aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Sevgili İkiz anneleri ve İkiz babaları

Bu ilk yazımda –ve tabii sonrakilerde de- yalnızca babalara hitapla başlamayı düşünmüştüm. Niye mi? Eh, zaten bütün site annelere yazılarla dolu, babaları hatırlayan-hatırlatan tek satır yok diye! Ama yine içim elvermedi, Allah biliyor ya “böyle yaparsam adaletin terazisi dengelenmez” diye düşündüm. Eğer biz babaysak anneler sayesindedir. “Tersi de geçerli değil mi?” diyenleri duyar gibiyim, ama değil. Doğanın kuralı “çocuk annenindir” diyor. O, içinde oluşturur (babanın katkısı denizde damla kadar); O, doğurur; çocuğunun hastalığını hastalığı, sağlığını sağlığı, kendi kucağını yatak, omuzunu yastık, ellerini yorgan yapar; yemez yedirir, giymez giydirir; onların eğitimi için kaygılanır; küçücük üzüntüleri için kaygılanır; aşkları için, hayalkırıklıkları için kaygılanır… (sözün burasında itiraf etmek gerek; anne annelikten yorulduğunda –eh, o da yorulur, bunu da en iyi ikizbabaları bilir!- işte o zaman bize gün ve dahi anneyi taklit imkanı doğar; bebeği göğsünde uyutmak keyfine başka nasıl erişilir?). Peki, babalar –sahte annelik yapmadıkları zaman-ne yapar, ne hisseder? Onlar da, yaşamı dengelemek için daha serinkanlı olmaya çalışırlar: anne için kaygılanarak. Doğa, heryerde ve her şeyde kurallarını işletir, eğrisi doğrusuna gelir, erkek ve kadın birbirini tamamlar. Birbirine karşıt gibi görünen bu iki cins de birbirini tamamlar, hem de sözcüğün tam anlamıyla. Burada sözü bir söz ustasına vereyim, Herakleitos’a,

Bütündür karşıtlar ve bütün değil,

Birbirlerini çekip iterek,

Uyumludur ve uyumsuz.

Bilmezler ki nasıl uyuşur karşıtlar,

Uyumu karşıt gerilimlerin,

Yay ile lir gibi.

Dilimizin en çok sevdiğim, en anlam dolu ve yerine uygun sözcüklerinden biri “eş” sözcüğüdür. Bu sözcüğün hemencecik çağrıştırdığı gibi birbirinin aynısı değil, birbirini tamamlayan,  heryerde ve herşeyde. Ortak ürünleri olan çocuk sözkonusu olduğunda, bu olgu daha fazla geçerli. Anne, duygusallık hazinesini taşır, bununla her daim tetiktir, heyecanlıdır, herşeye yetişmek, herşeyi eksiksiz yapmak ister…Baba, mantık hazinesi ile herşeye serinkanlı bakar-ya da bakar görünür. Serde yiğitlik vardır ve de yiğitliğe bişey sürmeyip temiz tutmak esastır. Onun içindir ki, anne hastalandığında baba kahrından ölür. Kaygılandığı başına gelmiş ve de temel direk eğilmiştir. Bu durumda kolay mı, hem direğe destek olmak, hem de çatıyı, duvarları tutmak! Yani mevcut kaygıya bir de evin, çocukların kaygısı eklenir. Bu kadar yükü Atlas’a bile vermemişler, garibim de Dünya’yla yetinmiş. Erkeğin bu zorunu, kadın yine yanlış anlar-duygusal demiştik ya- ve bu durumu vefasızlık-hadi hafifletelim beceriksizlik- sayar. Fakat, bu yaklaşımın çok olumlu bir sonucu olarak hızla iyileşir. Aynı hastalık erkeği en az yedi gün sürüm sürüm süründürürken, kadın ikinci, bilemedin üçüncü gün ayaktadır. Hem de, eksik günleri telafi etmek üzere iki misli çalışarak ve hasta olduğuna bin pişman olarak…

Bu ilk yazıdan sonra, köşem kaldıysa-bu sitenin adı ne de olsa ikizanneleri, biz misafiriz- gelecek konumuz, söz, çocuklarla ilgili ve ikizbabalığının nasıl bir şey olduğu ile…

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*