Cuma , 15 Aralık 2017
Hosting



web hosting

Sizin de iştahsız çocuğunuz mu var?

Bence hiiiiççç onunla mücadele edip sinirlerinizi hırpalamayın. Çünkü 7.5 yllık tecrübem öğretti ki ne yaparsanız yapın, iştahsız gelen iştahsız devam ediyor. Ama endişelenmeyin büyüyor da…

Kızlarım çok minik merhaba dediler dünyaya –doğum hikayemde de var- Lal’im, 40 cm ve 1320 gr, Pırıl’ım, 42 cm ve 1440 gr. 30 haftalık geldiler aramıza. O dönemde sağlıklı ve yeterli beslenmeleri çok önemli olduğu için, doktorumuz ne yapın edin besleyin dedi, ben de sabit fikirli bir anne olarak bu konuya öylesine taktım ki, hem kendime hem çocuğa hayatı zindan ettim. 4 öğün yemek yiyen ama ağzını kapatıp yutmadığı için 4 kez de yıkanan bir bebekten söz ediyoruz. Önce doktorların önerdiği bir öğün yemezse diğer öğüne kadar aç bırak kuralını denedim, ı-ıh olmadı, sanki emdiği parmağında bal vardı, onu emip uyuyarak, yine de aç idare ediyordu. 6 aylık bebekken 18 saat aç kaldığını biliyorum. Doktora ağlayarak telefon etmiştim, “getireyim de serum takın artık” diye.

Bu arada 3 yaş civarı aralarındaki boy ve kilo farkı 3 cm ve 3 kg a ulaştı. Kimse ikiz olduğuna inanmıyor, 11 ay aralı kardeş falan sanıyorlardı. Ya da o bildik yorumla yaklaşıyorlardı “annesi sen buna iyi bakmışsın, buna bakamamışsın”. O denli bıkmıştım ki bundan bir gün Migros’ta, hiç tanımadığım ve aynı cümleyi söyleyen bir kadının neredeyse üstüne atlamış ve  “evet ben bakamadım, al sen bak” demiştim.

Bu süreç böyle ızdıraplı bir şekilde devam eder ve de ben kendimi yemek konusunda paralarken, bir gün bir alışveriş merkezinde kan-ter ve de binbir oyun içinde yemek yedirmeye çalışıyordum. Bir  el haifiçe omuzuma dokundu, 50’li yaşlarda bir hanımefendi, “kızım hiç üzülme, kendini de bu kadar yorma” diyerek yanındaki 1.90 boylarında, 20’li yaşlarda aslan gibi bir delikanlıyı göstererek “bak” dedi “insan suyla büyür mü, büyür! İşte bu gördüğün oğlum, yemeyi reddeder sadece su içerdi, ama büyüdü! Senin yapman gereken şey, az da yese, beslenme açısından yararlı yiyecekler yedirmen” Gerçekten o gün, bugün, ben bunu ilke edindim ve abur cubura alıştırmadan –ama tamamen de engellemeden- son derece sağlıklı, içinde meyve-sebze, et, makarna-pilav, herşey olan, yemek seçme olmayan bir beslenme planı kurdum evde. Tabi eşim ve benim yemek seçmememiz de olumlu katkı yaptı bu konuda. Şimdi aralarındaki fark kapandığı gibi, eskinin iştahsız bebeği, bugün boy ve kilo açısından az da olsa kardeşini geçti bile. Şimdi bakıp hem boşuna üzülüp, kızımı ve kendimi yorduğum günlere de yanıyorum –ne de olsa daha keyifli geçirebilirdik o zamanları- hem de adını bilmediğim o hanımefendiye bana gerçekleri gösterdiği için minnet hissediyorum. Miktarca fazla yemeyen çocukların annelerine de kendinizi fazla üzmeyin, miktar olmuyorsa, yemeğin besleyiciliğini fazla tutarak ve de kalorisine dikkat ederek, abur cubursuz sağlıklı beslenme de gelişime inanılmaz katkı sağlıyor demek istiyorum.

Sevgilerimle,

İlknur Okay
7.5 yaşındaki Lâl ve Pırıl’ın annesi

Hosting

About İkiz Bahçem

Check Also

Rüzgar Gibi Geçti

Bu yaz tatilimiz de rüzgar gibi geçip gitti ve de bitti. 15 gün süren tatilimizi, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir