aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Kırmızı renkli zürafa ve mutluluk

Epey zaman önce bir şehir efsanesi dolaşırdı. Yabancı bir eğitim uzmanı ülkemize gelmiş, incelemeler yapmış, çocuklarımızı, yetişkinleri incelemiş ve hayretle şu soruyu sormuş:

“Gözleri pırıl pırıl parlayan neşeli ve zeki çocuklardan böyle bir toplumu yaratmayı nasıl başarıyorsunuz?”

Hadi şu sömürge valisi üslubuna biraz kızalım ama adamın gözlemini irdelemek üzere aynayı da kendimize tutalım. Hiç mi haklılık payı yok bu gözlemin? Mutlaka başka toplumlar için de benzer gözlemler yapılıp benzer sonuçlara ulaşılır ama biz şimdilik kendi toplumumuza bakalım. Çocuklardaki ve kendi çocukluğumuzdaki yaratıcılığımız ve mutluluğumuz zaman içinde yavaş yavaş törpülenmez mi ?

“Yaratıcılık bilgiyle ters orantılıdır” diyor bir kuram. Eğer, bilgiyi düşünce dünyamızı kısıtlayan bir sınır olarak görürsek çok doğru. Yani, bilgiyi edindik dolayısıyla artık bu konuda düşünmeye ihtiyaç yok dersek, düşünmeyi ve gelişmeyi bıraktık demektir. Çocuklarımıza da öğreteceğimiz, bilginin mutlak olmadığı, her bilgiden şüphe edilmesi ve sabırla çalışmak gerektiğidir. Büyük buluşları yapanlar, çocukluklarında yaratıcılıkları köreltilmemiş, olayları herkesten farklı açıdan gören ve soru sormayı hiç bırakmayan kişilerin içinden çıkar. Öyle ya, bir soruna o güne kadar nasıl bakılıyorsa aynı şekilde bakmayı sürdürürsek kısır döngüden çıkıp sorunun temelini ve çözümü nasıl göreceğiz?

Ünlü bilgin Einstein bunu şu özlü sözle dile getirmiş : “Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.”

Çocuğumuz resim yapar ve resimdeki zürafayı kırmızı renge boyar. Hızlı bir şekilde tepki veririz :

–      Hiç  kırmızı renkli zürafa olur mu? Bak şu kahverengi çok uygun.

Çocuk “peki” der, bir daha Kırmızı Zürafa’dan da icat çıkarmaktan da uzak durur. Ama öbür taraftan da kısıtlanmış olmaktan dolayı hiç mutlu olmaz.

Hadi gelin düşünce üretmede çocukları özgür bırakalım. Çünkü, yaratıcılık toplumun canlılığı ve bireylerin mutluluğunun yoludur.

Umutla ve sevgiyle kalın,

Erdoğan Okay

Dipnot: Antoine de Saint-Exupéry’nin bir şaheser olarak kabul edilen Küçük Prens isimli kitabını –eğer okumadıysanız- okumanızı ve çocuklarınıza da okutmanızı öneririm.

 

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*