aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Light mı Taş fırın mı

Geçenlerde bir sempozyumda, Sosyolog Doç. Dr. Esma Karagönül, toplumda çok tartışılma potansiyeli olan- ama toplumsal duyarsızlığımızdan olacak pek ses getirmeyen- bir konuşma yaptı. Bir gazetemizin başlığa aldığı en önemli sözü de şuydu : ”Erkekler lightlaşıyor demek yanlış. Erkekler aslında insanlaşıyor.” Toplumsal duyarsızlığımız falan dedim ama sakın yanlış anlaşılmasın, erkekler “bize hakaret ediliyor” diye ayaklansın, bu akademisyenimizi hedef tahtasına alsın falan demiyorum tabii. Aksine, aslında sonuç almak üzere harekete geçirmek amaçlı olduğu belli olan bu sözlere duyarsız kalmak enteresan geldi bana. Ya Karagönül’ün aslında ne dediği tam olarak anlaşıldı –ki hiç ihtimal vermem- ya da –tam da bu konuşmasının içeriğini doğrular şekilde ve giderek yayılan seviyesi düşük üslupla “ağzı olan konuşuyor, feministin biri de konuşmuş işte” muamelesi gördü.

 

Hep söylerim, bu devirde çocuk yetiştirmek zor ama erkek çocuk yetiştirmek bir kat daha zor, tabii bilinçli ve zarif erkek çocuk. İnsanlığın beklenen gelişiminin tersine, kaba gücün ve bencilliğin giderek daha baskın kültür olduğu, insan ilişkilerinin bütünüyle çıkar temeline oturduğu, yazılı olmayan orman kanunlarının geçerli olduğu günümüzde, kız çocuklarına güçlükle de olsa ne yapacaklarını öğretirsiniz, doğru değer yargılarını verirsiniz de erkek çocukları her taraftan aldıkları farklı sinyallerle ne yapacaklarını bilemez haldedirler. Erkek çocuğu, bir taraftan -özellikle babanın ve erkek arkadaşlarının kışkırtmasıyla- “erkek” olmaya zorlanır, diğer taraftan başta annesi olmak üzere toplumun aydın kesimleri tarafından kibar ve zarif olmaya. Bilerek tırnak içine aldığım “erkek”in ne anlama geldiğini anladınız sanıyorum. Vurdu mu düşüren, tuttuğunu koparan, haksız da haklı da olsa sonuçta hep haklı çıkması gereken, empati kurmanın feminen bir duygu olduğunu düşünen, kızlara romantik yaklaşmanın ancak kapı arkasında utana sıkıla yapıldığı bir kesimin bireyi… Açıklamayı istediğiniz gibi uzatabilirsiniz –ki zaten hepimizin aşina olduğu şeylerdir verdiğim örnekler.

 

Buna mukabil kızlar ne istediğini bilir ve de kibarlık ve zerafet ayıp değil aksine gereklidir onların dünyasında. Tek sorun, aynı dünyada erkeklerin de olması ve erkeklerin bu değerlerin gerekliliğini çok sonra öğrenmesidir. Yani aslında Erdal Atabek Hoca’nın kitabına gönderme yaparak söyleyeyim, kadınlık bastırılır ama erkekler de gördükleri toplumsal baskıyla kadınların hiç  de gerisinde kalmazlar. Kışkırtılırken bastırılırlar, olmak istemedikleri, olmanın yanlış değer oluşturduğu bir rolü oynamaya şartlandırılırlar. Kim tarafından ve nasıl mı? Başta babaları olmak üzere aileleri ve toplumun önemli bir kesimi tarafından ve basılı, yazılı görsel bütün medya ve de tabii internet aracılıyla. Okulumuzdan bir yazı geldi geçende, “çocukları şiddetten uzak tutun” diye. Adını ilk defa öğrendim, smackdown diye bir oyun varmış, “onu izlemesin özellikle çocuklarınız” diyorlar. Ahlaki kaygıyla, büyüklerin izleyeceği ve çocuklarda yanlış değer yargıları ve algı oluşturacak büyük dizilerini de (mutlaka yaş sınırı uyarısı olması gerekmez) izletmenin çok yanlış olduğu vurgulanmış uyarı yazısında. Tabii, bu yazıyı tetikleyen etken, erkek çocukların smackdown oyunlarını arkadaşlarının üzerinde denemeleri ve sonunda artan veli şikayetleri doğal olarak.  

 

Bu saldırgan davranış kalıbına kaba-saba konuşmaların eşlik ettiğini ve de bunların kaynağının yine maalesef örnek model alınan Recep İvedik tipi karakterler olduğunu belirtmeğe gerek yok sanıyorum. Filmin izlenme sayısını düşündüğümüzde büyük bir risk aldığımın farkındayım ama böyle kaba saba bir tiplemenin yaptığı seviyesiz espriler ve hareketlere insanların önemli bir bölümü nasıl güler, daha da ötesi örnek alınacağı açık olan böyle bir filme çocuğunu neden götürür, bunu anlamam mümkün değil. Eğer hiç tahmin edemediyse, sonuçlarını nasıl gözlemez? Bütünüyle hatayı ana-babalara yüklemediğimi ve de tam tersi örneklerin de azımsanmayacak kadar çok olduğunu belirtmem gerek. Tabii, yazı içindeki “anne” ya da “baba” ifadelerinin bu kesimlerin tamamını içermediğini de…

 

Yazımın başında belirttiğim gibi erkek yetiştirmek daha bir zor. Eğer önünüzde iki seçenek olduğunu zannediyorsanız, toplumda pısırık ve kendi hakkını bile koruyamayan erkek diye anlaşılan Light Erkek yerine, yine toplumda –kaba saba da olsa- mert, sözüne güvenilir, kadınını koruyan erkek olarak düşünülen Taş Fırın Erkeği’ni tercih edersiniz. Bu tipin yan etkilerine de katlanırsınız. İleride de çocuğunuz, olmaya çalıştığı bu tipin sıkıntılarını derinden çeker. Bir de üçüncü bir seçenek olduğunu bilmek ve çocuğumuza öğretmemiz gerek: duyarlı, zarif, okuyan, kadın-erkek ilişkilerine dengeli bakabilen bir adam olmak, yani özetle “Adam gibi adam” olmak…

      

Sevgiyle ve farkındalıkla kalın,

Erdoğan Okay

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*