane odası. Dizi dizi yataklar, gözünün feri kaçmış hastalar, yaşam ışığının izinin arandığı kocaman bir koğuş…

 

Umutsuz, uzun süreli hastaların koğusu burası. Koğus sakinleri haricinde çok az ziyaretçisi vardır buranın. Bir şanslı hasta vardır bu kocaman koğuşta; koridor gibi uzanan koğuşun sonunda küçücük tek bir pencerenin önündeki. Bütün dünya’nın umudu, sıcaklığı olan küçücük bir aydınlık; kocaman bir aydınlık, Dünyası buradan ibaret olanlar için…

 

Pencere kenarındaki yatağın sakini bıkıp usanmadan anlatır, sağlığı izin verdikçe :

 

–          Olağanüstü bir güzellik bu! Bu kadar rengin bir arada olduğunu görmemişsinizdir hiç! Şu ağaçların yeşilini,  gökyüzünün mavisini, çiçeklerin binbir rengini görmek gerek!..

 

der ve doğayı küçücük pencereden içeri taşır. Diğerleri heyecanla dinlerler, defalarca dinledikleri bu güzellikleri. Lakin günü gününe uymaz pencere sakininin, zaten hastadır, yorgundur. Sessiz kaldığı anlar, günler olur. Diğerleri için için söylenir. “ne kadar bencil herşeyi kendine saklıyor…”.

Günler geçtikçe içlerindeki kıskançlık büyür, büyür… Ta ki pencere sakini çilesini doldurana dek…

 

Koğuşta bir heyecan dalgası dolaşır. Acaba bu güzel yere kim seçilecektir?.. Nihayet görev birine düşer, seçilen bütün bitkinliğine karşın, canlanır ve hatta yardımcı olur taşınmada görevlilere. Sırtını yaslar yastığına ve heyecanla bakışlarını çevirir penceye… Gördüğü manzara irkilticidir : simsiyah bir duvar!

 

Kısa sürer şaşkınlığı, zaten uzun sürmesine izin vermezler, sorular peşi sıra gelir. “ne görüyorsun?”, “anlatsana!”…

Yutkunur bir, sonra başlar anlatmaya pencerenin yeni sakini :

 

–          olağanüstü bir güzellik bu!….

 

Herbirimizin yaşamda bir boyutuyla umut penceresi sakini olduğumuzu düşünmemiz gerek. Ve seçimimizi yapmamız insan ilişkilerinde..

İnsanlara ya önyargıyla yaklaşacağız ya da sevgiyle…Ya önyargı göreceğiz ya da sevgi…Öyküdeki gibi; yaptığımızın aynıyla bize geri döneceğini bilerek…

 

Benim bu öyküden aldığım ders bu! Düşünürüm ki, insanın çıkardığı ders ya kendinde eksik bulduğudur ya da tersine, kendini bütünüyle arınmış gördüğü…

Sizin çıkardığınız ders ne?

 

 

 

Sevgiyle Kalın,

Erdoğan Okay

Hosting

About Erdoğan'dan

Check Also

Rüzgar Gibi Geçti

Bu yaz tatilimiz de rüzgar gibi geçip gitti ve de bitti. 15 gün süren tatilimizi, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir