aloevera uyelik
Pazar , 24 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Camiile Claudel

Auguste Rodin’i herkes bilir, ya Camille Claudel’i ?.. En az Rodin kadar yenetenekli olduğu- üstelik de- döneminde kabul edilmiş bu heykel ustasını, bir trajedik yaşamı…

 

Bu dehanın büyük aşkı, içinde yaşadığı toplumun, kadının yalnızca nesne olmasına izin verdiğini; özne olmanın yalnızca erkeğe bahşedilmiş olduğunu kavramasına engeldi. Erkeğin, aklı temsil ettiğine inanırdı bütün toplum, kadının ise bedeni…Büyük aşkı Rodin bile…

 

Oysa ki ne olağanüstü eserler yaratmışlardı birlikte… Çalışmaları öyle içiçe geçmişti ki hangi heykel kimin ayırdetmek imkansızdı. Rodin, ölümsüz aşkına teslim olmuştu, “Ölümsüz İdol”ü ile. Bu kompozisyonunda bir erkek, bir kadın önünde eğilmekte, kafasını bir çocuk saflığıyla kadının göğsüne yaslamaktaydı. Çağın eleştirmeni Charles Morice şu değerlendirmeyi yapar, kadının ve erkeğin toplumdaki yerini koyar şekilde: “erkeğin alnı ve kadınının göğsü birbirini yatıştırmaktadır, dünyanın bu iki kutbu…”

 

 

Bu dönem, Rodin’in  Camille’i çok sevdiği (acaba ihtiyaç duyduğu mu demek gerek) dönemdir. Fakat Camille bıkmıştır Rodin’in sadakatsizliğinden ve sömürülmekten. Rodin için de Camille fazla serttir, yontmak için… Terkeder sevgilisini Camille, Rodin’in de zaten ihtiyacı kalmamıştır ona, hemen döner zaten hiç ayrılmadığı eski sevgilisi Rose’a…

 

Terketmiştir Camille ama hiç unutamaz Rodin’i. Bunu da “LAge mû” (The Age of Maturity) ile gösterecektir. Bu kez genç kadın çökmüştür dizlerinin üstüne, bir yaşlı erkekle onun yaşlı karısının önünde. İkisi de kaçmaktadır adeta genç kadından…

 

 

 

Darbeler peşisıra gelir… Ailesi de sırt çevirip bir akıl hastanesine kapatır Camille’i. Yenilmiştir Camille, yenilmiştir erkek toplumunda kendini ifade etmeye çalışan kadın… Halbuki çok şey değildir, yalnızca özgürlüktür istediği… İmmanuel Kant’ın ifadesiyle “özgürlük adıyla bilinen en zararsız şeydir” istediği “aklını bütün kamuya açık halde kullanma özgürlüğü”… Bunu bile esirgerler ondan, çekicini, keskisini ve taşlarını alırlar elinden… Tam 30 yılını akıl hastanesinde geçirir bu büyük savaşçı, yaratacağı heykelleri kafasında… Hem kadın, hem aşık, hem de “bir erkek sanatının” heykelin sanatçısı olmanın ağır bedelini ödemiştir…

Fotoğrafı da ne kadar çok şey anlatıyor sanki…

 

 

Düşündüm de Rodin’i getiren Sakıp Sabancı Müzesi, Camille Claudel’i de getirse… Başkanı’nın bir kadının Sayın Güler Sabancı’nın olduğu bu grup için ne hoş olurdu, değil mi?..

Sevgiyle kalın,

Erdoğan Okay

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*