aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting
Kardeş İlişkileri

Kardeş İlişkileri

 

Ben size normal kardeş ilişkileri ve problemli kardeşi olan çocuklara nasıl davranılması gerektiği, onların nasıl motive edilebileceği konusunda ışık tutmak istiyorum.

Kardeş İlişkilerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Anne baba tutumu: Kardeşler arasındaki ilişki anne babanın büyük ölçüde etkilediği bir ilişkidir. Anne babanın tutumu, kardeşlerin arasındaki bağın kuvvetini, onların sevgisini, kıskançlığını, paylaşımcılıklarını her şeyini etkiler.

Benim annem bugün hala kardeşime beni ne kadar sevdiğini, beni üzmemesi gerektiğini, benim “abla” olduğumu, beni örnek alması gerektiğini benim onu çok sevdiğimi, onun için çok iyi şeyler yaptığımı v.b gibi güzel sözler söyleyerek onun bana iyi duygular beslemesini sağlar. Aynı şekilde bana da Cem’i anlatır, onun beni ne kadar sevdiğini, kardeşimi benim için iyileştirdiğini, iyi bir aile hayatını hak ettiğimi v.b söyler. Böylece bizde kardeşimizin ne kadar önemli olduğu, hatta herkesten bile önemli olduğu bilinci gelişmiştir.

Bir anne baba, kardeşleri hiçbir şekilde ayırmamalıdır: Her iki kardeşe de aynı şekilde davranmalı, aynı sevgiyi ve ilgiyi göstermelidir. Benzer şekilde övmeli, sevmeli, kızmalı, kardeşlerin birbirlerine olan sevgileri pekiştirmelidir. İki veya daha fazla kardeş aynı evde yaşayan ayrı insanlar olarak değil de, birbirine destek olan, aynı kandan gelen, birbirine çok yönden benzeyen ama farklı yönleri de olan, birbirlerini tamamlayan insanlar olarak yetiştirilmelidir. Bu durum ikiz kardeşler için de geçerlidir. Maalesef sorunlu, özürlü kardeşi olanlar bu ilgiden çok fedakarlık gösteriyorlar. Ancak bunu bir dengede tutmak anne babanın elindedir.

Benim annem babam, kardeşim ile benim aramda ayrım göstermemeye çabaladılar. Annem eylemlerinde gösteremese de, bizi eşit sevdiğini, birbirimize ileride destek olacağımızı söyler dururdu.

Kardeşler kesinlikle kaynaştırılmalıdır. Ama bunu yaparken yaş farkını da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Aralarında 8 yaş bulunan kardeşleri kaynaştırmak için farklı yol izlemek gerekirken, 2-3 yaş fark olan kardeşleri kaynaştırmada farklı yol izlenmelidir. 8 Yaş fark olanda büyük olan çocuğa kardeşine karşı sorumluluk ve sevgi duygusu, küçük kardeşe de büyüğüne saygı ve sevgi duygusu verilmelidir. Büyük kardeşten zorla küçük kardeşini de  arkadaş ortamına alması istenmemelidir. Bunun çocuğn içinden gelerek yapması için abla-kardeş, ağabey-kardeş ilişkileri, diğer zamanlarda pekiştirilmelidir. Birlikte baş-başa aktivite yapmalarına teşvik edilmelidir. Zorla güzellik olmaz, ancak iki kardeş küçüklükten birbirlerine alıştırılırsa, aralarında kuvvetli bir bağ oluşur ve bunu kimse de yıkamaz. Aralarındaki yaş farkı düşük olan kardeşlere eşit sevgi duygusu verilmelidir. Yine büyük olana sorumluluk küçük olana sevgi saygı duyguları verileceği gibi, arkadaşça aktiviteler yapmaları, oyunlar oynamaları teşvik edilir. Kavga ettiklerinde yapıcı bir şekilde konuşulmalı, kardeşler mutlaka barıştırılmalıdır. Kin duygusu beslemeleri hiçbir şekilde teşvik edilmemelidir. Yapılan bir hatada ortak cezalar ve ortak ödüller kullanılmalıdır. Kıskançlık duygusu “iyi olana özenmek” olarak düzeltilmelidir. Birbirlerini şikayet etmeleri ayıplanmadan çözülmeye çalışılmalıdır.

Eşitlik- Kaynaştırma- anne baba tutumu bence kardeş ilişkilerinin temelidir. Eğer sorunlu, özürlü, otistik vb durumda olan kardeş varsa, kardeşin durumu normal çocuğa izah edilmelidir. Nasıl davranırsa çocuk için iyi olacağı anlatılmalıdır. Sevgi duygusu aşılanmalı, özürlü olanın ilgiye ve şefkate olan ihtiyacı açıklanmalıdır.

Engelli, Özürlü Kardeşi Olanlar Ne Gibi Sorunlarla Karşılaşabilir?

Anne-baba ilgisinden mahrumiyet:

Özürlü kardeş, özründen ve kendi hayatını organize edememesinden dolayı ailesi tarafından daha fazla yardıma ve ilgiye muhtaçtır. Bu sebeple özürlü kardeşi olan çocuklar daha az anne baba ilgisi gördüklerinden dolayı bu durumu çok içerlerler ve kızgınlık yaşarlar veya kardeşlerini kıskanırlar (Wolf, Fisman, Ellison & Freeman, 1998).

Ertelenme, susturulma:

Çocuklar ebeveynleri tarafından sahiplenirler ve kardeşlerinin özürleri yüzünden susturulurlar (Naylor & Prescott, 2004). Normal olan çocuk aile bireyleriyle kendisi ile ilgili bir konuyu konuşmak için sırasını beklemek durumunda kalır. Onun başarısının övülmesi, onunla ilgilenilmesi uzun sürmez çünkü mutlaka özürlü kardeşin bir hareketi veya bir sorunu ile son bulur.

Mükemmel olma baskısı: 

Normal olan çocuklar, akademik başarıları veya spor aktivitelerindeki başarılarını artırma veya devam ettirme konusunda daha fazla baskı altındadırlar. Çünkü bir bakıma kardeşlerinin özrünü onların kapatabileceği düşünülür (Naylor & Prescott, 2004). Anne ve baba, bir çocuğun problemiyle uğraştıklarından dolayı, diğer çocuklarında herhangi bir problem olsun istemezler.

Anne baba stresinden etkilenme: 

Anne ve babanın özürlü kardeşten dolayı yaşadığı stres, normal olan kardeşin yaşına bağlı olarak onun da yaşamını etkileyecektir.

Ben uzun bir süre arkadaşlarımı kendi evimize davet edemedim. Bunda kardeşimin onlara vurma ihtimali, arkadaşlarımın muhabbetlerinden kardeşimin etkilenmesi, annemlerin evdeki yabancılardan sıkılmış olması, ev hayatımızın normal olmaması gibi nedenler bulunmaktadır.

Özürlü kardeşe bakma, onunla ilgilenme zorunluluğu

Uzun seneler, annem ve babam rahat birlikte olsunlar, rahat dışarı çıksınlar diye, kardeşimle bizzat ben ilgilendim. Benim yaşım küçükken annem ve babam dışarı çıktığında evde aile büyüklerimizden birisi mutlaka oluyordu. Ama yine de kardeşimi en iyi anlayan ben oluyordum. Bir yabancı onu bir anda mutsuz edebilir, ona iyi gelmeyecek bir tavır, veya kötü örnek olacak bir davranış sergileyebilirdi. Bu sebeple onunla en yakın olan benim ilgilenmem daha uygun oluyordu. Annem benim hayatımı da çalmamak adına, eve sürekli bir başkasını çağırırdı (bakıcı kız, abla vs), ben ise bundan hem mutluluk duyar, hem suçluluk hissederdim. Çünkü onların kardeşime bir şey katamayacağını düşünürdüm. Eskiden belki biraz burun kıvırıyordum ama kardeşimle vakit geçirmeyi hala çok seviyorum. Her kardeş bunu seve seve yapmaz çünkü başka bir aktivitesinden, arkadaşlarından, oyunundan fedakarlık etmek onlara zor gelir (Naylor, Prescott, 2004).

Anne babanın dikkatini ve onayını daha çok almaya çalışma: 

Normal olan kardeş, kendini anne baba tarafından önemsenmeyen olarak hissettiğinden, onların dikkatini bir şekilde çekmeye çalışır. Bunu ya okul başarısıyla veya örnek davranışlarıyla yani iyi yönden gösterir, ya da yaramazlık yaparak, başarısızlık göstererek, “madem iyi olmayan dikkat çekiyor, bende iyi olmayayım” şeklinde kötü şekilde yapabilir. (Pearson & Sternberg, 1986)

Korumacılık ve engelli kardeş için sorumluluk duygusu hissetme: 

Özellikle kendinden daha genç engelli veya özürlü kardeşi olanlar için geçerli bir durumdur. Bu çocuklar kardeşlerini daha sık korumayı ve savunmayı istediklerini belirtirler.

Ben, kardeşimi aile üyelerinden bile korurum. Ona karşı yapılacak bir haksızlığa hiçbir tahammülüm yoktur çünkü o kendini şuanda bile koruyacak güce sahip olmayabilir. Onların dünyası, bizim dünyamızdan daha saf ve kurallara uygun.

Arkadaşlarından utanma, sosyal çekilme

Eğer özürlü veya engelli kardeşiniz varsa, bunu çevrede anlayacak insanların sayısı çok azdır. Yani yaşadığınız aile hayatının diğerleriyle aynı olmadığını anlamaları çok zordur. Bunu herkesin anlamasını bekleyemezsiniz. Ancak, empati kurmalarını ve sizin hayatınıza anlayış göstermelerini bekleyebilirsiniz. Normal kardeşler genelde utanma, sıkılma, arkadaşlarından kaçınma gibi davranışlar sergileyebilirler.

Ben üye olduğum bir kulüpte, kardeşimin durumundan hiç bahsetmiyordum. Ama bazı buluşmalara, kardeşime bakmam gerekiyor deyip katılamıyordum. Arkadaşlarım arasında “Ya şu kıza bak, koskoca kardeşi var, başka bahane mi bulamıyor?” diye konuşuluyormuş. Daha sonra onlara durumu izah ettiğimde, hepsi durumu anladılar, Cem’i toplantılarımıza bile getirdim, herkes onunla tanışmaktan çok mutlu oldu. Annem de bir gün bir toplantımıza katılıp “Otizm” konulu bir seminer verdi. Böylece birçok kişiyi de bu konuda bilgilendirmiş olduk.

Şiddete maruz kalma

Eğer kardeşin özrü yüksek derecede ve hareketlerini kontrol edemiyorsa, normal olan kardeş, özürlü olan kardeşten gelecek vurmalara, saldırılara maruz kalabilir. Bu durum, sebepsiz yere gelen saldırılar, diğer kardeşin duygularını incitebilir.

Aileye düşen görevler:

Özürlü veya engelli kardeşi olan kişilerle ilgili araştırmalar pek azdır. Ancak uzmanlar ve araştırmacılar, bu çocukların özel anlayışa, dikkate ve desteğe ihtiyacı olduklarını yeni yeni anlamaya başlamışlardır (Pearson & Sternberg, 1986, Naylor & Prescott, 2004).  Bu yüzden aileye de önemli görevler düşmektedir.

Çocuğunuzu dinleyin. 

Her ailede, özürlü çocuk bir stres kaynağı oluşturur. Ancak bu diğer çocuğunuzu dışlamanız gerektiği anlamına gelmez. Normal olduğu için onu kendi ayaklarının üzerine bırakmadan önce, onu dinleyin, ertelemeyin, onun da endişeleri olacağından, onun da bir çocuk olduğunu unutmadan onu dinleyin. Böylece çocuk kendini dışlanmış hissetmeyecek, kendisini ailenin bir parçası olarak görecektir.

Kardeşini kıskanmasını engelleyin.

Her çocuk kardeş kıskançlığı yaşayabilir. Ama özürlü bir kardeşi olan çocuğun kıskançlığını, ayıplamadan, onda suçluluk uyandırmadan, ondaki pozitif yönlere ilgisini çekerek bu duygusunu pozitif duygulara yönlendirin. Onu övün, okşayın, iyi bir şey yaptığında alkışlayın. Azarlamaktan mümkün olduğunca kaçının. Böylece kardeşine olan kıskançlığı zamanla geçecektir.

Onu olduğu gibi kabul edin.

Normal olan çocuğunuzun da sadece bir çocuk olduğunu unutmayın. Onun da hataları, yanlışları, kızgınlıkları olabilir. Yapıcı eleştirilerle, doğru yönlendirmelerle, olumlu pekiştirmelerle çocuğunuzun kendine olan saygısını kaybetmeden, onu doğru yola yönlendirin. Mükemmel olması için, kardeşindeki özrü örtmesi için baskı yapmayın. Bu onu daha karmaşık ve zor duygulara sevk edecektir.

Kardeşiyle ilgili duygularını size anlatmasına izin verin.

Bırakın çocuğunuz konuşsun, siz dinleyin. Yanlış izlenimleri var ise, kardeşine kızıyorsa, utanıyorsa vb onun da duygularına kulak verin. Ona sakın kızmayın. Çocuklar gördüklerini kaydeder, kendi mantıkları sizinkinden farklı işler. Utancını, sıkıntısını paylaşmasına izin verin ki o da rahatlasın.  Kardeşinin durumunu, çocuğunuzun yaşına göre anlatabilirsiniz. Ama burada vurgulanması gereken, kardeşinin ona ihtiyacı olduğu ve onun normal olduğundan kardeşine yardımcı olabileceği duygusunun verilmesidir. Böylece kendini önemli hisseder.

Pozitif yönlerini keşfedin ve o tarafa yönlendirin.

Bu her çocuk için geçerli bir durumdur. Çocuğunuzun iyi olduğu yönlerini keşfedin ve onları geliştirmesinde yardımcı olun. Bu bir spor aktivitesi, bir oyun, bir hobi veya sosyal aktivite ile ilgili olabilir.

Çocuklarınıza eşit davranın.

Sevginizi, ilginizi, kızgınlığınızı eşit dağıtın. Normal olan çocuk kendini farklı hissetmesin. Özürlü veya engelli olan çocuğunuza ne kadar ilgi gösteriyorsanız, öbür kardeşe veya kardeşlere de ilgi gösterin. Onlar normal diye, kendi hallerine bırakmayın.

Eğer özürlü kardeş küçük, normal kardeş büyük ise, sorumluluk duygusunu hafifletmeye çalışın. 

Benim annem hala, kardeşini senin için iyileştiriyorum der. Benim de sorumluluk duygum bir anne kadar yüksektir, ama annem her böyle dediğinde kendimi biraz hafiflemiş hissederim. Normal kardeşin de kendi hayatını yaşamasına da izin verin. Onun sosyalliğini, arkadaşlarıyla olmasını pekiştirin. Arkadaşlarıyla ilişkilerini uzaktan kontrol edin, yanlış arkadaşlıklar kurmamasına dikkat edin.

Bir gün eve geldim ve annemi odamı karıştırırken buldum, “Anne napıyorsun?” diye sorduğumda, “Son zamanlarda çok para harcadın, nereye gitti bu paralar, herhangi bir madde kullanıyor musun ona bakıyordum” dedi. Çok şaşırmıştım, ben sadece gezmeye harcıyordum, ancak bir yandan annemin beni kontrol etmesi hoşuma gitmişti. Bunu yaparken abartmadan, karşı tarafı rencide etmeden yaparsanız, çocuk önemsendiğini bilir.

Çocuklarınızı kaynaştırın. 

Birlikte oyun oynamalarını, herhangi bir aktivite yapmalarını teşvik edin. Eğer özürlü çocuğun özrü çok ağır değilse birlikte yapılan aktiviteler kardeşlerin kardeşlik hissini geliştirmesinde yardımcı olacaktır. (Beraber sofra kurma, köfte yapma, film izleme, yürüyüş yapma, oyun oynama vs.) Kardeş, diğer çocuğunuzun hayatında sizden sonra gelecek en önemli kişidir. Bunu da normal olan kardeşe hissettirmelisiniz. Her kardeşe bir diğeri hakkında olumlu ve özendirici sözler söyleyin, birbirlerini sevdirin.

Annem, geçen sene Koç Üniversitesi’ne gittiğimde kardeşime, “Ablan benim ilk göz ağrım, o benim ilk çocuğum, seni sevdiğim kadar onu da seviyor ve onu çok özlüyorum” dermiş. Cem annemin beni ne kadar çok sevdiğini bilir, aynı şekilde ben de annemin kardeşimi ne kadar çok koruduğunu ve sevdiğini bilirim.

Çocuklarınızla kaliteli vakit geçirin.  

Hayatı, işinizin yoğunluğunu bahane etmeyin. Çocuklarınızın her biriyle kaliteli vakit geçirin, oyun oynayın, konuşun, yürüyüş yapın, sinemaya gidin. İmkânınız el verdikçe birlikte olmaya gayret gösterin. Tüm yükü sadece anne almasın, baba da bu kaliteli zamanlara dahil olmaya özen göstersin.

Özetlemek gerekirse, insanın kardeşi olması, çok güzel ve özel bir duygudur. En başta paylaşmayı öğrenirsiniz. Anne-baba ilgisini, odanızı, yemeği, oyuncakları, hatta yenilen azarları bile paylaşmayı öğrenirsiniz. Bu yüzdendir ki, anne-babanın tutumu, eşit davranma, kardeşleri birbirine kaynaştırma kardeşler arasında doğru ilişkiler geliştirme açısından çok önemlidir. Bir kardeşiniz var ise, onu çok seviyorsanız, onun hep iyi olmasını istiyor ve hep ona destek oluyorsanız, ebeveynleriniz sizi doğru yetiştirmiş demektir. Bu her kardeş için geçerli bir tutumdur. Çünkü anne ve babalar bu dünyadan göç ettiğinde, dünyada bir tek kardeşler kalır ve aileden gelen gelenekleri, tutumları, davranışları onlar sürdürür. Bu yüzden çocuklarınızın sizlerin aynaları olduğunu unutmayın. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Sizleri gelişime açık, birbirine destek olan, arkadaş gibi olup hem abla-kardeş veya ağabey-kardeş sorumluluğunda olacak kardeşler yetiştirmeye davet ediyorum.

Psk. Gülser Vardarcı, 20 Temmuz 2007.

 

Kaynakça:

 

Gray, D. E. (2002) “Ten years on: a longitudinal study of families of children with autism” Journal of Intellectual & Developmental Disability 27(3), 215-222
Naylor, A. & Prescott, P. (2004) “Invisible children? The need for support groups for siblings of disabled children” British Journal of Special Education: 31(4), 199-206
Pearson, J. E. & Sternberg, A. (1986) “A Mutual-Help Project for Families of Handicapped Children” Journal of Counseling and Development, December Vol:65, 213-215
Wolf, L., Fisman S., Ellison, D. & Freeman, T. (1998) “Effect of sibling perception of differential parental treatment in sibling dyads with one disabled child”, Journal of American Academy of Child and Adolescent Psychiatry, 37(12), 1317-1319

 

UYARI! Bu uzman görüşünün bütün hakları www.ikizanneleriyiz.biz’e aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin tamamının ya da bir kısmının kopyalanması, içeriğinden alıntı yapılması yasaktır. Yasal işlemler için Yasal Uyarı’yı tıklayınız.

 

  Ben size normal kardeş ilişkileri ve problemli kardeşi olan çocuklara nasıl davranılması gerektiği, onların nasıl motive edilebileceği konusunda ışık tutmak istiyorum. Kardeş İlişkilerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler: Anne baba tutumu: Kardeşler arasındaki ilişki anne babanın büyük ölçüde etkilediği bir ilişkidir. Anne babanın tutumu, kardeşlerin arasındaki bağın kuvvetini, onların sevgisini, kıskançlığını, paylaşımcılıklarını her şeyini etkiler. Benim annem bugün hala kardeşime beni ne kadar sevdiğini, beni üzmemesi gerektiğini, benim “abla” olduğumu, beni örnek alması gerektiğini benim onu çok sevdiğimi, onun için çok iyi şeyler yaptığımı v.b gibi güzel sözler söyleyerek onun bana iyi duygular beslemesini sağlar. Aynı şekilde bana da Cem’i anlatır, onun…

Review Overview

User Rating: Be the first one !
0
Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*