aloevera uyelik
Perşembe , 27 Temmuz 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Sorumsuz sorumlular

İşini yapmayan herkese çok canım sıkılır da, sanki sorumluluk kendinde değilmiş gibi davrananları iyice kafam almıyor. Örnek mi? Ülkemizde o kadar çok ki!…

 

Bir hastalık başgösterir, sayın “sorumsuz sorumlu (s.s.) ” ahkam keser :

“Halkımız çok dikkatli olsun!” Yahu dikkatli olalım da ne yapalım? Neyin mikroplu olduğunu, neyin olmadığını nerden bilelim? Herkesin evinde bir sabit çantasında da bir gezer laboratuvar mı var? Siz tavsiyede bulunacağınıza işinizi yapsanıza! Hastalık saçan her ne ise onun kökünü kurutsanıza, mikroplu malın piyasaya çıkmasını engellesenize…Yok bu zor, ayrıca imkanlar kısıtlı…

 

Kar yağar, heryer felç olur (tabii bu söylediğim İstanbul için geçerli, diğer şehirlerde böyle bir sorun yok, ya da yok farzedilir. “İstanbul’a kar yağmayınca Türkiye’ye kış gelmez” demiş atalarımız), yine sahneye bizim s.s. çıkar:

“herkes çok dikkatli olsun, evden çıkmayın”. İyi çıkmayalım. Peki siz yolları açsanız daha kolay değil mi? Kar bir hafta yağsa bütün evler Uludağ manzaralı olacak, işe gitme derdi de yok. Eh, s.s.’imiz izin verdi. (patronlar bu izni tanımaz yalnız)

 

Bütün lokantaların, pastanelerin ve benzerlerinin teftiş işi yıllardır Uğur Dündar’dadır. O da imkanları dahilinde bütün pislikleri ortaya çıkarır. Görüntülerin akabinde mikrofonu önce işletme sahibine uzatır, adam “ekmek parası” falan diye zırvalar, sonra bizim s.s.’e uzatır : “halkımız çok dikkatli olsun, nasıl üretildiğini bilmediğiniz gıdaları tüketmeyin”. Öneri çok güzel de bir de uygulama yöntemini söylese…

Ben bugüne kadar bu tür baskınlarda ne sağlıklı üretim yapan firma oranının %30’un üzerine çıktığını gördüm, ne de yakalananların dişe dokunur ceza aldığını. Yani herşey göstermelik…

 

Ele aldığımız her konunun çocuklarımızla ilgisi var da bazıları biraz daha hassas.

Çinden gelen oyuncaklar ve zehirli madde içerdiği söylenen bebek yatakları gibi…

Çocuklar –malum- herşeyi ağızları ile tanımak isterler. Bu durumda da çevrelerindeki herşeyin buna uygun olması, çocuğun tükürüğü ile çözünmemesi, zararlı madde ortaya çıkarmaması gerek. Örneğin plastik maddeler, eğer karışımlarındaki bazı maddeler az ise çok hızlı bir şekilde bozunur ve zararlı madde yayarlar. (işin kötüsü stabilizatör denen bu  maddeler pahalıdır ve ucuzlatma adına az kullanılır). Ya da bazı ucuz boyalar, dişlerini kaşıyan bebeğimize çok zarar verebilir. (bazı yatakların ahşap kısımları gibi). Geçenlerde bir s.s. yine konuşuyordu:

“vatandaşımız tabii ucuz bulunca alıyor ama zararı sonra çıkıyor”. Tamam laboratuvar kurmak yetmez, ithalatın kontrolünü de üstlenmek gerekecek vatandaş olarak.

Hep merak ederim, bu s.s.’lerin çoluk çocuğu yok mudur? Ne yer ne içerler? Galiba işin püf noktası s.s. olmak için kendi çıkarının bile farkında olmamak gerektiği…Vatandaşın zaten bilinçsizi makbuldür…

 

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın,

 

 

Erdoğan Okay

 

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*