aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Sen diken sal üstüme üstüme

Çocuklar… Bizim çocuklarımız (mı?)…

Durun, hemen endişeye gerek yok! Hastanede falan karışmadılar, bizim parçamız hepsi.

Dediğim farklı, Sezen’in şarkısındaki gibi;

 

Ama senin değilim yar değilim

Sebebi var bahanesi yok

 

Gerçi, Sezen başka amaçla söylemiş gibi görünüyor ama, onun neyi ne amaçla yapacağı belli olmaz. Baksanıza burada da sözler süper. Alın, bütün insan ilişkilerine uygulayın. Karı-koca ya da sevgili ilişkilerinde didişe-çekişe (bazen gürültülü, bazen sessiz) uygularız da, çocuklarımızla ilişkilerimizde bu yaklaşım bizi çok gerer. Elimizdeki egemenlik (hangi yüksek makam verdiyse, bilinmez) kaçacakmış gibi gelir elimizden azıcık gevşetiversek ipin ucunu…

 

Doğdular daha bebekler, çok muhtaçlar desteğe ve de vereceğimiz kararlar da onlar adına, hadi ilk çocukluk yıllarını da alalım bu kapsama … amaaa bu bizde fena halde alışkanlık yapar. Hem sorumluluktan şikayet ederiz üzerimize aldığımız, hem de yönetmek çok iyi gelir, gizli gizli keyfini sürdüğümüz. Karşımızda bir “ben” oluştuğunun farkına varmayız, ya da hayat gailesinin içinde ayrıntıdır bu bizim için. Hele bir büyüsün deriz, kendi kararlarını kendi verir. Ama , bize kalsa hiç büyümez ve de bir kural vardır: “hak verilmez alınır”.

 

Yıllar geçer, düdüklü tencere de  yavaş yavaş basıncını biriktirir…Zaman içinde ufak ufak sesler gelir. “Tıs”, “pıs”, “aman ya”…. Biz bazılarını sevecenlikle, bazılarını haddini aşmışlıkla karşılayıp uyarılara kulak tıkarız.. Ta ki bir gün,

 

Çekmişim isyan bayrağını
Dalgalanır başımda hür

 

patlamasını duyuncaya kadar. Önce, alışkanlıkların etkisiyle, baskın çıkıp bastırmaya çalışırız isyanı, ama er ya da geç ayağımız suya erer. Karşımızda artık yalnızca çocuğumuz değil, bir birey -hem de eğer geç farkettiysek bu durumu- ergen bir birey vardır ve biz bir tür ast-üst ilişkisine kurban etmiş olabiliriz çocuğumuzu. Biz ona çok yakınızdır da o bizi yabancılar. Ne kadar çok duymuşuzdur şu sözü : “çocuğumu tanıyamıyorum”

 

Aslında, hiç de kötü şeyler istememişizdir onun için, öyle ya “hep senin iyiliğin için”… Zaten de sorun ve de eksiklik buradadır : onun için mi iyi yoksa kendimiz için mi?  Ona yol mu gösterdik, yoksa yapacaklarını dikte mi ettik?

 

Bu kadar emek verdikten sonra acı gelebilir kavramak ama, sindirmeye alışmalı yavaş yavaş, çünkü çocuklar büyüyor ve “bizim” olmaktan çıkıyor.

 

Ama senin değilim yar değilim

Sebebi var bahanesi yok

    

        

Sevgiyle,

Erdoğan Okay

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*