aloevera uyelik
Cumartesi , 23 Eylül 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting
Çocuk ve Küfür

Çocuk ve Küfür

FARKINDA MIYIZ? AĞZIMIZA ACI BİBER SÜRMEKLE OLMAZ!

 

Günlük yaşantımızda küfürlü ve argo konuşmalar neredeyse doğal kabul edilir oldu. Küfürlü ve argo konuşmayı çok yoğun ve stresli hayatımızın kaçınılmaz sonucu gibi görüyor ve kanıksıyoruz. Çoğu zaman hiç düşünmeden bu tür kelimeleri cümlelerimiz içinde kullanıyoruz. Bütün zamanını bizlerle geçiren çocuklarımızı da ister istemez konuşurken küfretmeye ve argo kelimeleri kullanmaya başlıyorlar. Ne yazık ki özellikle kızgın olduğumuz zamanlarda küfrettiğimiz bir gerçektir. Küfür de bu anlamda ‘Ben yapabilirim ama çocuğum asla yapmamalı’ türü yanlış bir yaklaşıma örnektir.

 

Küfür ve argo; model aldıkları, gözlemledikleri ve içinde şekillendikleri toplumun adeta bir parçası olunca; çocuklar da zamanla büyükler gibi küfrediyor, argo kelimeler kullanıyorlar.
Uzmanlar olarak, okul öncesi dönemde çocukların “uygunsuz” kelimeleri kullanmalarının sık görülen bir durum olduğunu biliyoruz. Anne-babaları bazen oldukça zor durumlarda bırakabilen bu durumun farklı nedenleri olduğunu ortaya koyuyoruz.

 

Çocuklar hayatlarının ilk 7 yılında okuma ve yazma bilmedikleri için dil gelişimlerini sadece duydukları kelimelerle beslerler. Bu evrede çevrelerindeki her sese karşı çok duyarlı ve ilgili olurlar. Özellikle 2-3 yaşlarındaki çocuklar her duydukları sesi birebir taklit ve tekrar ederek bu sesleri özümsemeye ve anlamaya çalışırlar. Hatta bu dönemde bazı çocuklar sizin söylediklerinizi aynen tekrar eden papağanlara benzerler.

 

Elbette yeni kelimeler örenirken duygularla ilgili kelimeleri de öğrenirler. Örneğin kızdığınızda kullandığınız belli kelimeleriniz varsa; çocuğunuz da kızdığınızda ne anlama geldikleri hakkında hiçbir fikri olmaksızın bunları kullanmayı öğrenecektir. Çünkü ona göre bu sesler, kızıldığında çıkartılan seslerdir. Küçük çocuklar kelimeleri kullanmaktan, yeni kelimeler öğrenmekten ve heyecan verici, gizli ya da özel olduğunu düşündükleri kelimelerle oynamaktan zevk alırlar.

 

Ayrıca çocuklar anne-babalarını mutlu etmeyi çok isterler. Bu nedenle, çocuğunuz “ayıp” bir kelimeyi ilk söylediğinde kahkaha atarsanız, hatta sadece gizlemeye çalışarak hafifçe gülerseniz bile, büyük olasılıkla bunu fark edecek ve kelimeyi tekrar kullanacaktır. Diğer yandan uygunsuz bir kelime söylediğinde kızarak tepki gösterirseniz, size kızdığında ve bunu bir şekilde size belli etmek istediğinde bu kelimeyi yeniden kullanabilir. Çünkü artık onun için ‘o kelime’ kızdığımız zamanların bir ifadesidir.

 

Bazı durumlarda ise dikkat çekme ve odak noktası olma isteği ve sevgi açlığı da küfürlü konuşmaya neden olabilir. Çocuklar anne-babasından ve yakın çevresinden yeterli ilgiyi göremiyorlarsa, dikkat çekmek için de küfür edebilirler.

 

Zaman zaman bir olgunlaşma ve büyüme belirtisi olarak da algıladıkları küfür; bazı çocuklar için yetişkin olmanın bir sembolü de olabilir. Çocuklarınız aynı zamanda büyümeyi de istedikleri için, küfürlü konuşma onun kendisine büyüdüğünü ispatlama yollarından birisi olabilir. Çocuğunuzu spor, resim, sanat gibi alanlara yönlendirerek yaratıcılığını geliştirmesine fırsat vermeliyiz. Kendisini gözlemlemesini, yeteneklerinin zaman içinde ne kadar geliştiğini anlamasını ve ‘artık’ büyüdüğünü bu gelişmeyle ifade ettiğini vurgulayabilirsiniz. Böylece çocuğunuz ürettikleri çoğaldıkça ve geliştikçe büyüdüğünü anlayacak ve büyüklerini taklit etmek ihtiyacı azalacaktır.

Peki ama hiç istemesek de KÜFÜR eden çocuğumuz için neler yapabiliriz?

 

Unutmamalıyız! Yaptığınız ya da söylediğiniz her şey çocuğunuzun da davranışlarına yansıyacaktır. Bu nedenle çocuğunuzun yanında küfür etmemeye özen gösterin. Örneğin, çocuğunuzun söylemesini istemediğiniz kelimeleri belirleyip, bu kelimeleri hiçbir zaman kullanmamaya çalışabilirsiniz. Böylece bir oto kontrol geliştirip, çocuğunuza karşı ‘farkındalığımıza’ daha da artıracaksınız.

 

Ama çocuğunuz küfürlü ya da argo kelimeleri başkalarından ya da televizyondan da duyabilir. Bu nedenle çocuğunuzun seyrettiği televizyon programları konusunda çok dikkatli olmalısınız. Çocuğunuz bir başkasından duyduğu uygunsuz kelimeyi kullanırsa bir şey olmamış gibi davranın ve bu kelimenin ilginç ya da komik olduğunu düşünmesini teşvik etmeyin. Böyle bir durumda ciddi bir ifade ile şunları söyleyebilirsiniz: “Biz bu kelimeyi kullanmayız ve ben de bir daha bunu duymak istemiyorum.” Çocuğunuz daha sonra kelimeyi söylerse duymazdan gelin ve tepki vermeyin. Böylece çocuğunuz, sizin bu kelimelere bir tepki vermediğinizi fark ederek, artık onları kullanma ihtiyacı duymayacaktır.

 

Özellikle erkek çocuklar küfretmeye daha yatkın olup bunu bir güç gösterisi olarak yorumlayabiliyorlar. Ama bu durumun en önemli nedeni çocuğunuzun etrafında gördüğü rol modellerdir Örneğin çocuğunuzla beraber bir restorantta maç izliyorsunuz, etrafınızda da tanımadığınız insanlar var ve maç esnasında küfür ediyorlar. Böyle bir ortam çocuğunuz için aslında çok doğru olmasa da durumu tersine çevirmeniz mümkün. Yaptığınız hareketlerle hangi davranışı onayladığınızı ona gösterebilirsiniz, örneğin başka insanlar küfrederken sizin küfretmemeniz çocuğunuzun bu davranışın yanlış olduğuna inanmasına yardımcı olacaktır.

 

Çocuklar küfürlü konuştuklarında gülümsemek kadar, onları cezalandırmak da ters tepki verecektir. Çocuk bu kelimeleri sizden gizli olarak kullanmaya başlayacaktır. Böylece, aslında ceza verirken, farkına varmadan çocuğunuzdaki bu davranışı gizlice pekiştirmiş olursunuz. Bu nedenle de zaman zaman tepki vermemek, tepki göstermekten daha iyidir. Ama sessiz kalmak istemiyorsanız, çocuğa kullandığı kelimenin anlamını sorabilirsiniz. “Kullandığın bu kelime ile ne ifade etmeye çalışıyorsun? Seni anlayamıyorum!” demek bir çözüm olabilir.

 

Ya da çocuğun o kelimeyi 5 dakika boyunca söylemesini isteyebilirsiniz. Büyük olasılıkla bir daha kullanmayacaktır. Çocuk bu kelimeyi söylemek istemezse, ancak kötü sözcüğü kullanmaktan dolayı verilen ceza uyguladıktan sonra, istediğini yapabileceğini söyleyin.
Kelimeler çocuğunuzu eşlendiriyorsa alternatif kelimeler önerebilirsiniz. Örneğin hoşlanmadığınız bir kelime kullandığında, o kelimenin yerine sizin ürettiğiniz komik bir kelimeyi kullanmasını isteyebilirsiniz.

Çocuk kızdığında veya stres yaşadığında küfürlü kelimeleri kullanıyorsa, aslında gerçekte ifade etmek istediği şeyi, yani ‘duygularını’ kelimelere nasıl dökeceği konusunda yardıma ihtiyacı var demektir. Örneğin, “canım oğlum / kızım; farkındayım, üzüldün, kızdın, hayal kırıklığına uğradın…” gibi bir cümle o an işe yaramıyor gibi görünse de yaklaşımınız konusunda ona cesaret verecek ve size eninde sonunda olumlu dönecektir. Eşer çocuğunuz, size olan kızgınlığını rahatlıkla dile getirebiliyorsa, bu özgürlüğe sahipse, olumsuz duygularını belirtmek için daha az küfürlü sözcük kullanacaktır.

 

Sonuç olarak; dönemsel sorunlarımızın arasında yer alan küfür konusu, çocuğumuzun gelişim süreci içerisinde yerli yerine oturacaktır. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi bu konuda bizlere düşen ciddi görevler ve duyarlılıkları var. Günlük yaşamın temposunda çocuğumuzla ilgili ‘farkındalığımıza’ dikkat çekmek istedim.

 

Öğrendiklerimizi hayata geçirebilmemiz dileğimle…

 

Esra GÜNEŞ
HAYAL DÜNYASI ANAOKULU KURUCUSU

Karadeniz Cad.İpek Sk.No:16 Aşağı Dudullu/ÇEKMEKÖY/ÜMRANİYE
Sinpaş Aqua City 1.Etap Arkası
Tel:0 216 612 32 00 Fax:0 216 612 30 70
www.hayaldunyasianaokulu.com
info@hayaldunyasianaokulu.com

 

UYARI! Bu uzman görüşünün bütün hakları www.ikizanneleriyiz.biz’e aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin tamamının ya da bir kısmının kopyalanması, içeriğinden alıntı yapılması yasaktır. Yasal işlemler için Yasal Uyarı’yı tıklayınız.

 

FARKINDA MIYIZ? AĞZIMIZA ACI BİBER SÜRMEKLE OLMAZ!   Günlük yaşantımızda küfürlü ve argo konuşmalar neredeyse doğal kabul edilir oldu. Küfürlü ve argo konuşmayı çok yoğun ve stresli hayatımızın kaçınılmaz sonucu gibi görüyor ve kanıksıyoruz. Çoğu zaman hiç düşünmeden bu tür kelimeleri cümlelerimiz içinde kullanıyoruz. Bütün zamanını bizlerle geçiren çocuklarımızı da ister istemez konuşurken küfretmeye ve argo kelimeleri kullanmaya başlıyorlar. Ne yazık ki özellikle kızgın olduğumuz zamanlarda küfrettiğimiz bir gerçektir. Küfür de bu anlamda ‘Ben yapabilirim ama çocuğum asla yapmamalı’ türü yanlış bir yaklaşıma örnektir.   Küfür ve argo; model aldıkları, gözlemledikleri ve içinde şekillendikleri toplumun adeta bir parçası olunca; çocuklar…

Review Overview

User Rating: Be the first one !
0
Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*