aloevera uyelik
Çarşamba , 16 Ağustos 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting
Karanlıkta İkizimle Diyalog

Karanlıkta İkizimle Diyalog

Karanlıkta Diyalog Sergisi Dünya’nın dört bir yanındaki 130 şehirde 7 milyondan fazla insan için muhteşem bir deneyim oldu. Sergi İstanbul Gayrettepe Metro İstasyonu’nda Aralık 2013’ten beri bulunuyor ve Şubat 2014 tarihinde bitmesi planlanıyor. Çok talep olduğu için bu sürenin uzaması da bekleniyor. Dr Andreas Heinecke, bu sergiyi 1988’de Almanya’da tasarlayan profesör, ziyaretçilere 1.5 saati görme engelli bir insan gibi zifiri karanlıkta geçirme, ve parkta bir tur atma, caddede karşıdan karşıya geçme, feribota binme ve bir film izleme fırsatı sunuyor. Sergi amacını “biz” ve “onlar” konseptlerini kaldırmak olarak açıklıyor.

ikizimle karanlıkta diyalog

Karanlıkta diyalog herkesin hayatında en az bir kere deneyimlemesi gerektiğini düşündüğüm bir şey. Benim için sömestr tatili bunun için çok uygun bir fırsattı. Sergiye annem ve kardeşimle gittim, ve işin doğrusu başta 1.5 saatimi zifiri karanlıkta geçirmek konusunda biraz tereddütlüydüm. Ama sonra fark ettim ki bize yönergeler verecek ve bizi koruyacak bir rehber ile birlikte tamamen bu organizasyon için tasarlanmış güvenli bir alanda olacaktık.

Peki görme engelli bireyler engelleri olmayan insanlar için bile yaşamın çok zor olduğu İstanbul’da nasıl hayatlarını sürdürüyorlardı? Ben bunu düşünürken yolculuk birbirini tanımayan insanlardan oluşan altı kişilik grubumuz için başladı. Sol elimizi kaybolmamak için duvara koyup karanlık bir labirentte ilerlemeye başladık. Labirentin sonunda görme engelli rehberimizle tanıştık, ve o bize bastonlarımızı verdi. Rehberimizin adı Özden’di. İlk fark ettiğim şey biz ona isimlerimizi söylediğimizde isimleri engelsiz bir insanın yapabileceğinden çok daha hızlı bir şekilde sesimizden tanımaya başlaması oldu. İçeride neler yaşadığımızı anlatmayacağım çünkü başına neler geleceğini bilmeden ilerlemek daha güzel ve ben sizin için heyecanını kaçırmak istemiyorum. Söyleyebileceğim tek şey, rehberimiz içeride bizden çok daha rahattı ancak biz güvende olduğumuzu anlamak için sürekli duvarlara ve birbirimize dokunma ihtiyacı hissediyorduk. Ellerimiz gözlerimiz oldu. Yeniden görme engelli insanların dışarıda ne yaptıklarını düşündüm. Her şeye dokunmaları dışarıda onlar için uygun ve güvenli olmazdı. Sürekli diğer insanların seslerinin geldiği yöne doğru gitmeye çalıştık, bu sayede aslında diyalogun önemini kavradık.

Rehberimiz bize yön vermiyor olsaydı, kaybolurduk. Hepimizin biraz başı ağrıdı çünkü gözlerimiz karanlıkta bir şeyler görmeye çalışıp zorlanıyordu. Zaman uçtu, biz neredeyse geçen zamanın sadece yarısı geçti gibi hissettik. Görememenin yaşamı zorlaştırdığını söyleyebiliriz ama aynı zamanda bize özgürlük de verdi, ben gözlerin değil de diğer duyular ve iç sesinizin size kılavuzluk ettiği zaman dünyanın ne güzel bir yer olduğunu anladım. Eğer sonra o yeri gözlerimle görmüş olsaydım, şu an olduğu kadar büyülü olmazdı. Çünkü şu an o yerin anısı benim gördüğüm görüntü değil, benim hayal ettiğim görüntüsü ve bu deneyim de ne olduğunu gördüğüm olaylar değil, kendi içimde ne hissettiğim. Bu deneyimin paha biçilemez bir deneyim olduğunu düşünmemin sebebi bu.

Pırıl Okay

Hosting

Hakkında Ana Peri

Bir yorum

  1. Pırılcım, ne şahane bir paylaşım olmuş! 🙂

    Keşke imkan olsa da gidebilsem bu paha biçilmez deneyimi bizzat yaşamaya! 🙂

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*