aloevera uyelik
Çarşamba , 16 Ağustos 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

Anneler günü

Bugün anneler günü. Anna Jarvis’in 101 yıl önce bugün yaktığı ateş bütün Dünya’ya yayıldı. Yayıldı ama acaba eşit mi yayıldı, yoksa bazı yerlere yalnızca bu ateşin yansımaları mı düştü?

Tazecik gelinlerin, karnında bebeğini taşıyan annelerin acımadan öldürüldüğü yerlerde kutlanan anneler günü, yalnızca aslına ulaşma, uygarlık zincirinin bir halkası olma çabasıdır. İnsan olmaya uzatılan eldir…

 

O kadar çok gün vardır ki; sevgililer günü, doğum günü, ilk tanışılan gün, evlilik yıldönümü, anneler günü, babalar günü… Bazen bizlere fazla gelir, özelillikle erkeklere…” Kapitalizmin, tüketim toplumunun oyunu” der, burun kıvırırız. Keşke “kapitalizmin bütün oyunları” bu kadar masum olsa! Kadınlarsa, sezgileri ile herzamanki gibi işin özünü yakalamıştır. Amacın pahalı armağanlar alıp-vermek değil sevdiklerine verdiğin değeri göstermenin (çünkü bunu bilsek te görmeye hepimizin ihtiyacı vardır) bir yolu, bir fırsatı olduğunu bilirler. Onun için de bu günleri çok önemserler, erkeklere sınav duygusu yaşatan bu günler, onlar için duyarlığı görmeye açılan kapıdır.

 

Sevginin sıcaklığını aramayan var mıdır? İçimize işleyen, içimizdeki bütün kapıları açan sevginin… Gülümseyen bakışın; aklınızdakini okuyan düşüncenin; elin ucunda, avuçların içinde taşınan; bazen söze dökülen; bazen dilsiz; bazen göşyaşlarına yüklenen… sevginin…

Herkese sorulur da bir tek annemize sormak aklınıza gelmez: Beni seviyor musun? Yanılıp sorsak da alacağımız yanıt bellidir : Sen deli misin?

 

Bendeki fotoğraf iki boyutlu;

Anamın, beni doğuranın…

Biri acının süzülmüşü, öteki sevincin doruğu

İlk kez ondan öğrendim anneler gününü

armağanısın anneler gününün bana… dedi

Seni o gün doğurdum

 

kavradım ki sonra

Yaşamı veren oydu

Armağanların en büyüğünü

 

Zannedersin ki herşey kendiliğinden oluverir

İhtiyacın olan herşey zaten görevidir

Değil mi ki Dünya’ya getirmiş seni

Çeksin o zaman eziyeti

Anne karnım aç

Anne karnım ağrıyor

Anne canım sıkkın

Anne param yok

Anne..

Anne..

Anne herşeye karışıyorsun…

 

Kolay mı doğurmak beş çocuğu

Büyütmek kolay mı

Okutmak öğretmenlerin peşinde koşturmak pahasına

Geceleri uykusuz kalmak,

anlamadığın dersler için arkadaş olmak

 

sevicinde çocuğunu aşmak sevinirken

üzülürken ondan gizlemek bir de o üzülmesin diye

binbir zorluğu dize getirip yaşamı sürdürmektir annelik

imkansızı rutin eylemektir

bütün acılarımızı gömdüğümüz göğüstür

sonsuzluktur, hiç bitmeyendir

“dersini” verdiğin çocuğunla birlikte ağlamaktır

çocuk da zaten anne diye ağlar

iyileştirmeye çalıştığın yarandır annelik

yaşam boyu…

“ana-baba olunca anlarsınız”ı anlamaktır

 

“Anne” deyince aklıma gelen tek şiir vardır, umutsuz bir adamın, Nevzat Çelik’in

Beni burada arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne
Ağlama

ve o şafaktan doğma
onbir yaşını çiğneyip yürüyen çocukları
insanları düşün anne
düşün ki yüreğin sallansın
düşün ki o an
güneşli güzel günlere inanan
mutlu bir yusufçuk havalansın

bir sabah anne bir sabah
acını süpürmek için açtığında kapını
adı başka sesi başka nice yaşıtım
koynunda çiçekler
çiçekler içinde bir ülke getirirler
başlarını koymak için yorgun dizine
sen hazır tut dizini anne
o mükemmel güne

 

    

“Sevmek bir sanattır” diyor Eric Fromm.

Bu sanatın doğal sanatçılarının “anne”lerimizin anneler günü kutlu olsun.

   

Sevgiyle,

Erdoğan Okay

Hosting

Hakkında Erdoğan'dan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*