aloevera uyelik
Pazar , 22 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Okul Hayatın Aynasıdır

Çocuğunuz okula hangi yaşta başlarsa başlasın, artık hayata atılmış, anne kanatları altından çıkmış olur.

Değişik huy ve karakterde akranlarıyla karşılaşır, annesinin eğitim sistemine belki de hiç benzemeyen bir disiplin tarzı ve öğretmen figürü ile de tanışabilir. Doğaldır ki şaşkınlık yaşar, kendini güvensiz ve çaresiz hisseder, bu durumda anne de şaşkınlaşır, hangi yaş olursa olsun, yavrusunu güvenli yuvasından acaba erken mi çıkardığını düşünür. Oysa ki bu büyümenin, yaşamda kendi ayakları üstünde durabilmenin başlangıç adımlarıdır. Tabi ki kolay olmaz, sevinçler, üzüntüler, düş kırıklıkları yaşanır ama hayatın hiç kimse için çok kolay olmadığını hepimiz biliriz. Annelere düşen bu durumda fiziksel ve duygusal yaralarını sarıp sarmalamak, olayları doğru şekilde yorumlamasını ve kendi kabuğunu biraz kalınlaştırırken, karşısındakilere karşı acımasız ve duygusuz olmamasını öğretmektir. Tabi onların yaraları birazcık kanarken, bizimkiler ondan birkaç misli kanar, bazen anaçlık duygumuz o kadar baskın çıkar ki, gidip okuldaki olaylara müdahale etmeyi bile düşünebiliriz. Oysa ki okuldan ne kadar uzak kalırsak o kadar iyidir. Orası çocuklarımızın alanıdır, hayatın bir aynasıdır. Gelecek yaşamlarında karşılaşacakları pek çok duygunun, olayın, haksızlığın, başarının, başarısızlığın minik birer simülasyonudur. Çocuklarımız, yaşanan olumsuzlukları, ailelerinin doğru yönlendirmeleri ile kendi başlarına veya okul içindeki öğretmen, arkadaş, rehberlik gibi faktörlerden destek alarak, onlarla dayanışma halinde, ne kadar başarılı ve sağlıklı ele alabilirlerse, hayatlarında o derece başarılı olur ve ayakları üzerinde durmayı başarırlar.

Okul döneminde aile tarafından çok fazla korunup kollanan çocuklar ise genelde özgüvenlerini geliştiremez ve arkadaş çevresinde dışlanırlar. İlerleyen sınıflarda ise akranlarıyla aralarındaki mesafe gittikçe açılarak ailelerinin desteğine daha çok ihtiyaç duyar hale gelirler. Oysa ki bizim anne-baba olarak ilk isteğimiz ruhi ve bedeni olarak sağlıklı, özgüveni tam ve kendine yetebilen çocuklar yetiştirmek iken, isteğimizle davranışlarımızın çelişmesi sonucu bambaşka bir sonuca ulaşabiliriz.

Diğer yandan bizler gibi iki veya daha çok çocuk sahibi annelerimiz için bir de evlatları arası dengeyi koruyamamak, birini daha çok gözetirken diğerine fazla sorumluluk yüklemek gibi hatalar da yaşanabilir. Genelde anne davranışlarına bakarsak, güçlü ve kendine yeter gibi görünene daha fazla sorumluluk ve görev verirken, daha çekinik ve yaşından az olgun davrananı gereğinden fazla korumak eğiliminde olduğumuzu görürüz. Oysa ki bu davranışımız eksiği tamamlayıcı ve adil değil, tam tersine eksikliği pekiştirici ve adaletsiz olur. Her iki çocuğumuza da haksızlıktır. İster kreş, ister ilkokul olsun, okul hayatının başlangıcından itibaren iki çocuğa da eşit olmasa da adil davranmak, onların hem kardeş hem de okulda arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde, müdahaleci olmayan, sadece yönlendirici ve teşvik edici desteklerimizle büyütmek en önemli görevimiz diye düşünüyorum. Böylece çocuklarımız, hayatın kendisi ile karşılaşmadan önce ,minik yansımasında ilk tecrübelerini elde ederek, donanımlı bir şekilde yuvadan kanat çırparak uçabileceklerdir, arkalarında her zaman anne ve babalarının varlığını hissederek…

Sevgilerimle,

 

İlknur

Hosting

Hakkında İkiz Bahçem

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*