aloevera uyelik
Çarşamba , 18 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Kızlarım dokuz yaşında

Bebeklerimizin cinsiyeti belli olduğunda çok sevinmiştim de İlknur inanmamıştı bana, “erkek ne de olsa, bebeklerin en az biri erkek olsun ister” diye.  Halbuki, ben fazlasıyla samimiydim bu konuda. Öncelikle, kızların babalarını çok sevdiğini biliyordum. Eh, evde bir kraliçe ve iki prensesin kralı olmaktan daha güzel ne olabilirdi. Tabii bu sadece yakın vadede başlayacak ve hep devam edeceğini umduğum keyifti. Buna bir de, orta vadede kızların kızsal mevzularının bana teğet geçmesi ve hatta evde bir çeşit hakem rolü kazandırması cabası. Orta vadenin ilerilerinde yani ergenlikte ise, zaten baba, olayların epey dışında kalacağı için, evin içindeki bütün muhtemel gürültü patırtı –eh ne de olsa  delikanlı olacaklar- içinde kendime nisbeten sakin bir köşe bulup, olayları dışardan gözleyerek çözüm sunan bilge danışman rolünü, gözüme kestirmiştim. Sorunlar mı? Görebileceğim kadar yakına gelsinler, nasılsa çözümü bulunur. Tabii bunun için önünüzden biraz daha ilerisini görmeğe çalışmak gerek. Budur benim felsefem. “Hele bir o günleri görelim” derdim, “sonrası Allah Kerim…”


İtiraf ediyorum, değme satranç ustaları böyle derinlemesine 15-20 hamle ilerisini hesaplayamaz. Tabii, ben bunları hesaplarken Tanrı’ya ve süper karıma güveniyordum. Bebeklerin cinsiyeti konusunda elimden bir şey gelmezdi tabii ve de süper karım her sorunun üstesinden gelirdi.


Hesaplarım büyük ölçüde tuttu diyebilirim. Bebeklik zaten bebeklik, erkek, kız pek farketmez. Ama algı başladığı anda kız bebeğin her ilgisi, sanki sizeymiş gibi ayaklarınızı yerden kesip aklınızı başınızdan alır. Bu dönemde şımartmamak –yani dozu kaçırmamak, yoksa şımarmayacaklar derken sevgiyi kısmak hiç elimden gelmez- gerek. Aksi halde sorun kızlardan çıkmaz da anne “bana cadı rolü kalıyor bu oyunda, ben oynamıyorum” diyebilir her an. (Bu yaz ikiz annelerinin hepsinin nedense sıkı disiplinli olduğu tesbitini yapmıştım da İlknur “yeni mi anladın” demişti.) Mazallah, kalır mı sana, hem iyi hem de kötü adam rolleri.

Sonra okul dönemi başlar. Yaşamımın en elimde olmayan, en karmaşık yılları. “Verilmesi gereken bin çeşit karar var ama elde o kadar veri yok” gibi bir durum. Yani, bilimsel olmak gerekli ama yetersiz. İşin içine deneyim, sezgi falan ne derseniz onları da ilave etmeniz gerek. (Kitaplar falan iyi de çocuk kitaba bakarak yetiştirilmiyor). Hem çocuklar acemi bu işte, hem de sen ve karın. Onlar okulu, öğretmeni ve daha bir sürü şeyi hayatlarında ilk defa görüyorlar, siz de çocuğunuzu okulun içinde bırakıp kapısında kalıvermeyi… “Acaba içeride ne yapıyorlardır şimdi?”. Neyse ilk bir-iki günden sonra herkes yeni duruma alışıverir. Kulağıma küpedir şu uyarı: “Her ortam ayrıdır ve her ortamın bir patronu vardır, çocuğunuza ilk öğreteceğiniz şeylerden biri budur, çocuğunuz bunu hemen kavrar da sizin kavramanız biraz zaman alır”. Evet, her değiştirdikleri ortamda bunu tekrar hatırlamamız gerekti!

Okul yılları gayet hızlı ilerler. Tabii iki çok farklı karekterin, iki çok farklı okul sürecini hızla geçiveriyorum, çünkü yazılsa hiç de ince olmayan bir kitap olur bu. Bu arada kızlar büyümeye ve farklı sorunlar üretmeye devam ederler. Neyse anne doğuştan gelen aklı ve becerisi ile siz de karizmanız –işte kız babası olmak burada işin içine girer- ve de anneden kalırsa, disiplinle çözüme katılırsız.

Sonra, yıllar hızla geçer ve yeni bir dönem gelir. Kızlarınızın, genç kız olmalarına ramak kalmıştır. Hatta özenmeler falan başlamıştır utangaç utangaç… Siz de de kıskançlıklar başlar gergin gergin… Oğlan babaları, sizinle tanışken gülümsermiş gibi gelir size ve hemen siz de ağırbaşlı hava takınıverirsiniz elinizde olmadan.

Aslında, tam da hissettiğim şey, her geçen yıl kızlarımla daha fazla şey paylaşıyor olduğum. Onları bana kazandırdığı için Tanrı’ya ve böyle mükemmel çocuklar yetiştirdiği için karıma çok teşekkür ediyorum.

Yeni yaşınız kutlu olsun canlarım…

Sevgiyle,

Erdoğan Okay

 

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*