Pazar , 17 Aralık 2017
Hosting



web hosting

Özgürlük ve mutluluk

Çocuklarımızı bu karmaşık Dünya’da hem koruyalım hem de kendi kendilerine güvenli kılalım isteriz. Bu ikisi aslında birbiriyle çelişir yer yer. İkisinden de vazgeçmek mümkün değildir diğer taraftan. Doğru ebeveyn davranışı için kıstas nedir acaba?

 

Hafta sonu bir film izledik çocuklarla. Halen sinemlarda oynuyor, ismi Hugo. Yönetmen, Martin Scorsese, 3D’nin bütün olanaklarını kullanmış, çok keyifli, duyarlı, sanat filmi kalitesinde ama çok rahat izlenebilen bir film ortaya çıkarmış. Geçen yüzyılın başında, Paris tren istasyonunun duvarları arasında yaşamaya mahkum olmuş bir çocuğun gözüyle sinema sanatının doğuş hikayesi anlatılıyor, mutlaka izleyin derim.

 

Filmin çok yerinde insanı düşünceye sevkedecek sözler var ama ben birine takıldım. Filmde bir automaton (programlı bir tür robot) var, mutsuz bakışlı. Hugo, kız arkadaşının, “robotun neden böyle mutsuz olduğu” sorusuna şu cevabı veriyor “mutsuz, çünkü yapmak için üretildiği şeyi yapmayı bekliyor”.

 

Uzun zamandır düşünürüm, çocuklara doğru değer yargılarını nasıl vermek gerek, ya da özün özü hangi kısacık sözü söylemek gerek ki bunu yaşam parolası yapsınlar. Çünkü, fazla söz bir kulaklarından girer ötekinden çıkar, büyüklerin bile. İnsanın temel mutluluk reçetesinde “özgürlük” kavramının ve düşüncesinin olduğuna inanırım. Eğer çocuklarımızı doğru özgürlük tanımı ile buluşturursak onlara ulaşabiliriz, hatta belki birçok sorunu çözebiliriz diye de düşünürüm.

 

“Özgürlük her istediğini yapmak değildir” deriz, kabul. Ama tatmin etmez bu söz  özgürlüğü talep edeni. Ben olsam sorarım “peki kimin istediğini yapmak özgürlük ya da benim sınırım ne?” Zaten de soruyorlar onlar, bazen böyle net ve açık, bazen de başka konular üzerinden bağırarak.

 

Hugo’nun cevabı çok anlamlı geldi bana ve mutluluğun ve özgürlüğün anahtarı gibi. İnsanın amacı olmalı, bu amacını özgürce belirlemeli ve bu yolda gelişiminin önünde hiç bir engel tanımamalı, hatta bu engel kendi önyargıları bile olsa. Ben çocuklarımıza şunu öğretiyordum: “kimsenin ama hiç kimsenin sizin gelişiminize engel olmasına izin vermeyin, bu sizin özgürlüğünüzdür.” Bundan sonra şunu ekleyeceğim : “yaşam amacınızı belirleyin ve bu yolda özgürce çalışın, bu sizin mutluluğunuzdur.”

 

Sözlerimi Yunanlı büyük şair Yannis Ritsos’un bir şiiri ile btirmek istiyorum.

 

Bir şey bilmiyorum – dedi – bir şeyim yok, bir şey değilim

buradaysam, dünyanın içinde, çakılmış bir büyük kanatla göğsüme,

o’dur öğrendiğim tek sözcük, söyler ağlarım-

onu tanıyorum, onunla varım, onu haykırırım rüzgâra-

uykusuz ıssız gecelerde öldürenlerin öğrettikleri

onca taşın taşlanmanın altında – yalnız bir sözcük:

Özgürlük, Özgürlük, Özgürlük.

 

Sevgiyle ve farkındalıkla kalın,

Erdoğan Okay

Hosting

About Erdoğan'dan

Check Also

İkiz anneliğinin tadına varmak…

  Tek bebeğe göre daha zor geçen belki endişelerin de eklendiği bir hamilelik, daha uykusuz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir