Cuma , 15 Aralık 2017
Hosting



web hosting

Nasıl da geliverdi 3. sınıf…

Halbuki dün gibi, kızlarımı işyerime çok yakın bir Kız Meslek Lisesi’nin uygulama anaokuluna götürüp, Aralık 99 doğumlu oldukları için 2000’lilerle anasınıfının bir öncesine başlatmam… Yaş 4.5..

İlk hafta sınıf arkadaşlarının 2000 doğumlu olduklarını öğrenince “anne, sen bizi yanlış sınıfa yazdırmışsın, bunlar hem küçük, hem de resmi boyarken daha çatının kırmızı, dumanın siyah olduğunu bile bilmiyorlar” deyip 1999’lular sınıfına geçiverdiler. Hem de Müdür Yardımcısı’na kendileri başvurarak 🙂

Okulda her yaş için tek sınıf vardı, bana en yakın okul olduğu için de alternatif aramak istemedim. Böylece ister istemez aynı sınıfta başladılar okul hayatına. Bir süre sonra Lâl, diğer kızların onu oyunlara pek almadığından söz etmeye başladı. Evde Pırıl’a her istediğini yaptırmaya alışmıştı, okulda da bunu deneyince kara keçi oluverdi tabi. Pırıl ise zaten kendi istediğini oynamaktan çok Lâl’e uyuyordu. Orada da diğerlerine uyum gösterince evcilik oyunlarında Pırıl evin bebeği, Lâl ise hizmetçisi yapılıverdi 🙁

Sonra arkadaşlarının onları kıyaslamaları başladı. İkizdiler ya her şeyi aynı zamanda ve aynı kalitede yapabilmeleri gerekiyordu. İkisini de çok üzdü bu durum. Tabi anne olarak beni de. Öğretmenimiz her ne kadar engel olmaya çalıştıysa da siz de bilirsiniz, çocuklar çok direk ve çok açık düşüncelerini tak diye yüzüne söylerler herkesin. Bizim sınıftaki çocuklar da böyle yaptılar.

O güne dek kendisini kardeşiyle kıyaslamayan iki kızım da karşılaştırmayı ve yapabildiklerini kardeşinin gözüne sokmayı öğrendi, ve tabi karşı konulamaz biçimde kıskançlıklar başladı.

Ben bunları yaşayınca işin çok başında ilkokula giderken ayrı sınıfta olmalarına karar verdim. Yaş 5.5’tu zaten, daha miniciklerdi. Okulda kayıt sırasında kimseyi dinlemeyerek mutlaka ayrı sınıflar olacak dedik babamızla beraber ve iyi ki de öyle oldu. bu andan itibaren kıyaslamalar ve kıskançlıklar minimuma indi. Biri bir başarı gösterdiğinde diğeriyle kıyaslanmadı. arkadaşları hem farklı oldu hem de birleştiklerinde kocaman bir grup halini aldı. Her sınıfın koşulları ve başarı sıralamalarında kendilerine yer edindiler, böylece biz kendi aralarındaki kıskançlıklardan ve diğer kişilerin kıyaslamalarından olabilecek en üst düzeyde kurtulduk, tabi ikizler söz konusu olunca hiç kalmadı denemiyor 🙂

Hatta hobilerini bile ayırdık, Pırıl baleye devam ederken, Lâl geçen yıl baleyi bırakıp “go” oynamaya başladı. Pırıl tiyatro dersleri aldı, Lâl ise bu yıl spora başlıyor. Pırıl tiyatro dersleri devam edeceği için baleye 1 yıl ara verdi.

Tabi bunca kargaşanın arasında biz karı-koca çok çalıştık, uğraştık. Her gece birer çocuk alıp onlara ödev yaptırdık. Projelerini, performans ödevlerini, veli toplantılarını, okul gezilerini, arkadaşlarının doğumgünlerini ayrı ayrı takip ettik. bir emekle yapacağımız işler için en az iki kat emek harcadık, her sınıfın velileri ile yakınlaştık. Ama içinde bulunduğumuz durumun ikizlerde çok önemli olan kişisel gelişim konusunda bizim ailemize çok uygun olduğunu ve emeğimize değdiğini düşünüyoruz. Kızlarımın hem ayrı bireyler olarak gelişmesini hem de kardeşliği bir yarış gibi görerek değil, tadını çıkararak yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Tabi ikiz yetiştirmede her konunun tek doğrusu yok. Bu bizim yaşadıklarımız ve sonucunda verdiğimiz karar. En iyi karar bence ailenin yapısına ve çocukların kişiliğine göre tüm avantaj ve dezavantajları düşünerek verilecek karardır.

İşte 2 yıl bitti ve geldik 3. sınıfa, bakalım bu yıl bizi neler bekliyor ? Yine paylaşacağız bu köşeden eğitim, öğrenim ve bunlarla ilgili konuları kış boyunca…

Bana yazmak isterseniz mail adresimi biliyorsunuz …..

Sevgiler,

İlknur
Lâl ve Pırıl – 7.5 yaşındalar, 3.sınıfa gidecekler ve yaz boyu hiç ders çalışmadılar
 

 

 

Hosting

About İkiz Bahçem

Check Also

Rüzgar Gibi Geçti

Bu yaz tatilimiz de rüzgar gibi geçip gitti ve de bitti. 15 gün süren tatilimizi, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir