aloevera uyelik
Perşembe , 27 Temmuz 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting
Şimdi Okullu Olduk Sevinçli miyiz Hepimiz ?

Şimdi Okullu Olduk Sevinçli miyiz Hepimiz ?

Şimdi Okullu Olduk… Sevinçli miyiz Hepimiz??

 

Okula yeni başlayan çocuklar için okuldaki ilk yılı oldukça önemlidir. Her ne kadar çocuğumuz okul öncesi eğitim alsa da ilköğretim yılları okul öncesi eğitiminden farklı olacağı için hem anne babalar hem de çocuklar için kaygılı veya keyif veren bir yaşantı haline dönüşebilir.

 

Çocuk “güvenli ortam” olarak kabul ettiği evinden ve/veya okul öncesi eğitim kurumundan ayrılacaktır ve hem anne baba için hem de çocuk için bu ayrılma durumu zordur. Çocuk için yeni bir çevreye uyum sağlama dönemi başlamıştır. Ayrıca çocuktan belirli ödev ve sorumlulukları da yerine getirmesi istenilmeye başlanmıştır. Doğal olarak tüm bunlar çocuğu zorlayacak ve bu yeni duruma uyum sağlamasını güçleştirecektir. Bu nedenle çocukların okula ilk başladığında birkaç gün annesinin yanından ayrılmayı istememesi normal bir durumdur. Zaten ilk günler çocukların çoğu, yeni bir ortama girme ve anne-babadan ayrılma nedeniyle belli ölçüde kaygılar yaşasalar da, çoğunlukla birkaç günde büyük ölçüde rahatlamaktadırlar.

 

İlkokula yeni başlayan çocukların okul yaşantısı hakkında olumlu düşünce ve duygu geliştirmeleri anne babalara bağlıdır. Okula başlama ile ilgili anne babaların kaygı ve stresleri de çocuğa yansıyacaktır, örneğin “daha çok küçük, nasıl alışacak okula” gibi bir düşünce, zaman içinde anne babaların davranışlarına da yansıyabilir ve anne babalar çocuklarına karşı daha koruyucu ve kollayıcı yaklaşabilir, dolayısıyla çocuğun okula uyumu güçleşebilir. Okula yeni başlayan çocuğun okula daha hızlı ve kolay uyum sağlaması için anne babaların çocuklarına ilişkin davranışlarını gözden geçirmeleri (aşırıcı koruyucu ve kollayıcı davranışlarından vazgeçmek, bağımsızlaşmak) ve çocuklarını okula hazırlamaları gerekmektedir.

 

Çocuklarını okula hazırlamaları için anne babalara yardımcı olabileceği düşünülen birkaç ipucu:

 

 “Sen artık büyüdün, büyük okuluna gidiyorsun”
Bu cümle hem olumlu hem de olumsuz anlam taşıyabilir. Bu yaş grubundaki çocuklar büyümek ve büyük çocuklarla aynı haklara sahip olmak isterler, dolayısıyla çocuklara büyüdüklerini söylemek onları hırslandırabilir, mutlu edebilir. Okula ilişkin olumlu duygularını harekete geçirebilir. Öte yandan, büyümek demek aynı zamanda yeni sorumlulukları da beraberinde getirir. Ders çalışmak, çantasını hazırlamak, ödevleri hatırlamak, kıyafetine dikkat etmek ..vb. sorumluluklar çocuğun oyun, dinlenme, tv izleme gibi etkinliklerden alıkoyar. Dolayısıyla çocuklardan “ben büyümek istemiyorum, büyük okuluna gitmeyeceğim” gibi cümleler duyabiliriz.

 

 Çocuğun yanında okulla, öğretmenle veya öğretme yöntemleri ile ilgili eleştiri yapmak:
Yapılan eleştiriler anne baba olarak sizin okula, öğretmene veya uygulanan yöntemlere ilişkin düşüncelerimizi, duygularımızı ortaya koyar. Eğer duygu ve düşüncelerimiz olumsuz ise çocuğumuz bizi model alacağı için çocuğumuzun da okula ilişkin duygu ve düşünceleri olumsuz olabilir ve okula alışamayabilir.

 

 Okula ve okuldaki kurallara ilişkin belirsizlik:
Okula ilişkin kurallar ve okulda çocuktan beklenen davranışlar çocuğa yeterince açıklanmadıysa, bu durum çocukta korku ve endişelere sebep olacaktır.

 

 

Okula ilişkin isteksizlik sadece okula yeni başlayan çocuklarda görülmeyebilir. Zaman zaman okula devam eden çocuklarda da yaz tatilinden döndükten sonra bu tür bir durumla karşılaşılabilinir. Okula ilişkin isteksizlik farklı dönemlerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle, eğitimcilerin ve anne babaların çocuklarına zaman tanıyarak, sabırla çocukların bu süreci atlatmalarına yardımcı olmaları gereklidir. Zaman zaman okula gitmek istemeyerek, stres ve kaygıdan kaynaklanan karın ağrısı, terleme, mide bulantısı, ateş yükselmesi, uyku, iştah ya da davranışlarıyla ilgili farklı tepkiler gibi belirtiler ortaya çıkabilir ya da çocuk tanımlayamadığı bir korkudan da bahsedebilir. Bu yollarla, çocuklar okula uyum sağlayamadıklarının sinyallerini verebilirler. Çocuklar bu bedensel ve davranışsal şikayetleri öne sürerek okula gitmek istemediğini söyleyebilir. Okula gönderilmeyeceği kararı verilince de bu şikayetlerin kendiliğinden kaybolduğu gözlenir. Ertesi gün okula gönderileceği çocuğa söylendiğinde okula gideceği saatlerde aynı şikayetlerin yeniden ortaya çıktığı gözlenir. Bu davranış biçimleri uzun bir süre devam ederse çocuğun “okul korkusu” oluşmuş demektir.

 

Okul korkusu olan çocuk çoğu zaman evde rahattır. Ancak okulla ilgili şikayetleri yoğunluktadır. Çocuklarda ortaya çıkan “okula karşı isteksizlik” durumunu, “okul fobisi”ne dönüşmeden engellemek, ileride oluşabilecek daha büyük sorunların (okuldan kaçma, öğrenmeye olan ilginin kaybı vb.) ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır. Bunun için yapılması ve yapılmaması gerekenler şöyledir:

 

 Anne ve babaların aşırı koruyucu kollayıcı tavırları ve çocuğun sorumluluk almasına engel olmaları sonucunda, okula başlama döneminde çocuğun sorumluluk üstlenmemek için okula gitmede isteksiz olabilir. Anne babaların tavırlarını gözden geçirmeleri gerekmektedir.

 

 Okul, öğretmen veya çevreye ilişkin nedenlerden dolayı çocuğun isteksizlik duyabilir. Aşırı otoriter öğretmen ya da okul personeli ve- uygun olmayan bir sınıf içi yerleştirme çocuğun kaygısının artmasına sebep olabilir. Bununla birlikte, çocuk için teneffüs saatleri, sesli okuma, sınıf önünde ders anlatma, beden eğitimi gibi etkinlikler korkutucu, kaygı verici olabilir veya bu etkinliklerden bazılarını gerçekleştirmede güçlük çekebilir. Ayrıca eğer çocuk bu tür etkinlikleri yapması için zorlanırsa ve bu etkinliklerde başarılı olamazsa okula karşı isteksizlik ortaya çıkabilir. Okulda ya da okul yolunda fiziksel olarak tehdit edici bir yerin ya da birilerinin olmasını da çocuğun okula karşı isteksizlik geliştirmesinde etkili olabilir. Anne babaların tüm bu olasılıkları gözden geçirmeleri gerekmektedir.

 

 Okulun ve yeni bir şeyler öğrenmenin çocuk açısından yararları anlatılarak, olumlu yönleri gösterilmelidir. Ancak, bunu yaparken dikkat edilmesi gereken nokta, okula gitmenin uzun vadeli yararlarından ziyade, kısa vadede yararlarına değinilmesidir (örneğin, “okuyacaksın meslek edineceksin” gibi ifadeler kullanılmamalıdır).

 

 Ne olursa olsun okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamamalı, korkusu ve gözyaşlarıyla alay edilmemelidir. Bu tür davranışlar çocukların kendilerini daha fazla suçlu, korkak ve çaresiz hissetmelerine neden olabileceği gibi, okula ilişkin kaygı ve korkuların artmasına da neden olabilir.

 

 Çocuğun akademik performansı ile ilgili çok yüksek beklentiler içinde olmak, çocuklarda kaygı ve strese sebep olabilir. Başarısızlığa tahammülleri azalabilir ve başarısız olma ihtimalinin olduğu durumlardan kaçınma eğilimi oluşabilir. Bu nedenle çocuklar okula gitmek istemeyebilirler. Dolayısıyla, anne babaların çocuklarının akademik performansına ilişkin gerçekçi beklentiler içinde olmaları ve bunu çocuklarıyla konuşmaları oldukça önemlidir.

 

 “Öğretmen-öğrenci- veli” işbirliği, kesinlikle yapılmalıdır.

 

♥ Gerekirse çocuğun okula devam ettiği süre içerisinde aileden birisinin refakat etmesi sağlanmalıdır.

 

 Çocukta okula ve öğrenmeye ilişkin olumsuz tutumlar devam eder ve belirtiler azalacağı yerde artarsa, mutlaka çocuk ruh sağlığı ile ilgili çalışan uzmanlardan (çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı, çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatristi) destek alınmalıdır.

 

Pedagog Zeynep Şebnem Kurt Çoban

Şimdi Okullu Olduk... Sevinçli miyiz Hepimiz??   Okula yeni başlayan çocuklar için okuldaki ilk yılı oldukça önemlidir. Her ne kadar çocuğumuz okul öncesi eğitim alsa da ilköğretim yılları okul öncesi eğitiminden farklı olacağı için hem anne babalar hem de çocuklar için kaygılı veya keyif veren bir yaşantı haline dönüşebilir.   Çocuk “güvenli ortam” olarak kabul ettiği evinden ve/veya okul öncesi eğitim kurumundan ayrılacaktır ve hem anne baba için hem de çocuk için bu ayrılma durumu zordur. Çocuk için yeni bir çevreye uyum sağlama dönemi başlamıştır. Ayrıca çocuktan belirli ödev ve sorumlulukları da yerine getirmesi istenilmeye başlanmıştır. Doğal olarak tüm bunlar…

Review Overview

User Rating: 4.9 ( 1 votes)
0
Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*