aloevera uyelik
Çarşamba , 16 Ağustos 2017
Hosting



Son Haberler
web hosting

12-24 Aylık Bebeklerin Beslenmeleri

BESLENME (12-24 AY)


12. aydan sonra bebeklerinize evde kendiniz için pişirdiğiniz yemeklerden çok yağlı, baharatlı ve tuzlu olmamak üzere vermeye başlayabilirsiniz. 1 yaştan itibaren bebekleriniz aile sofrasında sizinle oturabilir ve kendisi kaşık kullanmaya başlayabilir. Tabi ki kaşığı tam olarak kullanmayı öğrenene kadar öğünlerini sizin desteklemeniz gerekecektir. Bu dönemde bebekleriniz günde 3 ana öğün ve 2 veya 3 ara öğün olmak üzere 5-6 kere beslenmeli ve temel besin gruplarından yeterli ve dengeli olarak tüketmelidir.


TEMEL BESİN GRUPLARI


Etler: Protein, A ve B vitaminleri, kalsiyum, demir içerir. Etler -20oC’de yağlı kağıda sarılıp, buzlukta birkaç hafta, -32oC’de dondurularak çok uzun süre saklanabilir. -18oC’de 3-6 ay gibi uzun süre saklanabilir. Donmuş et soğuk yerde çözülmelidir. Çözülmüş etler tekrar dondurulmamalıdır. Etlerden az pişirildiğinde etin içinde olabilecek parazitler ölmezler. Yüksek ısıda pişen etlerde vitamin kaybı olur.


Kümes hayvanları etlerinin yağ oranı ve enerji değeri düşüktür.


Su Ürünleri (balıklar): Proteinleri iyi kalitelidir. A, K ve B vitamini, kalsiyum ve fosfordan
zengindirler. Taze balığın özellikleri; gözlerinin parlak, lekesiz, solungaçlarının kırmızı-pembe, pullarının ve yüzgeçlerinin diri, kaslarının sert ve esnek, kokusuz, parmak ile bastırıldığında parmak izi hemen kaybolmasıdır.


Kurubaklagiller: (nohut, fasulye, bezelye, mercimek): Bileşimleri esas olarak karbonhidrat ve proteindir. Özellikle B vitamini, kalsiyum ve demir yönünden zengindirler. Et veya yumurta bulumayan besinler için iyi protein kaynağıdır. Ancak protein kaynağı yumurtanınkine göre %40-60 düşüktür. Tahıllar ile karıştırılıp pişirilirse aminoasitler yönünden denge sağlanır.


Yumurta: Yumurta proteinlerinin kalitesi yüksektir. Yumurta sarısı, Protein, A vitamini, B vitamini ve demirden zengindir. Yumurtanın beyazında demir yoktur. Yumurta serin bir yerde saklanmalıdır. -1, +1 oC’de uzun süre durabilir. Tazeliğini kaybeden yumurtanın hava boşluğu büyür. Taze yumurta tuzlu suda dibe batarken, bayat yumurta su yüzüne çıkar. Kabuğu kirli ise içine mikrop girerek üreyebilir. Özellikle tavukların dışkısında tifo (Salmonella) mikrobu sıklıkla bulunabilir. Ancak yumurta yıkandığı zaman üst kabukta bazı maddeler kaybedilir ve geçirgenliği artar, çok kısa sürede bayatlar. Yüksek ısıda uzun süre kaynatılırsa sarısının yüzeyinde yeşil-gri renk oluşur. Düşük ısıda ve fazla kaynatmadan pişirilmelidir.


Süt ve süt süt ürünleri: (Süt, yoğurt ve peynir) Protein, A ve B vitaminleri, kalsiyum, çinko, iyot magnezyum içerir. Sütte en çok kalsiyum ve fosfor bulunur. Demir en az bulunan madendir. Ancak anne sütündeki demirin emilimi yüksektir. Süt mikroorganizmaların üremesi için iyi bir ortamdır. Bu nedenle kolay bozulur. Temiz olmayan sütten insanlara tüberküloz, brusellozis, salmonellozis, stafilokok infeksiyonları, intoksikasyonları, streptekok infeksiyonları gibi hastalıklar geçer.


Pastorize sütler buzdolabında iki üç gün saklanabilir. Bu işlemde tüm mikroplar ölmemektedir. Bir taşımlık kaynatma ile de tüm mikroplar öldürülemez. Steril sütler mikroorganizmadan tamamen arındırılmıştır. Açılmadığı sürece uzun süre saklanabilir. Bu sütler çok yüksek ısıda tutulmaktadırlar. Bu işleme UHT (Ultra High Temperature) denilmektedir.


Fazla kaynatılan sütün şekeri ve proteini birleşerek bir kompleks oluşturur. Bu durumda besin değeri azalır.


Tahıllar: Tahıl tanesinin kabuğu lipit, protein ve vitaminleri içerir. İç kısmı ise nişasta deposudur. Çekirdek kısmında proteinler, yağlar ve madenler daha fazladır.Başlıca tahıllar buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, pirinçtir. Pirinç en iyi protein kaynağıdır. En düşük protein kaynağı ve en yüksek yağ oranı ise mısırdadır. Başlıca karbonhidratları nişastadır. A ve C vitaminleri hemen hemen hiç bulunmaz. Ancak B vitaminleri değişik oranda vardır. Protein niasin, tiamin, kalsiyum, demir ve lif içerirler.


Sebze ve meyveler: Lif, A ve C vitamini, folik asit, potasyum ve demir içerirler. Sebze ve meyveler madenler ve vitaminler yönünden zengindirler. Bağırsak faaliyetlerini düzenlerler. Turunçgiller grubu, çilek, C vitamini yönünden diğerlerinden daha zengindir.


Sebze ve meyveler pişirilirken doğal renkleri korunmalıdır. Kolay pişenleri fazla kaynatmamak ve karıştırmamak, az suda pişirmek gerekir. Kolay pişip yumuşayanlar sıcak su içine atılarak pişirilmelidir. Sebze ve meyveler kesildikten sonra su içinde ve hava temasında bırakılmamalı, pişirme süresi uzatılmamalıdır. Sebzelerin pişirme suyu atılmaz ve piştikten sonra çok bekletilmez.


Sebze ve meyvelerin dayanıksız olanları (domates, kiraz, şeftali gibi) buzdolabında 3-5 gün,  dayanıklı olanları (kuru soğan, patates) 15oC’de uzun süre korunabilir.


Örnek menüler ve ikizlerimize birbirinden lezzetli yiyecekler hazırlamak için MUTFAKTAYIZ!


İPUÇLARI:




  • Yemeklere koyduğunuz yağın yarısı zeytinyağı yarısı ayçiçek yağı olsun. Linoleic asitler sadece ayçiçek yağında bulunur ve eksikliğinde ekzama görünümlü kızarıklıklar yapar. 


  • Dışarıya çıktığınızda hazır mamalardan kullanabilirsiniz Bunlar katkı maddesi içermez, sterildir ve açılmadıkça mikrobiyolojik açıdan güvenlidir. 


  • Çorba ve püreleri buzdolabında en fazla 48 saat saklayın. 


  • Hiçbir besini bir defadan fazla ısıtmamaya özen gösterin. Hatta az miktarlarda günlük olarak pişirmeniz daha sağlıklı olacaktır.Çünkü besinlerin tekrar tekrar ısıtılması vitamin değerlerinin kaybolmasına ve mikroorganizmaların oluşmasına yol açar. Isıtırken mümkün olduğunca yüksek ısıda ısıtmanız, mikroorganizmaları elimine etmeye yardımcı olur.


  • Çözülmüş gıdaları tekrar dondurmayın.


  • Yeşillenmiş patatesleri, çatlak ve kırık yumurtaları ikizleriniz için kullanmayın.


  • 2 yaşından önce bebeklerinize kepekli gıdalar vermeyin. Barsakları buğday tanelerinin kabuklarını henüz sindiremez.


  • İlk 3 yaşta sert ve taneli besinler kolayca soluk borusuna kaçarak boğulmaya yol açabileceği için çocuklara verilmemelidir. Fındık, fıstık, çekirdek ve kuru baklagiller solunum yollarına en sık kaçan maddelerdir.


  • İçerdikleri uyarıcı maddeler ve demirin vücutta kullanılmasını engellemerli nedeniyle çocuklara çay, kahve veya kola verilmesi uygun değildir. 


  • Şekerli gıdalar, çocukların iştahını kapatacağı gibi dengesiz beslenmelerine ve diş çürüklerine neden olur. Bu nedenle ikizlerimizi şekerli gıdalardan mümkün olduğunca uzak tutmakta fayda vardır. 


  • İkizlerinizin yemek saatlerinin düzenli olmasına ve mümkün olduğunca her gün aynı saatlerde beslenmelerine özen gösterin. Yemek saatinin uyku saatine yakın olmamasına veya 3 saatten uzun süre aç kalmalarına izin vermeyin.


  • Mümkün olduğunca sofraya ailece oturmaya ve birlikte yemek yemeye çalışın. İkizlerinizin kendi kendine yemesini teşvik edin ama yeterince beslenmesi için takviyede bulunmayı da ihmal etmeyin. Kendi kendilerine yerken etrafın kirlenmesine, döküp saçmalarına aldırmayın.


  • İkizlerinizi kesinlikle televizyon karşısında veya evde gezinerek beslemeyin. İleriki dönemlerde çok daha büyük yeme sorunlarına yol açarsınız. Sofra alışkanlığını kazanması için en doğrusu ikizlerin mama sandalyelerinde veya sizlerle birlikte aile sofrasında yemek yemesidir. 


  • Yemek için bir süre belirleyin ve bu süreyi geçmemeye çalışın. Normalde yarım saatlik bir süre yemek için yeterlidir. 


  • Öğünler arasında minimum 2 saat ara olmasına dikkat edin. Ara öğünlerde ikizlerinize almaları gerektiğinden fazla gıda yüklemeyin ki ana öğünde de yeteri kadar yiyebilsinler.


  • Yemeklerden önce ve yemek sırasında çok su vermemeye ancak çocuklarınızı susuz da bırakmamaya dikkat edin.

 

Hosting

Hakkında Ana Peri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*