aloevera uyelik
Çarşamba , 18 Ekim 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

“Bu Memleket’te ikiz çocuk sahibi olmak”

Yazı başlığına aldığım cümle, bir konu başlığı değil ve de eksik! Aslında tamamı şöyle “Bu Memleket’te ve bu zamanda ikiz çocuk sahibi olmak! Siz deli misiniz?” hepimiz sık sık duymuşuzdur bu sözleri, tabii yakınlarımızdan. Tanımadığınız ve örneğin bir alışveriş merkezinde karşılaştığınız insanlar da böyle düşünür de şöyle ifade eder “ne güzelleer!… zor olmuyor mu?”. Zor olmaz mı? Zor tabii, hem de çok zor…Ama kolay bir şey var mı hayatta? Varsa da zoru başarmanın güzelliğini, keyfini taşır mı? Sizleri bilmem de benim aklıma bu nevi durumlarda Orhan Veli gelir. Hani, kolayca, karamsar melankolik deyiverdikleri Orhan Veli… Şu sözleri ancak hayata sıkı sıkıya sarılan, zorluğun yaşam keyfini artırdığını bilen bir usta söyler :

“şu kavga bitsin” dersin; “bir huzur bulayım” dersin; “öleyim” desene…

Doğru ya! Yaşam kavgası bitince geriye ne kalır? Yaşamanın bizatihi kendisi “zor zenaat” değil midir?

Aslında buna en iyi yanıt zaten bu sitenin kendisidir. Bu kadar işin gücün içinde, bir de kendi başına bir iş olan bu siteyle uğraşmak -benimkinden bahsetmiyorum, benim yaptığım iki satır yazı, ikizannelerinin çabasıdır esas olan- takdir edilesi bir çaba. Demek, ya zorluklar yetmemiş ya da –daha doğrusu- zorluklar geliştirmiş ve “yaşanan zorluklar başkalarının işini kolaylaştırsın” diye düşünülmüş.

Neyse, biz mizansenimize geri dönelim, alışveriş merkezinin ortasındayız ve bize laf atılmıştır sevimli sevimli, sıra bizdedir…Felsefe yapmanın sırası değildir ve zaten size söz de nezaketen atılmıştır, “eh…” falan deyip sözü kısaltırsınız, aksi halde Akmerkez’in orta yerinde, lokantanın birinde, sinemanın fuayesinde, hiç tanımadığınız kişilerle bir olup, “sahne ışıklarının altında” ama durumdan habersiz çocuklarınızı irdelemek, çocuk yetiştirmenin felsefesini yapmak ve de hatta biraz daha ileri gidilirse memleketi ayak üstü kurtarmak işten bile değildir. Çocukları irdelemek işini eşinizle başbaşa kaldığınız zamana, çocuk yetiştirmenin felsefesini ikiz anne-babaları ile buluşma günlerine, memleketi kurtarmayı da kendi zaman ve zeminine erteleyip, kaldığınız işe dönersiniz : Çocuklara ayakkabı beğendirmek gerek. Ama bu hiç kolay değildir. Çünkü alışveriş mağazaları herşey satar ve de çocuklar, yakında oyuncak varken ayakkabı denemekten nefret ederler. (haksızlık etmeyin kim olsa aynı tercihi yapar, ben pırtık ayakkabıyla gezmek pahasına pilli oyuncak uçağa sahip olmayı tercih etmiştim). Neyse, yanına küçük bir oyuncağı rüşvet olarak verip ayakkabılar kabul ettirilir…

ve aslında bizlerin sorunu da böyle küçük şeylerdir.

Gelelim, bu memlekette çocuk –hatta ikizçocuk- sahibi olmak “deliliğine”. Bu düşünce sağlıklı mıdır ve bizi nereye ulaştırır? Çocuk hayattır; çocuk umuttur… Çünkü çocuk sahibi olmayı istemek, geleceğin daha iyi olacağını ummak ve hatta bunu sağlamak sözünü kendimize vermektir. Öyle ya, gelecek kendi kendine gelmiyor. Onu doğrularımızla, yanlışlarımızla bir oluşturuyoruz. Ne demiş bir usta : “gelecek, gökten zembille inmez bugünün içinde saklıdır”.

Unutmayın, “sorun varsa mutlaka çözüm de vardır”.

Umudunuz hiç tükenmesin, sevgiyle kalın,

Erdoğan Okay

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*